Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
The Butterfly Effect (2004)
Kategori: Janr Filmleri » Fantastik/Bilim-Kurgu | Haber ID: 101 | Yazdır

alt

 

Öncelikle şaşırdığımı söylemeliyim. Melez bir film var karşımda. Hafıza kayıpları yaşamış biri olarak 2004 tarihli Kelebek Etkisi'ni artık izlemem farz olmuştu ve kalitesinden ziyade "çerdiği sürprizlere" odaklanarak filmi izlemeye koyuldum. Farklı kurgusu, aksamayan senaryosu ve sırıtmayan oyunculuklarıyla sürükleyici bir film olmuş Kelebek Etkisi ve en güzeli, bütün hikayeyi tek bir filme sığdırmışlar, devam filmine malzeme kalmamış. Ondandır ki farklı kadroyla çekilen 2. film (herhalde) tekrarın ötesinde yeni bir şey getirmediğinden başarısız olmuştur. Selefi Donnie Darko gibi pek çok yerden referans alan konusuyla Kelebek Etkisi, geçmişe dönüşlerin ve hafızanın gizemlerinin bu denli irdelendiği yoğunluğuyla "bu türe referans" kaynak film olma yolunda sağlam bir adım atmıştır. Seyircinin yoğun ilgisiyle "kült" mertebesine şimdiden ulaşan bu filmler, etkiledikleri beyinlerle 10-20 yıl içinde daha sağlam senaryoların ve başyapıtların çıkmasına da tahminimce ön ayak olacaklardır.


altalt


Nedir Kelebek Etkisi? Film başlarken bunun cevabını verir: Kaos Teorisi'nden alıntı cümleyle, "Kelebeğin kanat çırpışı gibi küçük bir şey, dünyanın yarısını dolaşacak bir tayfuna neden olabilir" (it has been said that something as small as the flutter of a butterfly's wing can ultimately cause a typhoon halfway around the world; Chaos Theory). Konu hakkında bilgisi olmayan seyirci bile bu noktada neyle karşı karşıya olduğunun bilincine varır ve geriye filmin keyfini sürmek kalır.


altalt


Hemen bu noktada ilk referansımız Back To The Future (Geleceğe Dönüş) önümüze uzanır: Doktor'un deyişiyle "zamanda meydana gelebilecek en küçük değişim, tarihi tamamen değiştirebilir ve felaketlere neden olabilir". Gene bu filmden yoruma devam edersek, pek çok filmden "bir şeyler alarak" kotarılmış ve buna rağmen özgün olmayı başarmış, çokça seyirci için başyapıt olmuş bu üçleme gibi Kelebek Etkisi de uğradığı limanların tüm "tanıdık" simalarına rağmen özgün bir yapı oluşturmayı başarmıştır. Geleceğe Dönüş ne kadar eğlenceli ve komikse Kelebek Etkisi o kadar ürkütücü ve trajiktir, ilkindeki bilinçli güldürü, ikincide absürde dönüşür.

altalt


Nedir ürkütücü olan? Film herşeyden önce bir grup çocuğun etrafında döner: Evan (Ashton Kutcher/Logan Lerman), Kayleigh (Amy Smart/Sarah Widdows), Tommy (William Lee Scott/Cameron Bright) ve Lenny (Elden Henson/Jake Kaese). Grup içinde sadece bir kızın olması ve onun şeytan ruhlu kardeşi Tommy'nin varlığıyla bir "Kaybedenler Kulübü"ne dönüşen bu dörtlü, hemen akıllara Stephen King'in çok satan romanından uyarlama It ("O") filmini getirir. Derry kasabasında sıkışıp kalmış anılarıyla bir grup çocuğun birbirlerine verdikleri sözü hatırlayarak kasabaya dönüp "şeytanlarıyla" savaşmalarını anlatan bu film, küçük yaşta izlendiğinde gerçekten etkileyicidir. Kitabın başarısını finaliyle batıran bu filmin haricinde Stand By Me gibi yine başarılı "çocukluk dönemi" filmleri mevcuttur ve her daim ilgi çekmeye devam edecektir. Kelebek Etkisi, bu dönemin geleceğimizde yarattığı etkiler üzerine yoğunlaşır. Doktor'un söylemini "kişisel tarih" üzerinde kurgular ve "bir grup insanın geleceği, geçmişte yaşadıkları değişirse nasıl şekillenir?" sorusu üzerine varsayımlar sunar.


altalt


Filmin kendisi gibi ters bir kurguyla yorumladığım konusuna dönersek, Evan,"kelebek hafızalı", anılarında sürekli kopukluklar yaşayan bir çocuktur ve annesiyle yaşamaktadır. Akıl hastanesine kapatılmış babasında var olan bir hastalığın Evan'da da nüksetmesinden korkan annesi, oğlunu sürekli kontrollere götürmekte, kreşe ve aile dostlarına emanet etmektedir. Bu kopuklukların önüne geçmek için günlük tutması salık verilir ve izlediğimiz ilk bölüm sonrasında Evan 7 yıl boyunca hiçbir hafıza kaybı yaşamaz. Bir gün günlüklerini eline alır ve geriye dönüşler başlar... Bu aksiyon sırasında babasıyla da karşı karşıya gelecek ve bu kısa sürede ondan kalan tek nasihati, deneyimlerinin özünü alacaktır: "Hayatları bir şeyleri mahvetmeden değiştiremezsin. Tanrının yerine geçemezsin oğlum, bu lanet benimle son bulmalı." "Her şeyi düzelttiğimde sana kart atarım" diyen Evan, yaptıklarını düzeltebilecek midir yoksa babasıyla aynı kaderi mi paylaşacaktır? ...Ve "lanet" son bulacak mıdır? Bunların hepsi filmin 2 saatlik süresinde yanıtlı ve seyirciye ikramiye olarak birkaç da farklı final düşünülmüş ve çekilen sahneler filmin DVD'sine eklenmiş. Böylece seyir zevki, filmin ana konusunu "farklı kaderleri" finale de yansıtmak suretiyle bir kat daha artırılmış. Bu videoları da yazıya sonradan ekleyeceğim.


altalt


Gelelim filmin uğradığı diğer limanlara ve göze çarpan eksik yanlarına. Her şeyden önce film, "hafıza üzerine tez yazmakta olan" Evan'ın bu tezini kendisi sürmediği gibi ona da sürdürmeyerek "hafızanın gizemini çözebilir miyiz?" sorusunu açıkta bırakıyor, son 1 yılda 40 yıllık anıyı beynine yükleyerek hücrelerini yenilediğini ve her tekrardaki burun kanamalarını izlediğimiz ve duyduğumuz Evan, bir süre sonra felsefi yanı ve çözümleri bir kenara bırakıp Bugs Bunny çizgi filmlerindeki hızlı kostüm değişimleri, zaman makinesiyle beş dakikada birkaç çağa gidip gelme durum komedileri gibi aksiyonun bir parçası oluyor ve "bir an önce bu filmi bitirelim" kaygısı güdülürmüşçesine sona yaklaştıkça artan bu gidiş dönüşler, bir süre sonra alışkanlığa dönüşüp "seyirciye bir sonraki hamleyi de tahmin ettirerek" sürprizlerden balkabağına dönüşüyor. Ürkütücü olandan dramatik olana doğru bir geçiş olması, filmin heyecan unsurunu "tek seferlik" kılıyor ve giderek azalan marjinal fayda, sona geldiğinizde dimağınızda eksik bir tat bırakıyor.


altalt


Özellikle 7 yaşındaki Tommy'yi oynayan Cameron Bright'ın soyadı gibi parladığı oyunculuktan da burada bahsetmek gerekir. Nicole Kidman'la oynadığı ve öpüşme sahnesi için eleştirildiği Birth'ten Godsend'e, son olarak X-Men 3'e, daha 13 yaşında bir düzine filmde oynayan bu çocuğun oyunu, filmin kalan oyuncularının tümünden sağlam. Anne rolünde Andrea Treborn ve Kayleigh'in babası "ilk seçim Marty McFly" Eric Stoltz da üzerlerine düşeni başarıyla yerine getiriyorlar. Ashton Kutchter'in ve Amy Smart'ın filme fiziklerinin ötesinde birşey kattıklarını düşünmüyorum.


altalt


Gelelim "paralel evren" kurgusunun tanıdık geldiği yazılı ve görsel diğer kaynaklara. Filmlerden önce Marvel Comics'in "What If" serisinden bahsetmek gerekir. "Ya başka türlü olsaydı?" mantığıyla çizilen bu koleksiyon ürünleri, "Siyah kostüm (Venom olmadan önceki ortakyaşar) Spider man'i ele geçirseydi?", "Spider man Black Cat (Felicia Hardy) ile evlenseydi?", "Punisher tüm Marvel kahramanlarını öldürseydi?" gibi alternatif gerçeklikleri çizerek, okuyucunun tatminini ve hayal dünyasını genişletmeyi amaçlar.


alt


Sinemada geri dönüşleri konu alan filmlere bir göz atarsak, hepsine referans olarak verebileceğimiz ilk başyapıt It's a Wonderful Life (Şahane Hayat, 1946)'tır. İntihar etme kararı alan George Bailey'e bir melek gönderilmesini ve o olmasaydı hayatın nasıl olacağını konu alan bu filmin günümüz uzantıları arasında Nicolas Cage'li The Family Man (2000), Michael Caine ve James Belushi'li Mr. Destiny (1990), Coppola yapıtı (yine Nicolas Cage ve Kathleen Turner) Peggy Sue Got Married (1986); hafıza kayıpları ve geriye dönüşlerle Memento (Akıl Defteri, 2000) ve Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) sayılabilir. Saydığım her filmin anlattığı bir başka öykü olduğunu ve bu filmin, odaklandığı konuyu esas alıp başka bir yan hikaye içermemesiyle kapattığı eksiler yanı sıra kendisinin artık başlı başına bir kaynak teşkil ettiğini söyleyerek Akıl Defteri'ni burada kapatıyorum. Başka bir günlükte ve yeni maceralarda görüşmek üzere.


altaltaltaltaltaltaltalt


ELeCTrO'dan Sevgilerle...


alt

 

ilgili linkler: imdb , wikipedia

 



Sayfa 1-of-2 | Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Yazar: Sinemaestro | 15 Kasım 2006 | Okunma: 1494 Bookmark and Share
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.