Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
Christopher Nolan 2. bölümde "Dark Knight"taki favori sahnesini inceliyor
"Dark Knight"ın yönetmeni filmdeki tek favori sahnesini, tüm filmin etrafında döndüğü ilgi çekici sorgulama sahnesini (özel efektsiz ve sadece yalın ışık kullanılan) parçalara ayırarak inceliyor.
Bu röportaj, "The Dark Knight"ın yönetmeni Christopher Nolan'la yaptığımız 3 bölümlük röportajın ikincisidir. Film dünya çapında 1 milyar dolarlık şoke edici bir gişe hasılatına yaklaşıyor fakat daha da şaşırtıcı olan ise 38 yaşındaki yönetmenin küresel seyircisini, acımasızca karanlık ve ekseninde Heath Ledger'ın canlandırdığı nihilist ve sadist karakter Joker'in olduğu bir filmle kazanması. Londralı yönetmenden, filmin genel yapısına veya hikayeye hizmetinden dolayı hayati olarak değerlendireceği bir sahne seçmesini istedim. Hemen cevapladı.
GB: Çekim takviminin hangi noktasında bu sahneyi çektiniz? Nolan: Sette oldukça erken çektik. Açıkcası Heath'in Joker olarak ilk yapması gerekenlerdendi. Heath büyük bir yükü erkenden üzerinden atmak için bayağı heyecanlandığını söyledi ve 7 aylık çekimin ilk 3 haftasında bu en önemli sahnelerden birini bitirdik. İşe direk dalma fikri ikimizin ve Christian'ın[Bale] hoşuna gitmişti. Sahneyi önce biraz prova ettik. Pre prodüksiyon aşamasında, sahnenin nasıl olacağını biraz hissetmek için birkaç kez hızlıca çekip geçtik. İkisi de provada işi çok uzatmayı istemedi. Dövüş koreografisini biraz prova etmeleri gerekiyordu fakat onu bile gevşek ve hemencecik yapmaya çalıştık. Hemen bunları kaydetmeyi istediler. Hepimiz bu iki ikonik karakter arasındaki diyaloğu ve büyük gerilimi çekmek için sabırsızlanıyorduk. Masada Batman'le Joker'i karşılıklı otururken görmek oldukça ilginçti(gülüyor). Bu soruyu sormanızdan çok memnunum çünkü bu sahne hakkında saatlerce konuşabilirim. Bu sahneyi çekmek için çok vaktimiz vardı çünkü çekimlerin daha başındaydık. Sıklıkla, bir şeyleri yetiştiremeyip çekimin sonuna doğru acele ederseniz işler sıkışabiliyor. Fakat ilk haftaları programa koyarken daha cömert davranıyorsunuz çünkü çalışanlara, oyunculara ve kendime performansımızı ve tempomuzu bulmak için zaman gerekiyor. Bunlar için birkaç günümüz vardı. GB: Sahneyi çektiğiniz günlerden bir hatıranızı söyleyebilir misiniz?
Nolan: Sahne Gary Oldman [James Gordon] ve Heath arasında, ışıklar sönükken başlıyor. Wally Pfister (görüntü yönetmeni) bu sahneyi sadece masa lambasını yakarak ışıklandırdı, ışıklar yandığında ise Batman ortaya çıktı ve sahnenin geri kalanı aşırı pozlamayla devam etti. Sanırım 5 stop(lens açıklığı) kadar aşırı pozlamayla çekti ve tekrar biraz renk katmak için baskı aldı. Fakat bize her yöne hareket imkanı sağlayan şey tepedeki inanılmaz derecede yoğun ışıktı. El kamerası kullandık ve nasıl istediysek öyle çektik, çok spontane davrandık. Bence yaratıcı anlamda olay, beklentileri tersyüz etmekle ilgiliydi. Şimdiye kadarki kara filmlerde gördüğümüz sorgulama sahnelerinde 3. dereceden bir kişi olurdu. Biz bunu tamamen değiştirmek istedik ve elimizdeki parlak, sert, soğuk ışık türünü Joker'in makyajını ve düşüşünü göstermek için kullandık. "The Batsuit" bu film için yeniden tasarlandı. Batman Begins'teki süitten farklı olarak inanılmaz ayrıntıları gösterebilen ve parlak ışık altında bile dikkatli incelemeye müsait bir süit oldu. Süit bu sefer çok daha gerçekçi ve çok daha fonksiyonel hale geldi. Bütün bir sahne gerçek, vahşi birşeyler göstermek ve gerçekçi bir sertlik ortaya koymakla ilgiliydi.
Nolan: Evet ve bence sahnenin en başında her şeyin yakın olduğu anda bile bunu görmeye başlıyorsunuz. Küçük kamera sapmalarıyla yakın çekimler var. Çok kontrollü başladık, Heath'in öne arkaya sallandığı karede bile, ki bu sırada çerçeveye de girip çıkıyor çünkü sürekli kameraya doğru gidip gelen birini takip etmek çok zor bildiğiniz gibi. Gerçekten bu çekim birşeyler katıyor. Biz hareket halinde onu odaklamaya çalışıyoruz, gerçekten öne arkaya gidip geldiğini görüyorsunuz. Bu yüzden, bu sıkı karede bile bir gariplik hissediyorsunuz. Öte yandan, diğer tarafta Batman çok kontrollü, kendine hakim diyebileceğiniz bir tarzda oturuyor. Daha sonra bu kontrol bir noktada taşıp öfkeye dönüşüyor ve Batman Joker'i masanın üstünde sürüklüyor. Bu noktada el kamerasına geçtik ve sahnenin geri kalanını da spontane olması için el kamerasıyla çekmeye devam ettik. Dövüş sahnelerini özellikle prova ettiler ama aslında burada oyuncuları kendi hallerine bıraktık. Heath'in Christian'a gönderdiği şekilde bir yumruğu daha önce kimsenin attığını görmemiştim. İstediğim şiddeti elde etmiştim. Benim için yaratıcı anlamda çok önemli olan şey ise Batman'in aşırıya kaçtığını göstermemizdi. Batman'i, birisini konuşturmak için etkin olarak işkence yapan biri gibi gösterdik çünkü olay kişiselleşmişti. Christian'la, "Batman Begins"te Batman'in aşırıya kaçacağından endişelenebileceğiniz bir an olup olmadığını çok tartıştık. Öfkesinin taşabileceği ve kurallarını yıkabileceği bir an. Böyle bir an bulamadık. Hikaye asla o noktaya gelmiyordu. Rolünde çok fazla agresiflik ve dayanıklılık vardı fakat hikaye kontrolünü yitirebileceği bir öğeyi taşımıyordu. Bu filmde Joker'in sağladığı şey ise bütün amacının insanların damarına basmak ve onları kurallarını çiğnemeye kışkırtmak olması. Tabii ki Batman de kurallarına ve prensiplerine çok önem veriyor. Bu da onu kafasında, herhangi bir yasadışı kanun koruyucudan farklı kılıyor. Joker ise onun aklını çelebilecek ve yaklaşımlarını, ahlakını sorgulatabilecek yetenekte. GB: İlk filmde, Batman'in en akılda kalıcı agresif anları daha çok tiyatro tadındaydı. Nolan: Kesinlikle. İşte bu yüzden daha önce konuşup bulamadığımızı söylediğim bir kontrolü kaybetme ve aşırıya kaçma anı yoktu. Bu öfke konusu "The Dark Knight"ın temel taşlarından biri ve bu bahsettiğimiz sorgulama sahnesi bütün filmin etrafında döndüğü dayanak noktası. Bence Batman -ve Bruce Wayne- bu sahnede kendisinden çok şey buluyor. Christian'ın bu öfkeyi göstermesinden çok memnun oldum, üstelik Gary'nin kontrolüyle muhteşem bir şekilde dengeliydi. Herkesin bu sahneyi Joker ve Batman'in sahnesi olarak hatırlamasına rağmen, Gordon bu durumu hazırlayarak sorgulamanın gerçekleşmesinde çok önemli bir rol oynadı. Ayrıca kenardan izlerken, işin raydan çıktığı anı çok iyi görüyor. Batman'in de bunu gözlemleyebileceğini, farkına varacağını biliyor. İçeri girmeye çalıştığında Batman kapıyı kitliyor ve sahnenin sonuna giderken Joker'in üzerine çullandığında, sanırım Heath, Joker'in esas silahını ve onun kimliğini bulmayı başarıyor: yüzüne darbe alırken gülüyor ve bundan zevk alıyor. Yapabileceğiniz hiçbirşey yok. Batman'e söylediği gibi, "Gücünle yapabileceğin hiçbirşey yok." Güçlü, silahlı, kaslı Batman'de bir tür güçsüzlük oluşuyor; çok kuvvetli ama bu kuvvetinin asla işe yaramayacağı bir durumda. Bunu kendine itiraf etmek zorunda. Bu sahnenin ilk halinde, sahnenin sonunda Joker bildiklerini söyleyince Christian onu bırakıyor ve sanki sonradan aklına gelmiş bir hareket gibi kafasına tekme atarak kapıdan çıkıyordu. Bu kısmı sonra çıkarmak istedik. Batman'i biraz fazla huysuz gösteriyordu. Bunun da ötesinde asıl sebep Christian'ın buradaki oyununu sevmemdi: Joker'i bıraktığında yaptığı şeyin faydasızlığını anlıyordu. Yüzünde görebiliyordunuz. Çatıştıkça güçlenen biriyle nasıl kavga edebilirsiniz? Çok havada kalacak bir sondu.
Geoff Boucher, Los Angeles Times Çeviri:Mehmet TANRIVERDİ
Üçüncü bölüm çok yakında...
Yazar: berthelemy | 30 Ekim 2008 | Okunma: 708
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, freida pinto, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?