Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
The Day The Earth Stood Still (1951)
Kategori: Janr Filmleri » Fantastik/Bilim-Kurgu | Haber ID: 1561 | Yazdır

The Day the Earth Stood Still

 

 

The Day the Earth Stood Still, konu ve anlatım itibariyle bilim-kurgu sinemasının bugüne kadar yarattığı en iyi eser ve gerek kendi yeniden çevrimleri, gerekse diğer türdeşleri tarafından aşılacak gibi de görünmüyor.


alt

 

Hitchcock'un bestecisi olarak ünlenen Bernard Hermann'ın muhteşem müziğiyle açılır film (jenerik akar). Radarda tespit edilen, saatteki hızı 4000 mili bulan bir cisim, dünyayı harekete geçirir. Sesten hızlı hareket eden bu araç Dünya dışından mıdır, yoksa "öteki"lerden midir? Kısa süre sonra olayın ikinci bir uzaylı istilası şakası (ilki Orson Welles tarafından radyoda icra edilen ve kitleleri sokağa döken "Marslı saldırısı" hikayesidir) olmadığı, Washington meydanına inen uçan daire ile belli olur. Barış için geldiğini söyleyen bir elçi (radyo yayınlarımızı dinleyerek konuştuğumuz dilleri öğrenmişlerdir), yanında 2.5 metrelik robot olduğu halde, elindeki hediyeyi, namluları kendisine çevrilmiş askerlere uzatır. Korku ve panikle hareket eden insanoğlu, ilk kurşunu atmakta gecikmeyecektir. Bu girişle birlikte korku, panik ve histeri dalgası kenti teslim alır, dev robot Gort, tüm askeri teçhizatı etkisiz hale getirmiştir. Klaatu hastaneye kaldırılır, Gort ise araçla birlikte hareketsiz, halkın ve ordunun ilgisiyle başbaşa kalır.


alt

 

Arlington & Lincoln Memorial

 

 

Klaatu'nun gelişinin bir sebebi vardır, fakat bunu tüm ulusların temsilcilerine, tek bir toplantıda duyurmak ister. Bunun imkansızlığını ileten politik danışmana "Sizin çocukça anlaşmazlıklarını çözmeye gelmedim. Sorun her bir insanın yaşamını ilgilendiriyor" mesajını verir, fakat uluslar aynı masada oturmaya, bugün de olduğu üzere, yanaşmayacaklardır. Bunun üzerine Klaatu kapatıldığı odadan kaçar, gizli bir kimlikle (elbisesinin etiketinde yazan "Carpenter" adını kullanacaktır) halkın arasına karışır. Bir pansiyonda oda tutan Klaatu, bu süre içinde insanların nabzını tutar, mantıksız davranışların sebebini çözmeye çalışır. Genç dul Helen Benson (Patricia Neal)'ın oğlu Bobby ile zaman geçirir, bu süreçte savaşın anlamsızlığını ve bilimin yapıcı yönde kullanımının (atom enerjisi) önemini vurgular. "Dünyanın en önemli düşünürü kimdir?" sorusunun cevabı olarak, Dr. Barnhardt'a giderler. Evde olmayan profesörün tahtaya yazdığı hava mekaniği probleminin çözümünü Klaatu kartvizit olarak bırakacaktır.


alt

 

Profesörle tanıştığında ise, geliş sebebini ilk kez olarak duyarız. İnsanoğlu atom enerjisini keşfetmiştir (Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası, filmden sadece 6 yıl önce atılmıştır), yakın zamanda roketlerde de kullanacaktır. Kendi içimizdeki savaşlar bizi ilgilendirmektedir fakat izleyen "komşularımızı" rahatsız edecek bir güce kavuşur ve bunu dizginlemezsek, tehdit hemen yanıbaşımızda bitecektir. Dünyayı küle çevirecek bir güç, bizden daha gelişmiş olan bu uygarlıklarda mevcuttur ve eğer anladığımız dil buysa, karşılığı da yok oluş olacaktır. Profesör, Klaatu'dan "ikna edici bir güç gösterisi" yapmasını ister, akabinde ise dünyanın önde gelen bilim insanlarıyla bir toplantı gerçekleşecektir. "Dramatik fakat yıkıcı olmayan bir gösteri". Bu problemi çözmek için Klaatu'nun bir günü daha vardır. Gemiye gider, Gort'a komut verir, askerler etkisiz hale gelince planını uygular. Genç arkadaşı da kendisini izlemiştir, eve dönünce gördüklerini annesine ve flörtüne (Tom) anlatır. Odasında bulunan "para yerine geçen, taşıması kullanışlı" elmaslarla, genç kadın renk vermese de, Tom şüphelenir. Ertesi gün işin sırrını öğrendiğindeyse, Helen zaten her şeyi Klaatu'dan duymuş olacaktır.


alt

 

"Her bir insanın hayatı" için önemli olan toplantı, Tom'un sadece kendini düşünmesiyle ("gazetede resmimi gördüğünde farklı hissedeceksin" "şimdi farklı hissediyorum") suya düşme tehlikesine girer. Klaatu'nun derdi ise başkadır. Ona bir şey olursa Gort harekete geçecek ve olasılıkla dünyayı yok edecektir. Klaatu, Helen'a hayati kelimeleri söyler: "Klaatu barada nikto". Klaatu ve Helen toplantı yerine ulaşamadan araç durdurulur. Klaatu vurulur, Helen robotla yüzleşmek üzere gemiye doğru yol alır. Gort da gemi gibi dünyadaki her metalden daha sağlam bir alaşımdan yapılmıştır, durdurulmasının imkansız olduğunu (galaksi, saldırganlığa karşı geri alınamayan tam yetkiyle donatılmış bu "polis" robot ırkının devriyesiyle korunmaktadır) anladıklarında belki de çok geç olacaktır. Helen'in son kertede cesurca kelimeleri ağzından dökmesiyle robot Klaatu'nun yerini tespit eder, onu alır ve gemiye taşır. Belirsiz bir süre ile yeniden hayata dönen Klaatu, insanlığa "ya barış içinde yaşayın, ya da sizi bekleyen yok oluşa hazırlanın" mesajını iletir ve gemisiyle birlikte aramızdan ayrılır. Ardından, gemi kalkarken dahi yaşanan panik, söylenenlerin havada kaldığının ve olası sonun bir göstergesidir.


alt

 

Dahice bir fikri ustalıkla filme döken yapım ekibi (Robert Wise yönetiminde), minimal düzeyde efekt kullanımı ve akıl dışı ayrıntıların elimine edilmesiyle, "yıkıcı olmayan ve dramatik" bir bilim-kurgu filmi yaratmayı başarmış. Filmin mesajı tüm insanlığı ilgilendirdiğinden, bilim-kurgu sınırları içerisine hapsolmayacak kadar önemli ve mesajını bugün bile koruyan bir yapım "Dünyanın Durduğu Gün". Film, adını ise Klaatu'nun profesöre söz verdiği "güç gösterisi"nden alıyor. Klaatu Helen'la asansörde mahsur kaldığında (saatler öğlen 12'yi vurur), tüm dünyada elektrikler yarım saatliğine kesilir. Telefonlar çalışmaz, haberleşme ve ulaşım sistemleri felç olmuştur. Yarım saatlik dilim, bir bilimkurgu filmi için fazlasıyla gerçekçi bir süre. Bu bile filmi, bilimkurguyu "hayal dünyası" mantığıyla eleştiren seyirci için, reddedilmez kılıyor. Bobby'nin MacGuffin unsuru gibi ikinci yarıda kayboluşunun ardından, halen aramızda olan veteran aktris Patricia Neal ve Klaatu'da Michael Rennie'nin karşılıklı döktürmeleriyle (profesörde Sam Jaffe'yi de unutmayalım) film sizi mıhlarcasına ekrana kilitliyor ve bir çırpıda geçişinin ardından, felsefik söylemi ve sorular ile başbaşa bırakıyor. Özellikle Rennie'nin role uygun çehresi ve final konuşmasındaki (aynı şekilde Neal'in de Gort karşısında) kusursuz diksiyonu, taklitlerini baştan çıkaracak kadar iyi. "Jennifer Connelly ile bu film olmaz" dediğimi hatırlıyorum, her iki filmi izleyenler herhalde farkı ayrımsayacaklardır.


alt

 

Finale

 

 

Bir üstad "Forbidden Planet'i mutlaka izle" tavsiyesinde bulunmuştu. Bense okurlarıma "Dünyanın Durduğu Gün'ü mutlaka seyredin" diyorum, tabii 1951 yapımı orijinalini bularak. Konu itibariyle en takdir ettiğim film, Metropolis, Westworld gibi seleflerine dramatik bir tema ve müzik de eklemiş The Terminator idi; bugün, ikinci kez izlediğim The Day The Earth Stood Still ile locayı Cameron'dan (çok sevdiğim Aliens de onun imzasını taşır) alıyor ve "Farewell to the Master" (efendi bu hikayede robot "Gnut"tur) isimli kısa hikayesi ile bu filme esin veren Harry Bates'e veriyorum.

 

alt

 

Bir-iki de anekdot düşelim: Filmde robotu canlandıran Lock Martin, sinemalarda yer gösterici olarak çalışıyordu. Filmde açıkça daire şeklinde görünen uzay aracı ise, şeklin ilk gözüktüğü film olarak geçen Forbidden Planet'ten 5 yıl önce çekilmiş yapımı bu alanda bir adım öne çıkarıyordu. Klaatu'nun yeniden hayata dönmesi, "Bu güç sadece Tanrı'ya mahsustur. Biz kısa süreliğine hayata döndürebiliyoruz, bu süreyi kimse bilemez" repliğine rağmen, Hz. İsa açılımlarına konu ediliyor. "Carpenter"in marangoz anlamına geldiği düşünülürse, bu pek de mantıksız değil. Filmin Bernard Herrmann imzalı teması, ayrıca 1965 yılında Lost in Space dizisinin pilot bölümünde kullanılmış. Bugün itibariyle tüm dünyada vizyona giren yeniden çevrimi ise pek hoş tepkilerle karşılaşmamış. Yabancı kritiklerin çoğu filmi "kötü, ama bir nebze iyi" şeklinde özetlemiş. Ben filmi, Superman 2'nin finalinde gördüğüm manşetle, "Daha iyisi olamaz" ile özetliyor ve sinemaya gönül veren herkesin izlemesi gereken bir başyapıt olarak nitelendiriyorum. "İnsan insanın kurdudur" (homo homini lupus) lafını bu kadar iyi özetleyen ve yıkım üzerine kurulu dünyamıza en güzel mesajı veren başka bir film olmamıştı, olacağını da zannetmiyorum. Dünyanın Durduğu An, filmi noktaladığınız an olacak ve bir kez daha ne kadar boş ihtiraslar peşinde koştuğumuzu umarsızca fark edeceksiniz. Saatler yeniden işlemeye başladığında, umarım sizin için çok geç olmayacaktır.


alt

 

Gort! Baringa!

 

Patricia Neal

Klaatu'ya sevgilerimizle...

 

alt

 

Alternative Theremin mixes ('theremin' elektronik müzikte kullanılan ilk alettir)


 



Sayfa 1-of-2 | Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Yazar: Sinemaestro | 13 Aralık 2008 | Okunma: 685 Bookmark and Share
Benzer haberler:

Freakazoid bu sahneyi baya komikleştirmişti :lol:

o bölümü hatırlayanlar varmı?
18 Aralık 2008 01:42 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.