Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Caecus non judicat de colore
Kategori: Duyurular | Haber ID: 1838 | Yazdır

alt

 

Sinemaestro okurlarından epey bir süredir magazin haberlerinin varlığına dair eleştiriler alıyorum.


Öncelikle söylemek gerekir ki, sinema bir eğlence sektörü ("eğlenceden sorumlu başkan" sıfatını ilgili pek çok şirkette görebilirsiniz). Magazinin nerede başlayıp nerede bittiğini ayırt etmek, Oscar'ın, Kırmızı Halı'nın gerçekte neyi temsil ettiğini unutanlar için elbette zor. Aynı şekilde modaya yön veren Vogue gibi dergiler yahut Annie Leibovitz gibi fotoğrafçılar da magazinin bir parçası. Fark şu ki, işin kaliteli yönünü temsil ediyorlar. Bulvar magazinciliğinden farklı işleri, kaliteli örnekleri göstermek adına yer verdiğimiz magazinden rahatsız olunduğunu duymak inanılır gibi değil. Dört yanı sarmış bulvar magazininden rahatsız olunması daha doğru bir tavır olur kanımca. İsim yapmış pek çok yabancı dergi ve sitenin de magazine ne kadar boğulduğunu ve "seçki" yaparken popülist davrandığını sık sık sizlerle paylaşıyoruz. Hal böyle iken, kaynağında sorun varken, aktarım yapan ve kendi de üreten bir sitenin böyle ithamlarla karalanması, kabul edersiniz ki hoş değil. Ufkunuzu biraz daha geniş tutmanız, yedinci sanattan alacağınız zevki artıracaktır.

 

Çağrı'nın ilettiğine göre sitemizin sadık bir okuru bir mecrada "sinemayla ilgili bile yeterli seviyede değilken bir de müzikle cebelleşmeye çalışmamızın verimli olmayacağını ve magazin haberlerine çok fazla yer verdiğimizi" yazmış. Magazin kısmına topluca açıklık getirdim fakat ilk kısım beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Pek çok yabancı siteyi bile birkaç günle atlattığımız günlük haber takibinden bugünlerde zaman kalmıyor olsa da, sitede yüzü aşkın kritiğin ve özgün derlemelerin olduğu muhakkak. Yerli kritikleri referans göstermeyi geçtim, İnkılap Yayınevi'nden sezon sonrası bu derlemelerin kitaplaştırılması için olumlu yanıt geldiğini sürprizimi bozarak burada söylüyorum. İsim vermeme gerek yok, İngiltere'nin en çok satan sinema dergilerinden tutun pek çok şöhretli sinema sitesine, ne kadar sığ ve popülist olduklarını, sık sık yer verdiğimiz ürünleriyle kendiniz görüyorsunuz. Yerli bir sitede bu denli geniş perspektife (işitsel, görsel multimedya vs) ve arşivci zihniyete dayanan, bulabildiği tüm yabancı kaynaklı bilgiyi sömüren ve kendi de üreten kalemler bulmuşken, "üretme, tüket" mantalitesini yorumlarına dahi yediren genç okurları görünce gerçekten üzülüyorum. Geniş okur kitlemizin bu ortalamada olmadığını ümit ediyorum, şunu da söyleyeyim, özgün olmak yerine birilerine benzemek gibi bir eğilimimiz asla olmayacaktır. Özellikle magazine kişisel bakışıma eleştirileri bu yönde göz ardı ediyorum. Çağrı'nın kotardığı Jensen Ackles galerisinin en çok tıklanan 2. yazımız oluşu da, magazine gelen tepkinin bir ironisi olsa gerek. Gözünüzün alıştığı yahut size dayattırılan şablonlardan sıyrılın ki, farklı olanı da daha sağlıklı analiz ve kabul edebilesiniz. Bu konu burada noktalanmıştır, bu yolculukta benimle birlikte birilerinin daha ufku genişliyorsa ne mutludur. Gerisi boştur. Saygılarımla,

 

M.

 



Sayfa 1-of-2 | Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Yazar: Sinemaestro | 15 Ocak 2009 | Okunma: 846 Bookmark and Share
Benzer haberler:

her ne kadar devamını şimdilik getiremediğim bir yazı dizisine giriş yapmış olsam da, yani burada az da olsa tuz katkım olsa da, yani yanlı bakabileceğim düşünülse de, ben gayet memnunum efendim. zira, sinemaya entertainment olarak bakabilmenin bir parçası kanımca sinema magazini, kim kimle ne yapmış değil, görselliğin bir parçası da aynı zamanda...


hernyse, ben gayet memnunum halimden.

günlük haber akışı bir yana, bulmak için net alemini, kitapları didikleyip kendinizin oluşturması gereken yazılar var.
bizdeki beğeni probleminden kaynaklandığını düşünüyorum.
son üye de kalsam takipteyim.

kitaplaştırma konusuna gelince, ben de kendi yazı dizim için planlıyordum ilerde, dünyada iki tane emsali var ve onlar gibi sinemayı, bilimi kullanarak aşağılamak değil amacım, tam tersine hem sinema hem bilime saygı duymak.
ve yazıları tamamladıkça önce burada yayınlayacam.
açıkça söyleyim, başka biryerde de bulamayacağınız şeyler çıkıyor ortaya.

bu şekilde birsürü incelemesi, yorumlaması olan bir siteye laf atmak biraz yüzeysellik gerektirir diye düşünmekteyim.

saygılarımla.
16 Ocak 2009 13:07 |

Tek sorun bence burada aktörlerin ve aktrislerin galerileri oluyor. Herkesin bakınca gördüğü şey bu ne ya? oluyor. Siteye bak seviyesiz! Siteyi resimsiz bir hale getirmek de çok kolay strictly film school sitesi gibi de yapabiliriz. Haftada bir film eleştirisi gireriz. Onu da kim okur acaba? Bu kadar magazinden şikayetçi olan okurlar, sinemaestro'nun da dediği gibi neden en çok magazin haberlerine tıklıyor acaba? Elbette onları görmek istemeyen de olacaktır ama yapabilecekleri tek şey yazıya girmemeleri.

Biliniz ki ben kendi adıma yaptığım haberlerin çoğunu bir sinema haberi olduğu için yapıyorum. İlla o filmin destekçisi olduğum için değil, o filmi seven insanların da olduğunu bildiğim için. Disaster Movie sinema tarihinin en kötü filmi seçilmiş, banane? Çevremde o filme hayran o kadar çok insan var ki eminim sizlerin de vardır ve o insanları kimsenin aşağılamaya hakkı yok. Evet çok kötü bir film sinemasal anlamda ama izleyicisi var. Asla öyle entellektüel sinemanın abartılarını göremeyeceksiniz bu sitede. Overrated hesabı :yahoo:
16 Ocak 2009 14:49 |
aeyd |

[quote]Bulvar magazinciliğinden farklı işleri, kaliteli örnekleri göstermek adına yer verdiğimiz magazinden rahatsız olunduğunu duymak inanılır gibi değil. Dört yanı sarmış bulvar magazininden rahatsız olunması daha doğru bir tavır olur kanımca[/quote]

Kaliteli magazin diye nitelendirdiğiniz haber örneğine "Zhang Ziyi" haberi dahil olabiliyorsa yazdıklarınızda bir tezatlık vardır diye düşünüyorum. Üstelik haberi aktarırken ki "Yatak odası sanmışlar herhalde" gibi yorumlar Türk Televizyonları'nda dönen 3. sınıf magazin programlarında kullanılabilecek yorumlar. Tek rahatsız olduğum konu da bu zaten.

Ayrıca siteniz ziyaretçilerine "ufkunuzu geniş tutun, gelişin biraz" demek oldukça kötü olmuş.

Saygılar.
16 Ocak 2009 14:54 |

Neden Ziyi Zhang oyuncu değil mi 2046'da da o haberdeki modelden farklı değildi :D
16 Ocak 2009 18:09 |

Evet magazin benim de ilgimi çekmiyor; ama bir web sitesinde TV kanalı izliyormuş gibi önünüze o anda ne konduysa onu tüketmekle mükellef değilsiniz. İstediğiniz başlığa tıklayıp, yorum yazıp, istediğinize de hiç bakmamakta özgürsünüz.
Benim her gün girdiğim haber siteleri var, beni ilgilendiren kategorilere girer, manşetleri okurum, ama hemen hemen hepsinde bulunan "güzeller galerisi" ya da "resimli haberler" gibi yerlere girmem. Girenler de beni hiç ilgilendirmiyor, bu galerilerin varlığı da. Ben haberlerimi okuyup, bazen bazı haberlere yorum yazıp çıkıyorum. Hiçbir zaman da bir siteye girip de "hayır! sadece benim beğendiğim içeriği yayınlayın, diğerleri olmasın" diye bir eleştiride bulunmadım.
16 Ocak 2009 18:55 |

ben magazin haberlerini gayet beğeniyorum. Hatta disaster movie'yi de çok beğeniyorum. Ki high school gondermesi yaparkenki soyledikleri şarkı gayet güzeldi. Sitenin şu anki gidişatından gayet memnunum.

[quote]Asla öyle entellektüel sinemanın abartılarını göremeyeceksiniz bu sitede. Overrated hesabı [/quote] çağrının bu yourmuda sitenin geleceğiyle alakalı olarak hoşuma gitti. 3 gün sonra siteye girdiğimde sadece uzun uzun film eleştirileri gormek istemiyorum. Ben kısa sinema haberleri yada 'magazin haberlerini' okuyup çıkıyorum.
16 Ocak 2009 19:30 |
KaiN |

Yazıda magazinin bir sınırı olamayacağı oldukça güzel anlatılmış kaldıki yokturda. sitede bu sınırı oldukça güzel bir çizgiyle ayırdığı düşünüyorum fakat hürriyet'in yaptığı magazin yani " angelina jolie'nin tatildeki son fotoğrafları için tıklayınız" tarzı haberlerinde olmaması gerekir. Şu ana kadar sadece "Ziyi Zhang" haberini gördüm o tarzda başkada yoktu.


Bu ara, bu smileyler çok hoş olmuş fakat bazı siterlerde görüyorum smiley'ler ayrı bir kutunun içine koyuyorlar ve oraya tıkladığımızda onları seçebiliyoruz, bu şekilde ortalık çok şenlik olmuş. Ayrı bir smiley kutusu yapsanız daha iyi olmaz mı?
16 Ocak 2009 20:57 |

müzikle ilgili serzeniş(müzik ve sinema iç içe olsa da) işin magazinsel yönünün giderek artmasından kaynaklanmaktadr. zira müzikte durum çok daha magazin forever haldedir. bunun siteye yansımasından korktuğumdandr.yoksa burada bir tiersen'in, dylan'ın, elfman'ın derleme veya yorum konusu olması hoşumuza gider. ama justin şuraya poz verdi, tool üyeleri kavgaya karıştı hede eşikten atladı vs. tarzında magazinsel durumların siteye gelebileceği korkusundandr o yorum.
"Hilary Duff Bonnie ve Clyde'da Oynayacak" benim nazarımda bir sinema haberi ancak "hilary hede dergisine pozlar verdi" sinemaestroda görmek istediğim haber şekli değil.ha diyeceksiniz ki en çok onlara giriliyor.e girilir tabi abi.bende giriyorum. ülkede o kadar idealist adam kaldı mı ki? elbette kırmızı halı olacak,elbette oscar töreninde olanlar anlatılacak.ama bu sadece bir eleştridir. her ne kadar girilsede sinemaestro da görmek istediğim türden haberler değil.kaldı ki her ortamda övgüyle bahseder, tavsiye ederim sinemaestro'yu. hatta bazen saklarım ismini herkes bilmesin diye. popüler olan şey gittikçe idealistlikten uzaklaşacak herkese yaranmaya çalışacaktır çünkü.tamam az önce söylediğim gibi belki sizde öyle davranamayabilirsiniz ama tüketicinin isteği hep kusursuzu görmeye çalışmaktr. bunun içinde yeri geldiğinde eleştirecektir.
"sinemayla ilgili yeterli seviyede değil" ise yapılabilecek en naif yorumdur.bunu yazarlarında bilmesi gerekr. eğer sizce yeterliyse daha fazla şey yazmanıza gerek yok zaten.
işin kaliteli yönünü bildiğinizi söyleyecek kadar iddialısınz.kime göre, neye göre? illa dediğim dedik diyorsanız da bu yorum seçeneğini bile kaldırmanız gerekr.
herneyse benim diyeceğim bundan ibaret.zevkle takip etmeye, ettirtmeye, eleştirmeye, övmeye devam edicem. nasıl bir sinema eserine aynı şeyler oluyorsa(herkesin bakış açısı aynı olamaz); bu da sizin eserinizdr, dediklerim yaşanmaya devam edecektir. emeğinize, kaleminize sağlık.ufkumuzu genişletip hepimiz john malkovich olalım en iyisi.
16 Ocak 2009 22:19 |
Nous |

hilary duff aynı zamanda oyuncu ki. :music:
16 Ocak 2009 22:29 |

Bu zamana kadar kaliteli işler yapmaya çalıştık hep. Magazinde de böyle oldu. Öneriler her zaman güzeldir. Biz, yıkıcı eleştirilerden dolayı üzülüyoruz esasında. Sonuç olarak, Sinemaestro ve bizler bu işe tamamen gönüllü olarak başladık.

Umarım verilen emeklere, gereken saygı gösterilir... :doubleup
17 Ocak 2009 01:26 |

bu site amatör ruh kaybedilmeden oluşlturulan bir site benim gözümde,ve böyle devam etmesi de temennim...
17 Ocak 2009 13:02 |

Şunları da eklemeli: Zhang Ziyi haberi tamamen dalga geçmek amaçlı yapıldı. Önce slywitch ile aramızda eğlendik. sonra siteye taşıdım. dikkat ederseniz, tahriğe değil, absürde yönelik resimlerdi, gif koyduk. resimleri de -Megan Fox'ta olduğu gibi- yine linkleyip yayınlamadık. "ben sana milyarder olamazsın demedim, adam olamazsın dedim" diye eklenti yazacaktım, üşendim. para için kendini satan ruhsuzlara saygı duruşuydu (!) bu yazı.

Müziğe gelince. House of the Rising Sun, Purple Rain vs klasiklerin yorumlarının "müzik haberi" diye algılandığını görünce bölümden vazgeçmiştim. Klasik müzik ve film müziği sitede barınmaya devam ediyor. Bunun dışında popüler bir müzik anlayışımız ve aktarımımız yok. Hilary Duff ve Katharine McPhee gibi isimleri ancak sinemayla bütünleştikleri dönemlerde alıyorum. Magazin odaklı olsam Cheryl Tweedy'i, ne bileyim, Nadine Coyle'u alırdım. Jessica Sutta'yı bile alma sebebimiz danslarıydı.

Genelin tepkisine ayak uydurmaktan bahsedilmiş. Tepkiselliği "işi kendi ele alıp site açmak"a kadar getirdikten ve Google reklamlarını dahi siteden kovuşturduktan sonra, bunun düşünülmesi bile gayet abes. Müzikalitemin, sinema ve estetik zevkimin ilkelleşmeye yönelik bir gelişim göstereceğini hiç zannetmiyorum.

Ayrıca siteniz ziyaretçilerine "ufkunuzu geniş tutun, gelişin biraz" demek oldukça kötü olmuş.


"Ufkunuzu biraz daha geniş tutmanız, yedinci sanattan alacağınız zevki artıracaktır." demiştim. İkisi çok farklı şeyler.

Yeterlilikten bahseden okurumu ise, güvendiği yazarları toplayıp bir elden hali hazırdaki 'cinema sequence' yarışmamıza veyahut Beyaz Perdenin Karanlık Ruhları testimize buyur etmesini öneriyorum. "kime göre, neye göre"yi 'Sinema Tarihine Göre' özetiyle cevaplar ve selam ederim. Ben cevabı yaşayarak deneyimledim, kendisinin de görmesi ve küçük dağları büyütmemesi arzusuyla...

Başlığı hiç kimse merak etmemiş. Araştırmacılıktan ve sorgulamaktan ne kadar uzak bir nesil yetiştiğinin bir diğer tespiti. Bitime yazayım, anlamı baki olur:

"Kör, renklerden anlamaz."

:painter:
21 Ocak 2009 20:56 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.