Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Lolita (1962)
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 1895 | Yazdır

alt

 

Vladimir Nabokov' un romanından faydalanılarak Stanley Kubrick' in yönetmenliğinde bir klasik haline gelmiş olan Lolita kesinlikle izlenilmesi gereken bir başyapıt. James Mason, Shelley Winters, Sue Lyon ve Peter Sellers' ın başrolleri paylaştığı bu 1962 yapımı filmde özellikle Peter Sellers' ı keyifle izleyeceğinizi düşünüyorum. Kimlik değiştirerek bizlere bir kaç rolü bir arada sunan usta oyuncu özellikle filmin ilk on beş dakikasında leziz bir gösteriyle ön plana çıkıyor. Sellers' ın film içindeki gerçek karakteri ise bir tv yazarı olan Clare Quilty.


alt


Prof. Humbert Humbert (James Mason) ders vermek üzere bir kasabaya gider ve yerleşmek için bir ev arar. Charlotte Haze (Shelley Winters)' in evindeki odalardan biri boştur ve kiralanmak üzere Humbert' ı beklemektedir. Charlotte Haze, profesörden oldukça hoşlanır ve odayı kiralaması için geçerli gerekçeler ortaya atmaya başlar. Üzerinde oluşmaya başlamış bu yoğun ilgiden rahatsız olan Humbert, henüz odayı kiralamaya karar verememişken önemli bir şey olur. Kararsızlık içinde Charlotte ile evi dolaşırken, evin bahçesinde güzeller güzeli bir kız çocuğu! (Charlotte' nin kızı) olan Dolores Haze yani kısaca (bunun kısası nasıl oluyorsa!) Lolita ile karşılaşır. 14 yaşındaki Lolita (Sue Lyon), üzerindeki bikinisi, kocaman şapkası ve zamanın modasına uygun güneş gözlükleriyle oldukça dikkatini çeker (Ayrıca Lolita' nın belirdiği ilk sahne, "Lolita" filmi deyince akla gelen ilk sekans olma özelliğini de günümüze kadar taşımıştır) ve bir anda odayı tutmaya karar verir. Filmin bundan sonraki kısmında Humbert' ın Lolita' ya olan aşkı yüzünden günlüğüyle dertleşmesini, sırf Lolita' dan uzaklaşmamak için histerik Charlotte ile evlenmesini ve Lolita için nasıl herşeyi yapabilecek güce eriştiğini (Lolita' nın ayak parmağındaki tırnaklara ojeyi büyük bir özenle kendisi sürer) kademe kademe izleriz.


alt


Film boyunca belirli aralıklarla Peter Sellers bir gözükür bir kaybolur ama kendini asla unutturmaz. Bukalemun gibi Clare Quilty, psikolog Dr. Zempf ve oteldeki esrarengiz adam oluşunun yanı sıra Humbert' ı otel odasında telefonuyla rahatsız eden de yine ta kendisidir. Üstelik filmin olay örgüsünde bağlayıcı rol oynar. Humbert' ın Lolita' ya duyduğu aşkın gerçeklik derecesini filmin sonunda yoğunluklu olarak hissederiz. Humbert 14 yaşında bir kıza aşık olmasıyla her ne kadar pedofiliye yakalanmış gibi gözükse de Lolita' nın bu duygulara vermiş olduğu karşılıklar da çok masum sayılmaz. Bu sayede Humbert' ın hisleri ve tutkusu izleyici önünde daha anlaşılabilir ve olağan hale geliyor. Özellikle filmin sonunda, Lolita için yapmış olduğu fedakarlık ve işlediği suç (çok fazla anlatıp da spoiler arttırmak istemiyorum) ona duyduğu aşkın kuvvetini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.



alt


Vladimir Nabokov' un romanından beyaz perdeye uyarlanan filmin senaryosu yine bizzat yazarın kendisine ait. Kitabı okumamış olmama rağmen edinmiş olduğum bilgilere göre Humbert ve Lolita arasındaki ilişki, romandaki anlatıma oranla çok daha yumuşatılarak izleyicilere sunulmuş. Özellikle ikili arasında geçen sekansların bitiminde izleyici üzerinde bırakılan merak duygusunun sebebini bu durum açıklamış oluyor. Filmin çevrildiği dönem, sinemanın anlatım gücü, henüz sonsuzluğa yelken açmamış; dolayısıyla roman, senaryolaşırken anlatımlar biraz daha kısıtlı ve sansüre maruz kalmış. Buna rağmen bu durumun filme farklı bir hava kattığı ve izleyicilere bırakmış olduğu ifade özgürlüğüyle rahatsız edici olmaktan uzak bir hale büründüğü görüşünü savunuyorum. Filmin 152 dakika olması, zaman zaman sıkıntılı bir hal almanıza sebep olsa da benzer uzunluktaki film örnekleriyle karşılaştırdığımızda çok daha tahammül edilebilir bir yapısı olduğunu söyleyebilirim.


altalt


En iyi uyarlama senaryo dalında Oscar adaylığı bulunan Lolita, Stanley Kubrick denilince akla gelen ilk filmlerden biri olma özelliğini taşıyor. Oscar adaylığı dışında BAFTA (en iyi aktör/James Mason), Altın Küre (drama dalında en iyi aktör/James Mason, en iyi aktris/Shelley Winters, en iyi yönetmen/Stanley Kubrick, En iyi yardımcı erkek oyuncu/Peter Sellers) ve Venedik Film Festivali Altın Aslan adaylıkları bulunan film bu ödüllerden hiçbirine kavuşamamış. Ayrıca filmin 1997 yılında sinemalarda boy göstermiş bir yeniden çekimi mevcut. Adrian Lyne' in yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Jeremy Irons, Melanie Griffith, Dominique Swain ve Frank Langella gibi isimler bulunuyor. Filmi izlememiş olmama ve Jeremy Irons faktörüne rağmen Stanley Kubrick yönetmenliğindeki 1962 Peter Sellers kokulu halinin tartışma götürmez ara daha önde olduğunu söylemek de sanırım zorunluluğum haline geliyor.

Lolita bir çok sinema tutkununun arşivinde yerini almış başarılı ve izlenmesi gereken bir yapım. Hiç şüphe duymadan tavsiye ediyor ve elinizde yoksa da edinmenizi diliyorum.


Whisper Haze


alt


alt


 



Yazar: whisper | 26 Ocak 2009 | Okunma: 1427 Bookmark and Share
Benzer haberler:

Bu güzel yazı için teşekkürler. Seni yeniden buralarda görmek güzel, kritiklerin janrından ötürü artık "Drama Queen" diyeceğim. Haze uzantılı adına da uyacaktır :62: Türün kalemi geldiğine göre ben de eril türlere geri dönebilirim. Hulk smash! :hulk:
27 Ocak 2009 16:01 |

Ben de yorum için teşekkür ederim. Her ne kadar uzun süre üzerine ilk yazı olduğu için bocalamasam bile tekrar buralarda bişeyler kotarmak çok güzel. Daim olması dileğiyle.. :lol:
30 Ocak 2009 12:47 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.