Takvim
| « May 2012 » |
|---|
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | | 28 | 29 | 30 | 31 | |
|
The Perfect Organism : Alien - Bir Tür Uzay Böceği

Ridley Scott, Alien(1979) ile, sadece sinema tarihinin değil, insan düşgücünün en fetiş yaratıklarından birini gözümüze soktu. Ağzından damlayan şifalı salyaları James Cameron ve David Fincher'ı güzelce cilala-parlat yaptıktan sonra, Predator'a boşu boşuna yem edildi(AVP Serisi-ben yok sayıyor olsam da). Aslında teknolojiye kaybetti deyip ilk filmdeki bir sözün doğru olup olmayacağı suyunda yelken açarak ilerleyelim. Nostromo'nun bilimadamı Ash(Ian Holm), sorgulamak için çalıştırıldığında, bir android olarak sağ kalanlara acıdığını söyler, hiç bir şansları yoktur, çünkü karşılaştıkları bu çirkin yaratığı "The Perfect Organism" olarak tanımlar. Peki, "Alien" gerçekten mükemmel organizma mı?
Bu soruyu yanıtlamak için, Alien'a yeni keşfedilmiş ve eldeki veriler sadece filmlerdekilermiş gibi davranacağım, varsayımlarla ve diğer canlı davranış biçimleriyle beraber bir sonuca ulaşmaya çalışacağım. Kısaca, bir Alien var ve ben onu araştıran bir bilim adamıyım. İşe Alien'in bireysel bazdaki yetenekleri ve özellikleri ile başlamak yerine, bir sosyobiyolojik karşılaştırma ile başlayacağım. Bu konudaki ilk topluluğumuz ejderhalar. Reign of Fire (2002) filminin 10. dakikasında Star Wars'ın meşhur "No, Luke. I am your father" sahnesini vileda sopasıyla canlandıran Christian Bale (Quinn), kendisinden "the dark knight", diye bahsederken geleceği mi öngördü bilinmez ama, karşısındaki Creedy'nin daha sonra King Leonidas (Gerard Butler) olacağını öngörememiş olmalı, yoksa bir çekince yaşayacağı kesin... İnsanların ejderhalardan kaçtığı bu yapımda, insanları yiyen, yakan, -taş üstünde taş, baş üstünde baş- koymayan ejderhalar, yokedici yaratık karakteri olarak Alien ile bir noktada paralellik teşkil eder. Gelelim Alien ile olan bu paralelliğin bir başka yönüne. Ejderhalar bu filmde bir topluluk yapısındadırlar, ancak bu sürüngen görünümlü ve üreme sistemli (yumurta) yaratıklar gelişmiş yırtıcı memeli topluluğu karakteri sergileyerek üst seviye bir toplum yapısı oluşturmuşlardır. Bunda dayanak noktamız, güçlü ve tek erkek karakter ile binlerce dişiden oluşan bir topluluk olmasından ileri gelir. "Erkeği öldürürüz, neslini tüketiriz", temel öngörüsü bu film için geçerlidir. Alien'da da bir cins, diğerlerinden farklıdır, ancak bu sefer dişidir. James Cameron - Aliens (1986) filminde bir adet dişi ve irikıyım battal boy Alien sürekli yumurta bırakır. Bu durumda bizim bildiğimiz klasikleşen Alien karakterine erkek rolü biçmemiz doğruluk arzeder. Nihayete eriyoruz, Alien'ın aslında bir uzaylı böcek oluşunun ilk temellerini atmış bulunmaktayız - hayırlı olsun. Bildiğimiz gibi, gelişmiş toplum yapılarına haiz böcekler dünya üzerinde yaşar. Toplamda 11 kez evrilerek bu duruma geldikleri kesinleşen, arılar, karıncalar, termitler... Bu canlılar tek bir kraliçe etrafında yaşar, bir toplum hiyerarşisi oluşturur. Fazla kurcalamadan - ki kurcalarsanız hepsi saldırganlaşır- bir kraliçe, onun bıraktığı yumurtalar, yumurtalardan çıkan yavruların kapsül benzeri yapılarda bulunması, bir başkalaşım süreci ve yeni bireyler oluşması. Ne kadar tanıdık değil mi? Alien'in toplumsal yapısının nereden kaynaklandığını bulduk sayılır. Yalnız sadece toplum yapısını almamıştır böceklerden, parazitlik de vardır bünyesinde. İnsanlar ve diğer yaratıklar onun için konakçı ve mükemmel besin kaynağıdır. Bir nokta daha geliyor! Bütün böcekler kitin adı verilen bilinen en dayanıklı proteinden yapılma kabuklara sahiptirler. Ancak bu protein sert ve tabakalıdır, böceklerin hepsini birer atıyla yekpare şövalyeye dönüştürür. Hatta hamamböceklerinin radyasyondan etkilenmemesi efsanesine yol açan yine bu kabuktur. Oysa sadece alfa ışımaları onları ters çevirmeye yeter. Bizim Alien'da da vardır bir kabuk. Ancak silikon bazlı, dolayısıyla da esnektir. Yani deri davranışı gösterir (silikonu organik madde olarak kullanma problemlerini Alien Otopsisi konusunda anlatacağım). Bu deri o kadar güçlüdür ki, yaratık Ripley (Sigourney Weaver) tarafından uzay boşluğuna gönderildiğinde dahi, içerdeki basınç fazlasını dengelediğini görüyoruz. Ancak 1997 yapımı Alien: Resurrection filminde, insan-yaratık Chimera'sı bundan mahrum olduğu için, uzay boşluğuna minik bir delikten vakumlanabilmiştir.
alien, the perfect organism, james cameron, david fincher, ridley scott, predator, nostromo, böcek, galileo, bilim, stephen jay gould
Benzer haberler:
 |
Akademik bir çalışma olmuş bu, sadece sana yahut siteye fayda sağlamakla kalmıyor, daha da üzerinde bir şeye hizmet ediyor. Sanatın salt eğlence olmaktan çıkıp fikir teatisinde bulunmaya, felsefe yaratmaya güdümlendiği noktalardan biri. Ve bu kavşağı ustaca, sade ve anlaşılır bir dil kullanarak geçmeyi başarmışsın. Salt bilim insanı olarak değil, retorik gücünden ötürü de seni kutluyor, bu bakış ekseninde derlemelerinin devamını temenni ediyorum. |
|
4 Şubat 2009 04:23 |
|
 |
evvela teşekkür ederek başlayım:
bu tarz bir çalışmaya başlamamın sebebi, "hollywood science" yapıtıdır. lakin üzülerek birşey farkettim, bilime hakim insanlar, her zaman aşağılama yoluyla sinemaya yaklaşmaktaydılar. yaklaşıyorlar ve yaklaşacaklar da.
ilk yazımın sonunda sinemanın selameti içün bilimin katli caiz midir diye sorarak bu tarz bir imaj yaratmış olabilirim, ancak neden sinemayı bilimsel metodlarla incelemeyim? neden sinemayı bir evren olarak görüp, doğaüstü şeyleriyle, fizik kurallarına aykırı hareketleriyle de olsa inceleyip değerlendirmeyim, bir robot hikayesi varsa, sinemadan bunu neden mekatroniğe uygun yapması beklentisi içine gireyim?
bunun yerine, yapılmış olanlar arasında dolaşıp gerçekleşmeye en yakın olanları irdelemek daha farklı ve yapılmamış birşey olarak çıktı önüme.
çok zor değil aslında her filmde bilimsel hatalar bulmak, uzun süredir araştırdığım alienda gırla desem yeridir. ancak bakış açım onun varolduğu yönünde olduğunda, sonuç daha farklı ve bir o kadar keyifli bir kulvara gidiyor.
uğraşmak keyif veriyor, stephan j gould un kitabını tozlu raflardan bulup baştan taramak, en yukarıdaki kolaj için fotoşop ile cebelleşmek, veya sunucuyu kullanmayı öğrenirken bir idiottan beklenecek soruları sormak vs vs vs.
alien otopsisi, ardından alienın bireysel davranışları ve diğer filmlerdeki yaratıklarla akrabalıklarında tekrar görüşmek üzere. |
|
4 Şubat 2009 04:40 |
|
 |
alien i irdeleyen derin bir calısma olmus. kendisi benim cocuklugumun kabuslarının vazgecilmeziydi :gdevil filim kotu karekteri cok guclu temsil ediyor. yalnız basına olsada. gunumuze yansımasına gelince alıenın insan boyutlarındaki maketleri amerikada reyonlarda yerini almıs durumda. korku ve macerayı her an hissetmek isteyenler için. birde bocek olayı duzeltme yapıyım kardesim; arkasından alev değil, asit karakterde bir sıvı salgılıyor. ve uzak mesafedeki dusmanlarına puskurtuyor. |
|
4 Şubat 2009 07:07 |
|
 |
evvela yorumun için teşekkürler tunç proxima , lakin asit olmasının yanısıra, arka tarafında bulunan farklı kimyasal odacıklarından dışarı çıkışta birleşen maddeler aynı zamanda, ateş benzeri yakıcı ve parlayan bir sıvı halini alıyor. arka cenahtan farklı türlerde kimyasal püskürten epey bir böcek var. |
|
4 Şubat 2009 13:00 |
|
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator 2 judgment day, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldanaTüm etiketler
|
Şifremi Unuttum?