Anket
Takvim
«    Temmuz 2009    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Konuları Sırala: Tarihe Göre | Ratinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabetik

Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2432  
  • 0

alt

Işıklar söner ve jenerik akmaya başlar. Çok da umutlu değilsinizdir hani, bu da esasında yaşayacağınız hayal kırıklığının yetisini bir nebze de olsa azaltma optimizminden husule gelir. Hatta filmin başından ayrılırken mümkün olduğunca tatmin olmak istiyorsanız, görüp görebileceğiniz en kötü film ile karşı karşıya kaldığınızı varsaymak zorundasınızdır, yani menfaatiniz açısından…

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 173 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2431  
  • 0

alt

Pek de ahlâkçı olarak sınıflandıramayacağımız distopik bir düşlem olan Delicatessen/Şarküteri, son dönem Avrupa’sında başkalaşmaya yüz tutan tutum içerisindeki iki yönetmenin ortaklığı. Marc Caro ve Jean-Pierre Jeunet işbirliğinde gerçekleştirilen filmin görsel gücünü, müstesna çekim ölçeklerinin de el ayak olduğu büyüleyici renk skalasından topladığını rahatlıkla gözlemlemek mümkün. Belirsiz bir gelecekte geçen film hayret verici karakterleriyle birlikte yamyamlığın meşru sayıldığı bir apartmanda (sadece apartmanda değil pek tabi) palyaço eskisi Louison (Dominique Pinon)’ın postunu kurtarmak uğruna verdiği mücadelesini konu ediniyor kendisine.

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 219 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2430  
  • 0

alt

Hakkında bitmek bilmez yaygaraların koparıldığı bir sinema örneği olarak Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi (Three Kingdoms: Resurrection of the Dragon) destansı ve köklü bir film anlayışından pay almak isterken göz göre göre fiyaskonun önde gidenine dönüşüyor... Film o denli bir hayal kırıklığı peyda ediyor ki izleyen adına binaen filme tüm iyimser yanınızla yaklaşmak istemeniz dahi kar etmiyor. Hatta o yoğun düş kırıklığı bizatihi tezahür ediyor filmi izleme nezaketinde bulunanlara, etkisinden kurtulması zor bir ürpertiye dönüşüyor hissedilenler…

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 284 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2429  
  • 0

alt


Üç Maymun (2008)

 

Tartışmalı film Üç Maymun’un Nuri Bilge Ceylan Sineması’na yabancı kalabilecek vasıfta ‘’hadiseli’’ bir öyküsü olduğunu belirtmekte (bilenlere hatırlatmakta) yarar var… Yani seleflerine tezat suretinde, münferitliğin tipik bir yabancılaşmadan değil de aksine hadsiz hudutsuz ikili (yerine göre üçlü) ilişkilerden husule geldiği bir örneği andırıyor film daha çok… Tok evin aç kedisi olmak misali, filmdeki her bir karakter de sorumlulukları arasında alışılmadık bir biçimde sahip olduklarına gıpta ederek hayatını sürdürme çabasında… Bir takım dogmatik güdülerle örülmüş yumak emsali, nereye gideceğini dahi kestiremeden yol alan bir öykü var bu defa karşımızda… Evet, kesinlikle Ceylan’ın sinemasında daha önce hiç rastlayamadığımız bir görsel itina ile beraber peliküle aktarılan, çetrefilli bir öykü bu…

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 300 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2428  
  • 0

alt

 

Death Race (2008)


İnsanoğlunun tekdüze hayatını hasıraltı edebilmek için el değmemiş fikirler üretme konusunda iyiden iyiye marifetli olmaya soyunduğu bir gelecekte geçiyor film, yani bir yandan çok da uzakta konuşlanmayan bir yarının portresini çiziyor Ölüm Yarışı… Geleceğin günümüzle uymazlık içinde sayılamayacağı bir dönemde... En azından cezaevlerinin sık sık betimlenen kötücül yüzünden bihaber olmayan bir bilimkurgu / aksiyon…

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 233 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2427  
  • 0

alt

 

Timber Falls (2007)

 

Şehir yaşamının gönençliği içerisinde hafiften aşüfteleşmiş ilişkiler yaşıyor, sevdiğinize ‘’Evlenmeden olmaz!’’ cümlesini kuramıyor ve durduk yere hafta sonu kamp yapmak için taşraya yol alıyorsanız en münasebetsiz tabirle bela arıyorsunuz demektir. Hele ki civarda hayret uyandıracak türden kibar ya da kaba insanlar cirit atıyorsa doğanın albenisine aldırış etmeden tası tarağı toplayıp eve yollanmakta fayda vardır. Haydi, bunu akıl edemediniz de, bir takım canilerin meskenine buyur edildiniz diyelim o vakit de kurtulmayı başarırsanız can havliyle kendinizi yoldan geçen ilk arabanın önüne atmayacağınızı biliyor olmalısınız.

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 217 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2426  
  • 0

alt

Kedi sever olması bir yana ismine ihanet edercesine her daim insan familyasından yana saf tutan Hellboy’u bu defa espri anlayışı sekteye uğramış bir halk kahramanı olarak seyretmek mecburiyetine düşeceği konusunda seyirciyi ilk etapta uyarmakta fayda var. Cehennem çocuğunun göründüğünden daha ağırbaşlı olduğunu ispatlamak adına yönetmenin böyle bir teşebbüste bulunması ilk akla gelen olasılık olarak değerlendirilebilir. Bu ihtimal çerçevesinde Hellboy’un filmin ikinci ayağında mahsusçuktan hilkat garibesi olduğu gerekçesiyle dışlanması da bu iddiayı destekleyen detaylardan.

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 242 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2425  
  • 0

alt


Leatherheads (2008)

 

Yıllardır bir sistemin (Hollywood stüdyolarında oyuncu – hem de epey meşhur) en ehemmiyetli uzuvlarından biri olarak George Clooney kuşkusuz iyi bir gözlemci olmasının semeresini yeni yeni toplamaya başlıyor… Şimdilik görünen o ki tecrübe ettiklerini yönetmen sıfatıyla da icraata geçirirken işinde muvaffak olmasını iyi biliyor… Aktör olarak onca seneden sonra, sisteme sızan bir casus misali yönetmenliğin püf noktaları maddelerinden oluşan kitabı da eline geçiren Clooney, genel geçer kabul gören her türlü formülü başarıyla uyguluyor eserlerinde. Aslında sağlam tahtaya bastığından emin olmak istiyor her şeyden evvel. Bu sebeple kendi sığ sularında başını belaya sokmadan özgürlüğünün tadını çıkarmayı yeğleyenlerden kendisi…

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 196 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Teolojinin Gizli Çekiciliği | Haber ID: 2424  
  • 0

alt

Fred Zinnemann’ın Orson Welles’li, stilize görüntü çalışmalı filmi ceviz kabuğunu dolduramayacak nedenler üzerinden inanç sorgulaması yapar.

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 238 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Kült Ablası » Teolojinin Gizli Çekiciliği | Haber ID: 2423  
  • 0

alt

Seyircisini balıktan sayan bir filmden hayatın anlamına dair özlü deyişler beklemek ilk seferde kulağa tuhaf gelse de Monty Python filmlerinden The Meaning of Life’ın düşündürücü ve didaktik yanı hat safhada seyreder. Hayatın anlamının peşinden sinsice ilerlerken özellikle tanrı, inanç, dinler ve insanoğlunun evrendeki odağına dair pek çok soru sorar film.

 

Yazar: Deniz Akcadogan, 10 Temmuz 2009

Okunma: 238 | Yorumlar: 0

  Devamı..