Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
X-Men Origins: Wolverine (2009)
Kategori: Janr Filmleri » Fantastik/Bilim-Kurgu | Haber ID: 2200 | Yazdır

logan

Spider-man serisi uğurlu geldiğinden beri Marvel, 1 mayısı resmi sezon açılışı olarak kutluyor. Geçen yıl Iron Man'le salonlarımıza gelen çizgi roman devinin sinema uyarlamaları halkası, bu yıl X-Men ekibinin asi çocuğu Wolverine'in solo projesini de bünyesine katıyor ve The Dark Knight sonrası yeniden gerisine düştüğü DC Comics'in izini bu yolda sürüyor. Öyle ki, filmde Superman'den bile alıntılar var!

Her şeyden önce, The Dark Knight'ın süregelen etkisinin bilumum çizgi roman ve oyun uyarlamasında kendini göstermesinden bıkmaya başladığımızı söylemeliyim. Bu filmin başarısını "karanlık" olmasına bağlayan stüdyolar maalesef gereksiz ölümlerle, bir anda değişiveren karakter tiplemeleriyle en ciddi filmleri komik durumlara sokuyorlar ve ortaya pişmemiş seyirlikler çıkıyor. Wolverine, çizgi romanseverleri memnun edeceği kadar, bu zorlama sahneleri de içeriyor. İkinci yarısıyla ikinci kez izlenirliğini kurtaran bir yapım olmasına rağmen, X-Men serisinin ardında kaldığını, gene de son filmden bir adım önde bulduğumuzu da ekleyelim.

wolvie

 

Film 1845 yılında açılıyor. Logan'ın, ilk filmde üstü kapalı verilen "Xavier'den bile daha yaşlı" olabileceği de burada açıklık kazanıyor. Victor (Sabretooth) ile birlikte aynı hayvani güdüleri taşıyan Logan'ın metal iskeletinden önce kemikten pençeleri olduğunu da görüyoruz. "Kardeşler birbirini korur" dayanışmasıyla geçen açılış sekansı, sırt sırta verilen dövüş koreografileriyle Bitirim Kardeşler'i hatırlatırken, Hollywood'un bu geç keşfettiği klişeyi bolca kullanmamasını diliyoruz. Lost'un Charlie'si Dominic Monaghan ve Black Eyed Peas'in Will.i.am'ı dahil olmak üzere, mutantlardan oluşturulmuş Stryker ekibi, keyifli bir yarım saat geçirtiyor bizlere. Her birinin ayrı bir uzmanlığı var, bu konsept çizgi romanda olduğu kadar sinemada, hatta televizyonda da (Heroes) başarısını ispatladığı için, filmin başarı kıstasını anlattığı hikaye üzerine örüyoruz.


Wolverine, her süper kahraman gibi bir saflık evresinden geçip acılara katlanarak pişmek ve mükemmele erişmek zorunda. Bu yolculukta onun "süt oğlan" hallerine tanıklık ederken, adının (Wolverine) nereden geldiğini de öğreniyoruz. The Dark Knight karanlığı üzerine çökmeden önce, çırılçıplak halde ahıra koştuğu sahne ve sonrası ile, Jonathan ve Martha Kent'in Superman yerine Wolverine'i bulsalardı başlarına ne geleceği de, What If'vari paralel bir gerçeklikle açıklanmış oluyor!


victor

 

Tahmin ettiğimiz üzere, "kurtlanmış sakal" tarzını Logan'dan hakkıyla devralan Liev Schreiber, Sabretooth rolünde, karizmasına karizma katıyor. Baygın gözleriyle Logan kadar bizleri de ikna eden Kayla Silverfox (Lynn Collins), doğru bir seçim olduğunu kanıtlıyor. The Blob'un (Kevin Durand) kattığı mizah, Zero'nun çevikliği (Daniel Henney), Gambit'in (Taylor Kitsch) karizması, Bolt'un (Dominic Monaghan) kulakları derken, tüm parsayı tek bir sekansla Wade/Deadpool (Ryan Reynolds) topluyor. 24'ün bu sezonki kötü adamı Hakeem Kae-Kazim'ın ofisini bastığı sahnede metallerini konuşturan Deadpool, isminin hakkını filmin sonunda veriyor (havuz demişler fakat çorba çıkıyor). Adanın tepesinde gerçekleşen üçlü dövüş sekansı, filmin görsel yanını zenginleştirirken, hikayeyi yeni bir halka eklenmek üzere, bir yerde, yarıda bırakıyor. Patrick Stewart'ın sürpriz bir cameoyla genç Xavier'ı canlandığı finalle, Scott Summers (Cyclops - yoksa Bart Simpson mu demeli?) önderliğinde adadan topladığı gençlerle okulun temelini nasıl attığını da öğreniyoruz. Filmde ismi geçmeyen, fakat Kayla'nın kızkardeşi olarak elmasa dönüşebilen mutant ise, tıpkı Rogue (ve Gambit) gibi, çizgi roman külliyatının en seksi karakterlerinden biri olan Emma Frost.


blob

David ve Golyat öyküsünü yineleyen finalde pençelerini konuşturan iki süper mutanttan Sabretooth "coming soon" atlayışıyla izlerini yok ederken, Wolverine, ardında bıraktığı geçmişle, ilk filmin (X-Men, 2000) yolunu tutuyor. Logan'ın iskeletini oluşturan adamantium metalinin (kurgu olarak dünyanın en güçlü metal alaşımı) bir göktaşından elde edildiğini öğreniyoruz fakat Apocalypse tarafından bu iskelete kavuşan Sabretooth'un burada Stryker'ın (Danny Huston) sözüne mahkum olduğunu ve muhtemelen ikinci filmde, yenilenmiş olarak Logan'ın karşısına tekrar çıkacağını ancak umut edebiliyoruz.

remy


Remy LeBeau/Gambit'e bu filmde ancak yer veren X-Men yapımcılarının, okul dönemini anlatacaklarını duyurdukları X-Men: First Class'ta da Remy'i kullanmayacakları duyuruldu. Asıl beklenti ise, bu filmin başarısına odaklı şekilde rafa kaldırılmış X-Men Origins: Magneto'nun hayata geçirilmesi. Sabretooth'un da Mutant Kardeşliği kapsamında rol alabileceği bu filmin başarısının Wolverine'den daha büyük olacağı muhakkak. X-Men'in açılış sekansını ve Magnus'un çizgi roman külliyatındaki karizmasını düşünürseniz, doğru ellerde yeni bir şaheser doğabilir. X-Men serisinin deneyimli ellerde yoluna devam etmesi ve zengin içeriğiyle sinemayı beslemesi dileğiyle...

 

logan

İki ruh vardı.. Ay ve Coacuatchoo. Birbirlerine aşıktılar. Günün birinde, Hilekar bir ruh (trickster) Coacuatchoo'yu kandırarak ölümlüler diyarına, Ay'a çiçekler getirmesi için gönderdi. Ancak, Coacuatchoo, bunu yaptığında geri dönemeyeceğini bilmiyordu. Ruhlar alemini terk etti ve bir daha asla geri dönemedi. Sonsuza dek kaybettiği aşkının özlemini çekti. Bazı geceler aya bakıp uluyarak acısını haykırdığı söylenir. Coacuatchoo Kızılderili dilinde Wolverine anlamına gelir.

kayla


çeviri için asturquemandele'ye teşekkürler.

 



Sayfa 1-of-2 | Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Yazar: Sinemaestro | 5 May 2009 | Okunma: 2903 Bookmark and Share
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.