Takvim
| « May 2012 » |
|---|
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | | 28 | 29 | 30 | 31 | |
|
Star Trek (2009)

Ne Millenium Falcon, ne şöhretiyle tipsizliğinin önüne geçen Nostromo, ne japonların hala arkasından methiyeler düzdükleri, bir de utanmadan bir anime-manga serisinde denizden çıkarıp uzaya yolladıkları ve "spaceship" kelimesinin hakkını tam olarak veren meşhur Yamato destroyeri, ne de gerçekten uzay görmüş Saturn 5... Hiçbiri Matt Jefferies tarafından tasarlanan United Star Ship Enterprise'ın (bizdeki adıyla Atılgan) yerini dolduramıyor...J.J.Abrams ve senaristler Alex Kurtzman ile Roberto Orci, son yılların çok tutulan akımını kullanarak, hikayeyi başa alıyorlar. Bu sayede hem orjinal hikaye ile bağlar kopmuyor, hem kendilerine yeni alanlar açıyorlar, hem de, özellikle Abrams'tan beklenecek şekilde, alternatif bir gerçeklik oluşturarak hareket alanlarını genişletiyorlar.
Filme doğrudan bir giriş yapmadan önce, bu yazıyı ne yönde yazacağımı düşündüm uzun uzun. Sonra direkt olarak Trekkielere yönelik yazmamaya karar verdim. Çünkü film hem Trekkieleri, hem de diğerlerini açıkça hedef kitle olarak seçmiş görünüyor. Tabii yazmadan önce filmi izlemek gerekiyordu. Filmde Vulcan Science Academy'ye kabul edilen Spock gibi, bir akademik bir birime kabulün önkoşulu olan ALES'e girmek için erkenden kalktım pazar günü. Nasılsa hiçbir mülakat da ancak hileyle alt edilebilen Kobayashi Maru zorluğunda olmayacağına göre, bu şansı değerlendirmek lazım gelirdi. Eşofmanımla büyük bir rahatlık içerisinde geçirdiğim sınavdan sonra, bu rahatlık yerine rüküşlük ve iyi görünmeyi(!) seçmiş ve benim gibi sınavdan çıkmış gençler arasında yürürken, kendime verdiğim sözü tuttum ve sınavım çok iyi geçtiği için Star Trek'i o gün izlemeye karar verdim. Saat 15:00'teki seansta beklediğimden fazla sayıda izleyici gördüm, o da toplasanız 15 kişi ederdi belki. Koltuğuma Jim T. Kirk (William Shatner) edasıyla, büyük bir artislik içerisinde gömüldüm haliyle, aksi Star Trek ismine bir saygısızlık olurdu çünkü. Spock gibi ifade kısırı bir yüzle ve tavırla bekleyemezdim ya!
chris pine, zoe saldana, zachary quinto, simon pegg, bruce greenwood, j.j. abrams, alex kurtzman, roberto orci, james kirk, spock, uhura, sulu, scotty, william shatner, leonard nimoy, james doohan, karl urban, leonard mccoy, bones, star trek, uss enterprise, kobayashi maru, enterprise, eleştiri, kritik, 2009, captain kirk, kaptan kirk, uzay yolu, mr spock, winona ryder, anton yelchin, chris hemsworth, jennifer morrison, rachel nichols, vulcan
Benzer haberler:
 |
Film gerçekten çok güzeldi ufak tefek eksiklikler olsada asla ama asla star trek efsanesinin adını kirtletmeyen bir film zaten sizin salondan mutsuz ayrılmanıza asla izin vermiyo çoğu kişi berbat olmasını bekliyodu çünkü son 10 yılda yeniden çevrilen efsane seriler,filmlerin çoğu başarısızlıkla bir fiyaskoyla sonuçlanıyodu ama star trek de bu zinciri kıran filmlerden birisi oldu benim için ben özellikle bir kirk hastasıyımdır ve chris pine ı yaklaşık 8 aydır filan takip ediyorum kötü bir iş çıkartıcağını zannetmiyordum zaten ama yinede kirk e cuk oturmuş birisinide beklemiyodum fakat yanılıttı beni ve çok sevindim oda diğer herkes gibi rolüne cuk oturmuştu açıkcası yeni kirk ü çok beğendim ve chris pine ı artık daha da yakından takip etmeme neden oldu.
Zachary Quinto Spock rol yapmıyo yaşıyo adeta gerçi bu beni şaşırtmadı onun çok ama çok yetenekli bi aktör olduğunu biliyodum ve bunun üzerinede kendisi bir röpörtajında hayalinizdeki rol sorusuna spock demişti heralde bu rolu aldığında ağlamıştır diye düşünüyorum çok güzel bir iş çıkarttı.
Filmle ilgili üzüldüğüm bir kaç şey var senaryo çok hızlı akıp gidiyo ama bunun sebebi senarist hatası değil o kadar çok karakter varki ve j.j.abrams tek bir filmde bütün karakterlerin en sevilen özelliklerini meşhur laflarını duyurmak göstermek istemiş yeni jenerasyona o yüzden biraz karışık oluyo tabiki ama senaryo kötü değil takibi sadece karışık öte yandan simon pegg i daha fazla görmeyi ümit ederdim ama ona ayrılan kısa sürede çok iyi bir performans çıkartmış.
Umarım devamı gelir çünkü j.j.abrams ve ekibi başarmış ki box office listesine bakarsanız star trek in gayet sağlam bir gişe yapmış ilk haftasında bence devamıda gelicektir gelmeli bu kadroyla daha yaşamak isterim star trek efsanesini. |
|
13 May 2009 14:11 |
|
 |
senaryo hızlı akıyor, bunun dezavantajlarını yaşıyorlar haliyle. onu da zaten ilerde olgunlaşması kesin gözüyle değerlendirmiştim.
ancak senaryonun zayıf kalan yönü , bana göre Nero ve Romulanlar ile ilgili olan kısımları. Yani gezgenini kaybettiği için intikam almak isteyen bir adam, tamam gayet iyi bir sebep, Eric Bana da beklediğimin çok üstünde, ona da tamam, ancak bir türlü istenilen , yaratılmak istenen etkiti yaratmıyor.
Geminin yönetimindeki karmaşa, neredeyse bu tek hamlede milyarları öldürebilecek adamların önüne geçiyor, mevzu Star Trek, önemli olan tabii ki köprüdekiler. Ancak bir gezegen gitmiş, diğeri gitmek üzere iken, köprüde bu şekilde yapılan diyaloglar, hem de yeni mezun olmuş bir mürettebat vs, dünyanın, filonun (hadi filo bumladı ) federasyonun kalanı nerde? falan filan.
yani Romulanlar sanki orda olması gereken bir kötü adam var, hadi olsunlar gibi duruyorlar. gemiye, mürettebata karakterlere ağırlık verilince, gezegenleri saatlerle ölçülen bir sürede yok edecek bir güç kenarda kalıyor.
eee karakterlere önem veriliyor ancak o kadar çok adam var ki... haliyle zaman kalmıyor.
neticede, gayet iyi bir filmdir, bağımsız düşünsem ne olur sorusundan yola çıktım ama düşünemiyorum.
bu durumda gayet iyi bir geri dönüş, gayet iyi, gayet doyurucu bir film seyrettim ben.
gidin izleyin efendim...
|
|
13 May 2009 19:08 |
|
 |
Romulanlar zaten çizgi romandaki gibi olmamış bi çok kişinin dediği olayda bu yani çılgın kötü adamlardan biri gibi göstermişler ama aslında eric bana nın oynadığı Nero karakteri çok asil bi kötü sadece intikam almak istiyo ama bunların arkasında boş bi neden yok çocukken babasının ilgisizliğinden intikam istemiyo adam gezegeni yok olan ki yok olmasının sebebini de öğreniyoruz son derece mantıklı intikam istemesi yani senaryo bakımından enterprise tayfasına o kadar çok önem veriliyoki nero bunların yanında sadece hani ilk film için hazırlanan önemsiz bir kötü karaktermiş gibi kalıyo ama sanırım başta türlüsüde olamazdı çünkü kaç yıl geçmiş yeniden yapıyosun seriyi canlandırıyosun kurban verilmesi gerek bazı şeyler için nero bundan nasibini almış malesef ama eric bana harika oynamış.
Mutlaka izleyin pişman olmiycaksınız.
Bu arada asturquemandele yazın çok güzel olmuş benim söylemek istediğim bi çok şeyi zaten söylemişsin bende kendi yorumumu yaziyim dedim :D eline emeğine sağlık. |
|
13 May 2009 21:08 |
|
 |
teşekkürler evvela,
aslında bir yandan da hak veremiyor değilim, filmi uzatıp sıkma riski de doğabilirdi ki,
yine de filmi uzatıp bu şeye düşmektense zaten üzerinde fazla yürüyemedikleri tüm mürettabata abanmaları haliyle daha akıllıca - olması gereken - bir seçim olmuş. |
|
13 May 2009 22:17 |
|
 |
Kirk'in ebesinin manga gözleri ve filmdeki She-Hulk cameosu (!) gözümden kaçmadı. Star Trek demişken, orijinal Kirk maskesinin Halloween filminde Michael Myers için kullanıldığını da söyleyelim. Yoda ile Spock'u bir araya getiren kısa filmcilere de ödül dağıtıyoruz bu arada. O değil de, Star Wars'un Sith'lerle dolu karizmatik kötülerine karşın bu evrende bula bula madenci bulmuşlar ya, ben başka bir şey demiyorum. O gemiyi gördükçe dev ekranda Alien izleyesim geldi. Yenisini çekseler de izlesek. Alien ırkının öncesini anlatan bir yapım da, şu prequel furyasında, hiç fena olmazdı doğrusu. Hatta, iyi bir senaryoyla, en iyisi olacağına bahse girerim.
Bu filme dönersek, sapasağlam bir ilk yarı, Nimoy ve müzik haricinde düşüşe geçen bir ikinci yarı izledim ben. Simon Pegg mizahından payıma düşeni almadım, gayet gereksiz espriler ve bir tüp sahnesi vardı. Hollywood mizahından günbegün soğuyorum, öncesinde fragmanı gösterilen Ben Stiller'lı ucuz müze filminin de bu yönden aşağı kalır yanı yoktu. Hollywood'da romantik komediye evet, komediye hayır.
Yazıya özellikle Bana'nın ve filmin kötü kontenjanının zayıflığı açısından katılıyorum. Batman, Spider-man, X-Men gibi kötü adama doyan serilerden ziyade bu yönü zayıf Superman, Iron Man gibi çizgi romanları hatırlatıyor Star Trek. Koca bir evren yaratıyorsunuz ama içinde bu ekibe ve zekaya denk kötüler oluşturamıyorsunuz. Felsefe bir yere kadar. Filmi izlenir kılan kötü karakterdir. Seri başarıyla yoluna devam eder ama Abrams ve ekibi yenilik yapmak istiyorsa, buna gücü dengelemek adına, sağlam kötülerle başlamalılar. Khan'ın 2. filmde (Bardem öneriliyormuş) yer alabilitesinden bahsedilmişti, eğer Kirk'le mazilerine yoğunlaşılacaksa güzel, aksi halde yenilik getirmeyen bu hamle de tekrardan öteye gitmez.
Her şeye rağmen, yeni bir seri için güzel başlangıç. Umarım bu ekiple dizi formatından uzak durulur ve beyaz perde maceralarına yoğunlaşılır. Kastingde en çok Doktor karakterini tuttuğumu da son söz olarak ekleyeyim. |
|
14 May 2009 02:58 |
|
 |
aslında ilk yazıda, filmin kalitesi, kötü adamın kalitesi ile ölçülür düsturunu yazmıştım, ancak, kötülüğün burada birebir savaş ortamı oluşturmak yerine, geminin oluşumundaki arka plan olarak kullanıldığıı düşünmem nedeniyle vazgeçtim. keza bu nedenle de zayıf kalmış absürd maden gemisi ile Nero.
anlaşılan gelecekte gezegene inmeden gökten matkapla oyarak maden çıkartılıyor. ama bak tipsiz nostromo dedim ama, o da maden taşıyordu ve bunun kadar da tipsiz değildi.
ayrıca nostromo demişken, scott alien için olumlu konuşmuştu, hadi hayırlısı...
o işte, alayını top eder. hatta enreprise da alien macerası... vuvssss... |
|
14 May 2009 20:58 |
|
 |
izleyemedim, sınavdı testti derken yetişemedim. hay kafama...  |
|
10 Haziran 2009 21:53 |
|
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator 2 judgment day, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldanaTüm etiketler
|
Şifremi Unuttum?