Takvim
| « May 2012 » |
|---|
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | | 28 | 29 | 30 | 31 | |
|
Gustavo Montesano - Flamenco Fantasy
Modern klasik müzik yorumları içinde Gustavo Montesano'nun Royal Philharmonic Orchestra ile birlikte kaydettiği Flamenco Fantasy'den bahsetmemek olmaz. 2001 çıkışlı bu albümde Albinoni'den Pachelbel'e, Bach'tan Vivaldi'ye, Mendelssohn'dan Ravel'e, Schubert'ten Beethoven ve Mozart'a, flamenko ile klasik müziğin oldukça başarılı sentezleri verilmişti.Tango Serenata (Serenade, Schubert) ve Fandango for Elise (Für Elise, Beethoven) yorumlarını özellikle başarılı bulduğum bu albümden Moonlight Rumba (Piano Sonata no. 14 "Moonlight" mvt. 2 Adagio sostenuto)ve klibini yazının devamında izleyebilirsiniz.
Benzer haberler:
 |
şimdi flamenko ile başka bir müzik işte tam böyle sentezlenir diyesim geldi gustavo abimizi görünce.
en başarılısı tangos formunda albinoni, en ilginci rhumba formunda moonlight sonata adagio sostuneto (sıkıysa presto agitato'yu çalsın), bir de insanı gülümseten ödülü, beethoven für elise yi fandangos formunda fandangos para elise adıyla yorumladığı esere gidiyor.
gustavo montesano, sıradan bir gitarist, hatta iyi bir flamenko icracısı da değil, ancak bu düzenlemeler işin mutfağında bir dahinin bulunduğunu gösteriyor.
seçilen eserler ise tanınan eserler olarak göze çarpıyor her klasik müzik aranjesi projelerde olduğu gibi.
albüm flamenko tarafı daha zayıf ancak çok orjinal bir hava taşıyor.
yani doğru bir seçimle bir gitar tanrısı olarak başlık almamış burada... hele konu flamenko olunca zeus, apollon, poseidon üçlüsü olan paco, vicente, tomatito arasına değil girmek, olimpos un dibinden yürüyemez. |
|
2 Haziran 2009 08:45 |
|
 |
Tomatito'nun Michel Camilo ile ödüllü albümünde Aranjuez yorumları vardı, klibi olsa koyardık. İşinin uzmanı birinden yorumlar duymak ayrı bir keyif, eleştirinde haklısın. "Gitar tanrısı" tabirini Clapton, Hendrix, Van Halen gibi adamlar için kullanmak lazım aslında, doğru; benim kıstasım notayı doğru basaraktan klasik müzik yorumlayan profesyonel gitaristler olmalarıydı. Bu bağlamda senden ayrılıyorum: iflah olmaz bir cover ve türlü versiyonlar arşivcisi olaraktan, iyi bir müzisyenin, eğer yetenekli ise ve besteleri şaheser niteliğine de ulaşmıyorsa, rüştü ispatlanmış eserleri, özellikle de klasik müzik eserlerini yorumlamasını beklerim; yoksa yeteneğinden tekniğinden bana ne fayda. Montesano'nun kendi bestelerini bilmem, Uli'nin Hendrix çeşitlemelerinden iğrenirim (Steve Ray Vaughan'dan ders almalı). Ama gel gör ki adamlar klasik eserlere yeni boyutlar kazandırıyorlar. Klipleri olduğu için bunları seçtim, yoksa daha yüzlerce isim, onlarca enstruman yorumu var, a cappelladan marimbaya kadar. Son kertede electro gitar vs. klasik gitar karşılaştırması yapmadan evvel klasik müzikle ne kadar entegreyiz, işin sadece gitar kısmına mı bakıyoruz onu sorgulamak lazım. Van Cliburn, Vladimir Horowitz, Glenn Gould, Andrea Lucchesini gibi piyano virtüözleri ne kadar gerekliyse, "salon müziği" saygnlığından uzak rock formunun klasikle entegre olmasını sağlayan -Montesano dışındaki- bu adamlar da, bu kesişim noktasında o kadar gerekli. Yazık ki bir Malmsteen'dir aldı başını gidiyor. Bu işi yapan çok adam var aslında, klip görselliği olmaksızın site konsepti içine dahil edersem çok dağılacağından tümüne girmeyeceğim. Albinoni adagio'ya gelince, Bernd Steidl'in akustiğinden dinlenmesini tavsiye ederim. Oliver Stone imzalı The Doors biyografisinin sonunda, Morrison'un mezarının görüntüsü eşliğinde çaldığını, grubun da sözlü ve enstrumental olarak eseri yorumladığını, sinefiller için not düşelim. Malmsteen'in Icarus Dream Suite Op.4'te ana tema olarak bu eseri yorumladığını, yan temayı da Icarus Dream Fanfare ile çeşitleyip Concerto Suite for Electric Guitar and Orchestra albümünün girişine koyduğunu ayrıca ekleyelim. Malmsteen fanlarına da küçük bir test: Facing the Animal albümünün kapanış parçası Air on a Theme hangi bestecinin hangi eserinin neoklasik yorumudur? Barok ipucunu verelim ve sözü bitirelim.
Asturquemandele'ye not: Presto agitato'yu Glenn Gould'un piyanosundan dinle. Türk Marşı'nı ne denli yavaş tempoda çalmışsa bunu da o kadar hızlı çalmış. |
|
2 Haziran 2009 12:43 |
|
 |
tomatito teknikte paco'yu aşmıştır desem yalan olmaz.
iyi bir müzisyen-keza bestecilikten ziyade enstrumanist olmanın yolu zaten eskileri çalmasıdır -referans sayılanlar başta olmak üzere.
ondan sonra beste veya bu tarz aranjeler işin içine girer. orası da apayrı bir olay. gustavo üzerinden gidersem, evet enstrumanistliği çok iyi değil, ancak düzenleme işi çok çok başarılı. enstrumanist olarak değil, müzisyen olarak çok başarılı. bizim tabirle temiz çalmış kısaca.
zaten hem besteci, hem virtüöz olursanız olay o noktada kopuyor. belki de tarihteki en büyük örneği paganini olan müzisyen tipinden bahsediyoruz.
ben ilgilendiğim tarz nedeniyle gerçekten işin elektrikli kısmından bihaberim. tamam abartı oldu, çoğunu bilir lakin detaylı olarak deşemediğim için geri kalırım.
ancak bu demek değil ki karşı olayım. tenekeye elektrik verip bach çalın, napıyor bu zırzop diyemem.
klasik müziği kalıplar içerisine sokmak genel bir kabuldür ve otorite denen kişileri ikiye böler.
kökeni klasik olanların çok cesaret edemediği bu işler çoğunlukla farklı kökten gelenlerle vücut buluyor.
bu bağlamda klasik müzik sürecinden de geçmiş biri olarak, özellikle de flamenko ve jazz entegrasyonu üzerinde yıllarca çalışan biri olarak, diyebileceğim şey, herhangi bir kurum kültürü, bir ekol veya okullu olmadığım için özellikle klasik müzikte bu tarz kurallar çerçevesi duvarından muaf idim.
bir chaconne (bwv1004) keman eseri olsa da klasik gitarda andres segovia'dan hatta california guitar trio'dan dinleyip gayet beğenebiliyorum.
onun üçündür ki, olay gitar içerisinde tür karşılaştırmasından ziyade, en iyi bildiğim alan üzerinde konuşmak oluyor. yoksa pop tabirle bu tarz bir "versus" yapmak baştan saçmalamaya kırmızı halıda yürümesi için yaldızlı davet göndermek oluyor.
ha olaya enstrumanın fizik yapısı müziği ne ölçüde etkiler gibi bir bakış açısıyla yaklaşmıyorsak ki yaklaşmıyoruz zaten.
presto agitato'yu en güzel idil biret'in de hocası olan wilhelm kempff 'den dinlemeyi her zaman tercih etmişimdir.
bir not daha, durun yahu çekeyim bir video da gözünüz gitar tanrısı görsün azizim.(çok iddialı oldu galiba - çarpılmadan ben tüyeyim)
|
|
2 Haziran 2009 13:05 |
|
 |
Çek bir video da kualklarımızın pası silinsin Sir. Virtüöziteye gelince; hem besteci hem virtüöz sıfatını Paganini'ye has bırakmayalım: Piyano üstatları Chopin, Liszt, Rahmaninov, Rubinstein; hatta günümüzden hem gitarist hem piyanist Tony MacAlpine gibi virtüözleri de onurlandıralım. Bir on sene evvel Beethoven, Mozart'ın önünde, tüm zamanların en iyi bestecisi sayılabilirken, bugün ibre gönüllerin veliahtı (neyin veliahtıysa, sıktım!) Chopin'den yana duruyor. ™ piyano üzerine eserler vermiş olmasına ve tüm Rus direnişine (Çaykovski, Shine destekli Rahmaninov) rağmen Polonyalı bu on yılda feci atağa geçmiş durumda. Atak derken elbette paraşütlü jetonlardan bahsediyoruz, Truffaut söyleşisine kadar Hitchcock'un kıymetinin bilinmemesi gibi. Elbette Bach taraftarları, Beşiktaş seyircisi gibi, ne artan ne azalan kemikleşmiş kitlesiyle, kendi çapında takılmaya devam ediyor.
Sinema açısından bakarsak, maalesef ne Chopin ne Liszt ne Çaykovski ne de Beethoven üzerine yapılan filmler bir Amadeus'un kalitesine ulaşamadı. David Helfgott merkezinde yol almasına karşın Shine'nin Rahmaninov'a kattıklarını bu bağlamda ayrı değerlendirmek gerekir. Immortal Beloved'in de en azından müzikal açıdan (Moonlight bir yana, Pathetique Sonata: adagio cantabile) olumlu katkılar yaptığını düşünüyorum.
Aynı şekilde, sinema açısından da bu kısırlık geçerli: Chaplin üzerine kotarılmış Attenborough yapıtı, birkaç referans dışında, maalesef çok da başarılı değildi. Önümüzdeki yıllarda Hitchcock yahut Brando üzerine de biyografiler çekilecektir. Bu alanda da herhalde en başarılı film, "en başarısız yönetmen" sıfatını taşıyan Ed Wood'un Tim Burton imzalı biyografisiydi. Gerçekler değil, anlatılanlar ve anlatım biçimi önemli maalesef sinemada, bu yüzden, Hitchcock'un Ingrid Bergman için dediği gibi; büyük bir isme oynayarak küçük bir film yapmaktansa küçük bir adamdan büyük bir şaheser çıkarılabilir. Bakalım önümüzdeki yıllar ne getirecek? Scorsese? Sinatra? Bekleyip görelim. |
|
2 Haziran 2009 13:44 |
|
 |
tabii ki paganini ye bırakmıyoruz, ancak o tartışmaz kusursuz bir örnek teşkil ediyor. onun kemana kattığını, kendi enstrumanına katan başka bir müzisyen bilmiyorum.
gerçi kemikleşmiş dense de ki doğrudur bir bakıma, bir j s bach, henüz ortada piyano yokken iyi düzenlenmiş klavye için 24 eser yazdığında, olmayan bir aletin öngörüsünde bulunmuş ve bir gün yapılacağını düşünmüştü. bach zamansız bir müzisyen ve de virtüözdür zaten.
bach ayrıdır, onu tamamıyla kendi evreninde değerlendirmek gerekiyor, çift yönlü ayna derler zaten.
chopin evet, ibre cidden bir dönem sonra ona kaymaya başladı, üstelik chopin klasik gitar yorumlarına diğerlerinden daha açık duruyor.. bu da işin ben yönüydü.
sinemaya gelince katılmamak mümkün değil tabii, amadeus ayarı bir film zaten zor.
ancak birinin film müziklerinde artık moonlight tan bizi kurtarması lazım. bir müddet sonra ters tepiyor benim bünyemde. adam gibi bir tempest duyamıyorum filmlerde. |
|
2 Haziran 2009 13:54 |
|
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator 2 judgment day, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldanaTüm etiketler
|
Şifremi Unuttum?