Takvim
| « May 2012 » |
|---|
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | | 28 | 29 | 30 | 31 | |
|
Akademi Saçmaladı: En İyi Filme 10 Aday
Geçtiğimiz yıl The Dark Knight başta olmak üzere pek çok başarılı yapımı harcayan ve eli boş döneceği adaylıklarla donattığı Benjamin Button'u "kalıplaşmış normları uyarınca" kayıran Akademi, on yılda bir gelecek, kalite bolluğu yaşanan bu dönemden sonra, En İyi Film adaylıklarını önümüzdeki sene için, 67 yıldan sonra yeniden, 10 rakamına çıkarmaya karar verdi. Açıklama Akademi başkanı Sid Ganis'ten geldi. Kendilerine "tren kaçtı" diyor ve geçmiş olsun diliyoruz.
Benzer haberler:
 |
üslup tam oturmuş habere  bağımsızları kaçırmasalar bari ... |
|
24 Haziran 2009 23:25 |
|
 |
The Wrestler, Let the Right One In, Gomorra; daha niceleri; bunları harcamadan evvel yapsalardı Nixon ve Benjamin gibi "her devrin yapımı" filmleri ikame etmeden önce. 1939 yılında değiliz, bu kararı almaları gayet komik, başyapıt üretilmiyor artık Hollywood'da. En son 1994'te görmüştük, Shawshank, Quiz Show ve Pulp Fiction varken Forrest Gump'u ödüllendirmişlerdi...
Ha, ne olur, normal sistemde adaylık bulamayan The Truman Show, The Usual Suspects gibi yapımlar bu 10'da yer bulur, Akademi de "doğru adaylar seçip yanlış kararlar vermek" düzenine devam eder. Geçtiğimiz yıl adayları da yanlıştı, tamamen berbat ettiler. Bu kararın hemen ardından alınması, eminim, birçok sinemasever için küfür etkisi yaratmıştır. Yılı yarıladık ve Harry Potter, Twilight gibi serilerin gırla gittiği yılda 10 adaylık çıkacağı açıklanıyor. Gerçekten yazık. Sürekli değişen F1 kurallarına çevirecekler kendi sistemlerini de, saygınlığın tepetaklak olması yakındır. Altın dönem biteli çok oldu, kendi eliyle rezilliğe prim verecek Akademi, "1 yılda 10 film çıkaramamanın" ayıbını bol keseden yaşayacaklar, şimdiden yazıyorum. |
|
24 Haziran 2009 23:33 |
|
 |
The Dark Knight'ın aday olmadığını duyduğumda çok üzülmüştüm. Hele The Readers'ın aday olduğunu gördüğümde de çok kızmıştım. Doubt, The Dark Knight ve WALL-E gibi şaheseler dururken, gidip ödülü de Slumdog Millionaire gibi dandik bir filme verdiler. O filmin neresi 6 Akademi Ödülü'ne layıktı yahu. |
|
24 Haziran 2009 23:36 |
|
 |
Slumdog için yanlış açıdan bakıyorsun. Aday olmayan filmleri de düşünüp "bu nasıl 8 Oscar alır?" demeden önce, diğer 4 adayı gözünün önüne getirmeni tavsiye ederim. En iyi filmi alan zaten diğerlerini de toplacaktı, 1 ila 8 bu açıdan fark etmiyor. Onun almasına gelince, 8 Oscarı Benjamin toplasa için daha mı rahat ederdi, böyle düşün. Slumdog güzel bir filmdi, sinematografiyi bile TDK'nın elinden kapmış olması bunu değiştirmez.
Ha, şu var, The Matrix veya T2 gibi filmler teknik ödüllerle o yılın galibi filme nicelik açısından yetişmişlerdi, fakat burada "Film, Senaryo, Yönetmen" üçlüsünden uzaklaştırılıp 8 dalda aday olan bir film var. Hak ettiği ödülleri alsa idi, Cabaret/The Godfather oranında bir durum yaşanabilirdi ki, orada bile nitelik açısından bir denge söz konusu değildi. Hak edilmiş ödüllerin dahi galibe gitmesinin sebebi geçtiğimiz yıl için budur. Aksi halde "uzaklaştırma" kararının yanlışlığını kendi eliyle beyan etmiş olacaktı Akademi. Bu karar da aynı kapıya çıkıyor gene, değişen bir şey yok. |
|
24 Haziran 2009 23:44 |
|
 |
Doğru diyorsun ama "En son 1994'te görmüştük, Shawshank, Quiz Show ve Pulp Fiction varken Forrest Gump'u ödüllendirmişlerdi..." cümlene katılamayacağım. Bence Forrest Gump o yıl ödülü hak ediyordu ve yine bence sinema tarihinin en iyilerinden biri. Nedense insanlar ödülü Pulp Fiction'ın alması gerektiğini söylüyor ama Akademi'nin doğru karar verdiğini düşünüyorum. Sen farklı düşünüyor olabilirsin tabi. Sonuçta herkesin zevki farklı.
Bir de Slumdog'tan bahsederken 8 yerine 6 Oscar almış demişim yanlışlıkla.
|
|
25 Haziran 2009 10:16 |
|
 |
Ben Pulp Fiction almalı demedim. Shawshank varken bunu demem. Quiz Show o yılın en beğendiğim ikinci filmiydi. Pulp Fiction'u hiçbir zaman Reservoir Dogs'un önünde tutmadım. Forrest Gump'un bu üçlüyü geçebileceğini ise hiç mi hiç zannetmiyorum. Her anı ödül için kasan bir yapım, müziğine kadar. |
|
25 Haziran 2009 13:02 |
|
 |
Pulp Fiction o yıl Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'ye ulaşmıştı zaten. Akademi'nin de en azından, dediğin gibi adil bir dağılımla, diğer filmleri de ödüllendirmesi gerekirdi. Shawshank 7'de 0 çekti, Quiz Show da aynı şekilde ya da 1 ödül almıştı sanıyorum. Forrest Gump'un Amerikan değil de başka bir ülke değerlerini konu edinseydi aynı ödülleri toplayıp toplamayacağını kendimize soralım. Film değeri o zaman ortaya çıkar. Diğer filmler evrenseldir. Forrest Gump Amerikandır. Bu yönden bakarsak olay çözülür. |
|
25 Haziran 2009 13:26 |
|
 |
Forrest Gump Amerikan değerlerini konu alırken, Ucuz Roman'ın evrensel bir film olduğunu savunmak bana biraz ilginç geldi. Ucuz Roman'ın Amerikan olduğunu söylemiyorum ama evrensel olmadığını düşünüyorum. Ayrıca film, Kuzey Amerika'da 329,694,499 dolar hasılat yaparken, dünyanın geri kalanında 347,693,217 dolar (toplam: 677,387,716) hasılat yapmış. Pulp Fiction ise Kuzey Amerika'da 107,928,762 dolar, diğer bölgelerde 106,000,000 dolar (toplam:213,928,762 dolar) hasılat yapmış. Bu rakamlara bakarak hangisinin daha evrensel olduğunu anlamak mümkün diye düşünüyorum. Eğer gişe rakamlarının birşey ifade etmediğini düşünüyorsanız, birşey diyemem. |
|
27 Haziran 2009 18:29 |
|
 |
mevzuya balıklama dalmak istiyorum; pulp fiction izlediğim en iyi filmlerden biriydi, benim "en sevdiğim filmler" listemin beğenme kriterlerim göz önünde bulundurulduğunda diğer sinema hastalarına göre epey farklı olması ise gayet normal. bundan bize ne derseniz, bağlayıcı bir gelişme bölümü getirmek istiyorum bu paragrafa, yüksek müsaadenizle; pulp fiction, bilimum görüşleri tek noktada toplama ayrıcalığına sahip bir filmdir, "düşünce evrenselliği", ya da "düşünce beynelmilelliği", eğer uygun bir tabirse- deyim yerindeyse. yani seyircileri ikiye bölen bir sertlikten ziyade, çikolata kıvamında, beğenmeyenlerin izleyen kitlenin çok az bir paydasını oluşturduğu az sayıda filmlerden biridir. olayın psikolojik bölümünü didikledim sanırım, yani "somut" bir evrensellik olayından bahsetmedim. bu başlık altındaki hoş münakaşanın çok sertleşmeden ve konu dışına çıkılmadan devam etmesi, ya da tadında bırakılacaksa vaktinde tadında bırakılması dileğiyle...
not: aman yanlış anlaşılmasın, bir burnu büyük insan edasıyla değil, bir "sinemaestro okuru" sıfatıyla yazdım bu yorumu, bilginize... |
|
27 Haziran 2009 20:29 |
|
 |
Esmeralda: Senin ismin ne? - Butch. Esmeralda: Anlamı nedir? - Biz Amerikalıyız. İsimlerimizin anlamı yoktur. Hollywood'da her filmde Amerikan öğeler bulmak mümkün. Evvelce yazdıklarım '94 yılı için Quiz Show'u ve Shawhank Redemption'u öne çıkarmaktaydı. Pulp Fiction ile derdi olan ben değilim, bu polemiği benimle yaşamanız gereksiz. Hafiften bir "tartma" durumu da hissettim -ki kişilere zarar vermediği sürece hırs güzel bir şey. Üslup ve niyet çizgiyi geçmediği sürece problem yok. İlla kurcalanacaksa da bunun 15 yıllık filmlerle yapılmamasını rica ederim, sitenin vasfına hakaret oluyor. |
|
27 Haziran 2009 22:34 |
|
 |
Yok yahu ne polemiği. Öyle bir niyetim yok. Sadece Forrest Gump'ın biraz "ezildiğini" düşünüyorum. Mesela Empire dergisi, En İyi Film Akademi Ödülü'nü Almış En Kötü 10 Film listesinde Forrest Gump'ı görünce açıkçası üzüldüm. Filmi ilk önce 1999, 2003 ve 2007 yıllarıındaki En İyi 100 Film listelerine, 2008 yılındaki En İyi 500 Film listesine alıyorlar, gösterime girdiğinde yaptıkları eleştiride beş üzerinden beş yıldız veriyorlar, sonra da En İyi Film Akademi Ödülü'nü Almış En Kötü listesine alıyorlar. Biraz saçma. Birkaç yerde de Forrest Gump'ı neredeyse aşağılayan eleştiriler okuduktan sonra birkaç şey yazmak istedim hepsi. Ortada polemik falan yok yani. Ayrıca Pulp Fiction da beni sevdiğim filmlerden biridir. |
|
28 Haziran 2009 00:15 |
|
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator 2 judgment day, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldanaTüm etiketler
|
Şifremi Unuttum?