Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
Avatar: Bir Set Elemanından Sözler
Aslında bilgisayar başına ilk geçtiğimde amacım Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs ve RealD 3D tecrübesi üzerine bir yazı yazmaktı, hatta başlamıştım bile. Lakin içime bir kurt düştü, 3-4 gündür Avatar'ı takip etmemiştim ve bir bakınayım dedim. Daha evvel Amsterdam Cinema Expo'daki 24 dakikalık gösterim sonucu yayınlanan ve burada da tercümesi bulunan yorumları okumuş bir set çalışanından onlara bir karşılık gelmiş. Hemen Ice Age'i geri plana atıverdim.
Üzgünüm Sid! Seninle daha sonra ilgilenmem gerekecek, Ben Manny veya Diego değilim, kusura bakma! Önemli not: Yazının anlaşılır olması için, önceden okumamış olanlar varsa, Avatar'ın 24 dakikalık Amsterdam Cinema Expo gösterimi hakkındaki yorumlar, burada ve burada, hatta burada.
Bir not daha: Bazı yorumları kırpmak zorunda kaldım, sebebi ise internet sitelerine yapılmış yorumlara toplu bir cevap niteliği taşımasıydı.
Merhaba Avatar Fanları,
Los Angeles'ta dört yıldır "Avatar'da" çalışıyorum. Bu inanılmaz setten bir fotoğraf bile çekmemek için çok büyük bir direnç gösteriyorum.
Biliyorum, hayranları çok fazla şey görememekten yakınıyorlar, ancak ben çok etkilenmiş durumdayım. Burada binlerce set çalışanından (evet, binlerce), on yıldan uzun süredir ve herkesin cep telefonunda kamera bulunduğu zamana kadar gelen bir çalışmadan bahsediyoruz. Jim ve Avatar, bu insanların filme olabildiğince en iyi şekilde kendilerini adamaları için ilham verdi. Seyirci tarafından görülene dek, herhangi bir "spoiler", verilmemesi için büyük bir savaş veriliyor.
Buradaki bazı yorumları daha evvel yazpmıştım, ancak Amsterdam sonrası yenilerini de ekleyerek toparlamam gerektiğini düşündüm.
(Eski bir MoCap aşaması fotoğrafı hakkında) Motion Capture Aşamasının fotoğrafını bir süre önce ilk gördüğümde (zemin gri renkteydi), gizemli varlığın olduğu kısmı aradım ilk olarak, ancak bulamadım. Bizim bir dişi Na'vi modelimiz vardı, ama insan boyutlarındaydı ve Na'vi vücuduna uyması için bir mankenden yola çıkılarak yapılmıştı. Zaman zaman değişiklikler gösterdi. En sonunda, Yeni Zelanda'da aynı amaca hizmet için yapılmış olanı aklıma geldi. Ancak sahnenin en büyük gizemi hala sürüyordu.
Yeni Zelanda'dan gelen, gerçek boyutlarda ampsuitler vardı, tıpkı diğer set ve dekor parçaları gibi. Gerçekten inanılmazlardı. Jim'in bu filmdeki herşeyi işe yarayacak gibi duruyordu. Kollar ve bacaklara pozisyon verilebiliyor, hatta parmaklara bile. Bir "Action Figure", gibi değildi, kendi başına ayakta duramıyordu. Kaidesinde büyük bir çelik desteği vardı ve bilgisayar işlemi ile görüntüden çıkarılması gerekiyordu. Kokpit camı açılıyor ve kapanıyordu, ışıkları yanıp sönüyordu. Ampsuitleri kontrol eden aktörler kontrolleri öğrenmek için çok çaba sarfettiler, ancak hareketler çok gerçekçi ve çok iyiydi. Ampsuitlerin "hantal robot", görüntüsüne rağmen, kullanılmaları için mantıklı sebepler var. Şu an, ordu bunun gibi şeyleri geliştirmek için çalışıyor ve hala üstesinden gelmesi gereken çok şey var. Fonksiyonları ve güvenilirlikleri önemli, ayrıca onları kullanmanın büyük bütçelere malolma durumu da var. Hala B-52'ler ile uçuyor yarım yüzyıllık M-16'ları kullanıyoruz. Filmde kullandığımız silahlar, makineli tüfekler, hepsi ilerde üretilebilecek şeyler. Jim, filmdeki her çeşit mekanik öğe için makina mühendisliği gereklilikleri alanında çok kafa patlattı.
Diğerleri gibi, ben de Na'vileri Alien gibi görmek istiyorum. Ancak bir de gerçek var ki, Titanic filminin başarısının arkasında sadece geminin batışı değil, bir aşk hikayesinin batan bir gemide verilmesi yatıyordu. Aslında Avatar da bir aşk hikayesi, lakin gelecekte, bir yaratık dünyasında geçiyor. Seyirci, bir insan ile insan benzeri, kuyruklu ve mavi bir yaratığın aşkını kabul etmek zorunda. Bu durumda o yaratık insan güzelliğinin cezbedici yanlarına sahip oluyor.Diğer yandan, Titanic'tekinin aksine, Avatar'da hikaye görüntülerin ve dünyanın arkasında duruyor. CGI olarak yaratılan ve uçan yaratıklar olan Banshees, aslında ne oyunun görüntülerindeki gibi, ne de konsept çalışmalardakine benziyor. Tam bir hava akrobatları ve yakından çok çok daha görkemliler. Ve evet, Na'viler onları kullanıyor. Leonopteryx yakıştırmasından daha çok güvercin gibiler.
Pandora bitkilerine sıra gelince, her birinin ayrı karakteristikleri var. Gündüz renkleri pek değişken değil (hepsi yeşil değil tabii ki). Ancak gece sahnelerinde hepsi yaşayan ışıklar saçıyorlar. Gece sahneleri kesinlikle gündüz sahnelerini gölgede bırakıyor. Unutmamak gereken bir şey var ise, o da Avatar bir filmden çok daha fazlası. Bir mit, bir evren, bir masal. Bunun sonucu olarak haliyle modern bilimin açıklayamadığı öğeler de içeriyor. Bu demek değil ki Jim bilimi görmezlikten geldi. Uzay ile ilgili tüm konularda onun için çalışan NASA bilimadamları var. Unobitanium kullanıyor ve onu oda sıcaklığında süper iletken olarak gösterip ve bir fenomeni göz önüne koyuyor. Avatar'ı görsel ve spekteküler bir epik bilim kurgu yapan şey ise gerçekle çok iyi kurduğu temas. Warp Speed ve Hiperuzay kısayolları gibi kestirmeler kullanmıyor. Onun uzay gemileri ışık hızından daha düşük süratlerde ilerliyor, mürettebat uzun yıllar süren yolculuklar yapıyorlar ve bir yolculuğun 10 yıldan fazla sürdüğü bir lojistik ve izole bir sistemi var. Avatar'da seyirciyi gereksiz bir şekilde rahatsız edecek öğeler de yok. Bundan yüzyıllar sonra İngilizce bize şimdikinden daha anlaşılmaz gelebilecek şekilde evrim geçirebilir(veya yazılı kültür süreceğinden bu gerçekleşmez). Sonuçta bu filmde günümüz İngilizcesi var. Diğer yandan (Dört parmaklı) Na'viler kendi dillerini konuşuyorlar. Bir üniversitenin dilbilim profesörü tarafından oluşturulmuş bir dil. Çok inandırıcı çünkü yalnızca rasgele seslerden kurulmuş değil (klaatu barada nikto) ve kendine ait sentaks ve kelime kuralları olan bir dil. Ayrıca Na'vilerin gelişmiş bir düşünce sistemleri, müzikleri, kültürleri vb. var. Haliyle Avatar'ın bir salonda gösterimi 4 veya 5 saati alamayacağı için, senaryodan çıkarmalar, hatta senaryoya eklemeler yapmak zorunda kaldık. Birçok büyük sahne editör odasının yerlerine atıldı. Ancak hepsi harddisklerimizde duruyor ve günün birinde belki DVDlerde yayınlanabilir. Film ve oyunu arasında güçlü bir bağ var. Tahmin edebileceğiniz gibi, oyunun filmdeki detayları, CGI karakterlerin hareketlerini vermesi imkansız. Filmde saatlerce render yapılan bir sahnenin oynanması imkansız. Oyun ancak filmin ambiyansını kullanabiliyor. Yine de şu haliyle bile diğer oyunlardan bir Pandora Mili ilerde, lakin asla filmin yanına yaklaşabilecek görüntüler sunamıyor.
Yazar: asturquemandele | 5 Temmuz 2009 | Okunma: 770
Benzer haberler:
xander |
xander |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator 2 judgment day, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?