Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
-Yılışık Bir Aşkın Uzatmaları -
Kategori: Kült Ablası » Geniş Vizör | Haber ID: 2425 | Yazdır

alt


Leatherheads (2008)

Yıllardır bir sistemin (Hollywood stüdyolarında oyuncu – hem de epey meşhur) en ehemmiyetli uzuvlarından biri olarak George Clooney kuşkusuz iyi bir gözlemci olmasının semeresini yeni yeni toplamaya başlıyor… Şimdilik görünen o ki tecrübe ettiklerini yönetmen sıfatıyla da icraata geçirirken işinde muvaffak olmasını iyi biliyor… Aktör olarak onca seneden sonra, sisteme sızan bir casus misali yönetmenliğin püf noktaları maddelerinden oluşan kitabı da eline geçiren Clooney, genel geçer kabul gören her türlü formülü başarıyla uyguluyor eserlerinde. Aslında sağlam tahtaya bastığından emin olmak istiyor her şeyden evvel. Bu sebeple kendi sığ sularında başını belaya sokmadan özgürlüğünün tadını çıkarmayı yeğleyenlerden kendisi… Sinema bir ummansa okyanus hırçın ve cüretkâr, bizim balık ise her daim onu yutmak için bekleyen, kendinden büyükçe bir balığın varlığından haberdar. O yüzden kaybedeceklerini de göz önüne alıp, hiçbir varlığını riskin koynuna koymuyor… Filmlerini yaparken hiç deneme yanılma mevzularına girmeden sinemanın yazılı olmayan kurallarına uyarak başladığı işi nihayete erdiriyor. Yani Clooney’den seyircisini şaşırtacak şayanı dikkat bir anlatım beklemek pek akıl karı olmayacaktır…

Clooney’nin aktör fizyonomisinde geçirdiği deneyimlerinin ertesinde ait olduğu evreni ve sinema filmi yapımındaki gereksinimleri de iyi bilerek kotardığı, kendi halinde bir film görünümünde Leatherheads… Hollywood’un set platformlarında kullanılagelen kalıplaşmış yöntemlerin yine yerli yerinde tatbik edilmesiyle üstesinden gelinen film kimseleri şaşırtacak kadar afili bir dil kullanmasa da Leatherheads nazikçe seyircisini kıkırdatan, yüzüne bakılır bir film. Her ne kadar ilerleyen süreçle beraber gayriciddî tavrını yavaş yavaş yitirmiş olsa da film zamanlı zamansız nüktedanlığa soyunarak seyircisinin yüzünü güldürmesini biliyor. Filmin mizah yönünde görülen ivme kaybının en önemli sorumlusu da devreye giren sivri dilli muhabir Lexie Littleton (Zellweger) oluyor. Fakat bu romantik çatışmanın kurulmasında filmin hakkının verilmesi gereken yerler de var. Evet, metnin başından itibaren filmin cesur ya da özgün olamayışından dem vurmuş olsak da karakterler arasında oluşan tansiyon gerçekten iyi ayarlanmış, bir (ya da birden fazla) şekilde. Genellikle rom-kom’larda bir seven bir de rol yapan taraf (kimi zaman arkadaşlarıyla girdiği iddia uğruna, kimi zaman da bu filmde de gözlemlendiği gibi mesleki kariyeri uğruna) olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Dallanıp budaklanan senaryo ve bu gerçekliği müteakiben de kader çark değiştirir ve oyun oynayan oynadığının elinde oyuncağa dönüşür… Leatherheads de benzeri bir klişeyi kullanmış olsa da öncüllerinden biraz farklı bir yerde duruyor… Muhabir kızımız bu defa hem suçlu hem güçlü hem de şimdiye kadar gördüğümüz örneklere kıyasla yanlış adama âşık oluyor… Duygusal yakınlaşmalar bu ikizkenar aşk üçgeninde adamakıllı tasvir ediliyor mu? Hayır, fakat en azından filmin seyirciye tamamen tanıdık gelmesini engelliyor.

Sürekli imlediği ‘’kurallara’’ karşın filmin şahsi derdine karşı pasif kalması, sadece yakınarak kafa ütülemesi bir yana Leatherheads sit-com tadında gayet zekice yazılmış diyaloglara da sahip. Genellikle şakacı tavrını sahalarda gösterebilmiş olsa da Clooney aslında ne bir romantik film, ne komedi ne de spor filmi çekmiş bize sorarsanız… Belki ismini koymak için erken olabilir fakat tür bunalımından mustarip olması bile filmi izlenebilir olmaktan alıkoymuyor. Bir kere şansı hak ediyor mu? Ediyor…


Yazar: Deniz Akcadogan | 10 Temmuz 2009 | Okunma: 196 Bookmark and Share
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.