Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
Hellboy II: The Golden Army (2008)
![]() Bu sebeple filmin olmuş yanının dramatik yapısı değil aksine türünün gereklerinin bilincinde olan titiz bir çabanın meyvesi oluşu, alabildiğine fantastik, sınır tanımayan görsel detayları ve aksiyonunun da daha çetrefilli oluşu olarak sıralanabilir… Dolayısıyla da Altın Ordu’nun fantastik bir süper kahraman filmi olarak yerine getirmesi gereken olmazsa olmazlara ilâveten hayli cömert bir festival havasına büründüğünü de ileri sürebiliriz. Evet, yönetmen Guillermo del Toro bu kez istediği kasvetli / pastel görselliği filmdeki karakterlerinin ayağını kaydırma, kötünün gücüne kapılma gibi basit numaralarla olmasa da akıcı kurgusu ve Indiana Jones’tan ödünç aldığı amansız maceraperestliğiyle adeta yoktan var etmesini iyi biliyor. Sırf bu yüzden ilk filmden daha yetkin bir duruşu var Altın Ordu’nun. Her ne kadar bundan 4 sene önceki filmin açılış sekansındaki insanın kanını donduran fantastik savaş düzlemi kadar etkisinden kolayca sıyrılamayacak sahneler barındırmasa da Altın Ordu biraz daha başına buyruk oluşuyla kendinden umulmadık bir eksende ilerliyor. Kimilerince yersiz bulunan Nazi – Rus karakterlerin yerini bu defa var olmayan bir geçmişten gelen kurmaca karakterler dolduruyor. Ve durmaksızın üreyen beyinsiz yaratıklar (Sammael) yerine Hellboy bu defa biraz daha büyük oynayarak tanrıların işine el atıyor. Her defasında dünyanın sonunu getirecek bir piyon olarak Cehennem Çocuğu kötüye meyilli oluşuyla kendince gerilim elemanı yaratmaya çalışıyor, kimi vakit sevdiği kadın uğruna kimi vakit de çizgi dışı bir “yaratık” oluşunun bilinci uğruna… Zaman zaman ya da zamansız ama kesinlikle sinir bozucu olarak Hellboy’un dünyanın meşum yazgısına sebep olacak oluşunun hatırlatılmasına rağmen süper iblis her defasında doğru yolu bulmasına vesile olacak kudreti kırmızı teninin altında her ne hikmetse bulabiliyor. Bu noktada bir çikolataya ya da puroya tav olacak kadar çocuksu bir zihniyetin hakikatli kötüler karşısındaki sebatkâr tavrı da hayli ilginç ve bir o kadar da açıklanamaz haliyle. Filmin ana derdine daha detaylı yaklaşırsak Del Toro karşımıza son dönemlerde fena halde moda olmuş “bilgiç kötü” bir karakter çıkartıyor; Elf prensi Nuada… Bundan bir vakit evvellice özellikle süper kahraman filmlerinde tercih edilen tipler genellikle “sadist kötü” şeklindeydiler. Fakat Del Toro modaya ayak uydurarak filmin çatışmasına felsefi bir boyut katmak adına Prens Nuada’yı kendine has ideaları olan, insan olmadığınız müddetçe fikirlerinden rahatsızlık duymayacağınız bir karakter olarak betimliyor filminde… Aslında duyduğu kinin temelli bir gerekçesi olmaması tuhaf gelebilir fakat nihayetinde kendince bir ideası var ve bildiğini okumaya da kararlı bir karakter Prens Nuada. Belki de insanların minnet bilmezliği ve açgözlülüğü canını sıkan mevzular. Aynı dertten muzdarip olan Hellboy ile ortak bir paydada bulunmaları ise film için kesinlikle tehlike arz ediyor, daha doğrusu hikâyenin işleyişindeki hassasiyet için… Hellboy, Star Wars’takine benzer bir biçimde gücün karanlık tarafına geçme ikilemine de düşmekten geri durmuyor. Fakat takdir edersiniz ki Hellboy’un çelişkisi serinin önceki filmindeki gibi göstermelik ve yapay üstelik vakitsiz ve hükümsüz… Buna karşın filmin Star Wars ile dikkate değer bir benzerliği daha var ki bu bahsetmeye daha fazla değecek bir ayrıntı; Troll Marketi… Filmin ucubelerindeki rakamsal artışın en önemli müsebbiplerinden olan bu gizli yeraltı marketi tasarım olarak Star Wars IV’daki bar sahnesinin “evrenselliğiyle” fazlaca benzeşiyor. Gönül istiyor ki tüm film burada geçsin… Her şeye rağmen bu gudubet ve kahraman bolluğunun da faturasını birilerine kesmek lâzım elbette… Şöyle ki, kimi aksiyon sahnelerinde Hellboy sahneye fırlayıp kahramanı oynarken diğerlerinin ellerinin (gücünü düşünecek olursak özellikle Liz’inkilerin) armut toplamasını anlamak pek mümkün değil. Evet, Abe Sapien dövüşten anlamayan hassas ruhlu –belki biraz da korkakça- bir mutant olarak bu sahnelerde sabit kalabiliyor fakat bariz bir biçimde Cehennem Çocuğu’ndan üstün olan ötekilerin neden Hellboy’un dominantlığına boyun eğdiklerini anlamak da pek kolay iş değil. Bu da filmin ahengine çalınan bayat tatlı pelesenk, yut yutabilirsen… Yazar: Deniz Akcadogan | 10 Temmuz 2009 | Okunma: 242
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, meryl streep, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?