Anket
Takvim
«    Temmuz 2010    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Linkler

Faute à Fidel!, La (2006)
Kategori: Janr Filmleri » Tarihi/Biyografik | Haber ID: 2483 | Yazdır

alt

 

Piaget’nin bilişsel gelişim kuramına göre 2–7 yaş aralığına denk düşen İşlem-Öncesi dönemin tipik özellikleri arasında benmerkezci düşünce ve ortak (kolektif) monologdan bahsedilir. Costa-Gavras’nın kızı Julie Gavras’nın babasınınkilerden hiç de eksik kalır yanı olmayan bir seyirliğe mührünü bastığı bu ilk konulu filmi odak noktasına 9 yaşındaki Anna’nın somut işlemler dönemine geçişinde yüzleştiği zorlukları yerleştirerek Piaget’nin düşünüsü ile kusursuz bir bütünleşme tutturur.

 

Hayata dair pek çok kavramı öğrenmesi gereken Anna’nın benmerkezciliğinden kurtulup toplumsal dayanışmayı öğrenmesi sıra dışı bir arka plan eşliğinde gösterilir… Nükleer savaş, komünizm, faşizm gibi üzerinde bol duracak mefhumlar hakkında düşünmek, onları anlamlandırmak mecburiyetine düşecektir küçük kız. Kuşkusuz bu dönemde tanrı hakkında da bir bilince varması gerekmektedir. Fakat çocukluğun kapsama alanının çok uzağına düşen sorunlar onu yaşından beklenmedik bir olgunluk göstermeye mecbur kılacaktır. Komünizmi benimsemiş anne babasının tanrıdan uzaklaşmasının da inandığı tanrı hakkında kimi eksiklikler duymasına neden olacaktır… Tüm bu itiş kakış içinde de avuçlarında eriyen kardan adam misali çocukluğundan bihaber kalması belki de farkına varabileceği en son şey olacaktır…

 

Bir çocuğun bilinçsel gelişim periyodunda komünizm ya da faşizm gibi kavramları ahlakın ve sorumlulukların inşa edilmesinde kullanmak elbette tartışılır fakat neticeye zorlu yoldan ulaşmak uğruna da olsa en realist alternatif bu olmalı.

 

 Sonuç; hem sosyalizm hem de psikoloji gibi içinden çıkılması kolay kolay mümkün olmayan iki düşünce sistemini potasında zahmetsiz eriten, son günlerde zor bulunur filmlerden…

 



Yazar: Deniz Akcadogan | 31 Ağustos 2009 | Okunma: 555 Bookmark and Share
Benzer haberler:

Fidel'in Yüzünden'i sinemada izleme imkanı bulmuştum. İki yıl filan oluyor sanırım izleyeli. Ama hala Anna'nın yeni okulunda diğer çocuklarla el ele tutuşup onların arasına katıldığı sahne aklımda. Sanırım bu sahneyi de yazıda belirtildiği gibi benmerkezciliği bırakmanın bir göstergesi olarak ele alabiliriz. Film hakkında çok önemli bir noktaya değinen bir yazı olmuş :)
1 Eylül 2009 11:31 |

bu yazı üzerine filmin dvdsini aldım ve seyrettim. normalde bu tür yavaş ilerler gibi duran, deneysel yaftası yapıştırılan filmlerden hoşlanmam ama film başroldeki kızın oyunculuğu sayesinde bile kendini izlettiriyor. tipik kubrick oyuncusu gibi, bir saniye sonra ne yapacağını asla bilemiyorsunuz.
1 Eylül 2009 13:08 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.