Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
The Other Boleyn Girl (2008)
The Other Boleyn Girl, İngiliz yazar Philippa Gregory'nin kaleminden çıkma, 16. yüzyıl İngilteresi'ni anlatan tarihi bir roman. Bu romanın sinemaya ilk uyarlanışı alışıldığı üzere BBC elinden olmuş. 2003 yılında çekilen iki bölümlük dramada Mary rolünü Natascha McElhone oynarken, Anne Boleyn rolü Jodhi May'in olmuş. Bu yapımın senaristi Peter Morgan ve yönetmen koltuğunda Justin Chadwick ile girişilen 2008 uyarlamasında ise Natalie Portman, Scarlett Johansson, Eric Bana gibi isimleri görüyoruz.
Birbirine sevgiyle bağlı iki kardeşten Mary, ailesinin deyişiyle "düz ve sıradan" (daha çok edilgen) bir genç kızken, Anne ailesinin çıkarları doğrultusunda Kral'a yakınlaştırılabilecek olandır. Kraliçe'nin bir türlü erkek çocuk verememesi üzerine aile harekete geçer ve Kral 8. Henry'i Anne ile tanışması için davet eder. Çıktıkları avda Kral yaralanır; Anne gözden düşerken hasta yatağında göz koyduğu, halihazırda evli olan Mary, eşiyle birlikte saraya çağrılır. Anne bunu hazmedemez ve ailesi tarafından Fransa'ya gönderilir. Döndüğünde intikam almayı kafasına koymuş olan genç kadın, kendini, ailesini ve ülkesini bir felakete sürükleyecektir.
İlk yarısı, yukarıda anlatılan şekilde, fırtına gibi geçen ve zevkle seyredilen film, ikinci yarıda temposunu kaybediyor ve çift kutuplu bir savaş beklenirken dramatik olaylar birbiri ardına geliyor. Natalie Portman'a Star Wars evrenine uğramak yaramış olmalı ki, Goya's Ghost'tan sonra bir kez daha "şeytanla anlaşmış olmak"la suçlandığını görüyoruz (Anne Frank'tan Anne Boleyn'e). Mary'e lohusa yatağında attığı bakış (müzik o anda Across the Stars'a girecek gibi olur) Sith lordlarını aratmaz nitelikte. Scarlett Johansson'u "tertemiz" (özellikle alınmış kaşları!) karakterde, Jedi olgunluğunda görüyoruz. Amcayı da Palpatine yaptık mı kurgu tamamlanıyor ve aynı kalıpların başka başka filmlere uyarlanabileceğini esprili şekilde görebiliyoruz. Henry rolünde Eric Bana ölçülü performasıyla göz doldururken, Kraliçe rolünde Tesis'ten hatırladığımız Ana Torrent ve Boleyn'lerin anaları Lady Elizabeth'te Kristin Scott Thomas da filmin sürpriz oyuncuları arasında. Anne'den yadigar kızının adı da Elizabeth olacaktır, burada Cate Blanchett devreye giriyor ve konuyu kapatıyoruz.
Film, bütün olarak bakıldığında, dönemini anlatmaktan ziyade saray içindeki oyunlara, Boleyn ailesine ve Kral'ın ihtiraslarına odaklanmış, anlatmak istediği konuyu güzelce anlatan, kendini de izleten bir seyirlik olmuş. Çok fazla şey beklemeden izlemek, alacağınız keyfi arttıracaktır. Habil ile Kabil'i andırır şekilde başlayan kardeş ilişkileri, sevginin öfkeye galip gelmesi ve en büyük cezayı üçüncüleri olan erkek kardeşin çekmesi ile -daha önce de dediğim gibi- seyirciyi yanıltıyor ve belki de beklenen hikayeyi sunamadığı için bir burukluk yaratıyor. Gene de bu boş beklenti, Türk basınının deyişiyle "iki pornocu lezbiyenin hikayesi" olmaktan çok uzak (!) Scarlett Johansson'un yapım aşamasında olan filmi Mary Queen of Scots da kafaları karıştıran bir başka etken. Her iki filmde canlandırdığı karakterin adının Mary olması ve iki filmin de tarihsel drama olması, yeteri kadar bilgilendirilmemiş seyircinin kafasını karıştıracaktır. Johansson'un bu filmdeki rolünün Kraliçe olmaktan çok uzak (belki de yakın; faraway, so close!) olduğunu söyleyebiliriz. Ha, bu arada, önümüzdeki ay müzik albümü piyasaya çıkacak genç oyuncunun sesinin de güzel olduğunu bu filmde tecrübe edebilirsiniz.
Hep başyapıtları yazmaya alışmış bir bünye olarak orta seviyeli filmleri tanıtma amaçlı yazmaya alışamadığımı belirterek, filmin notunu son kertede 6/10 olarak veriyorum. Bir yarım puan da Quills'ten beri gördüğüm en gerilimli idam sahnesi için ekleyeyim. Boyunluğunu çözerek ölüme giden kişiyi merakınıza sevk ederek yazımı noktalıyorum. Yazar: Sinemaestro | 20 Nisan 2008 | Okunma: 1013
Benzer haberler:
SERPICO |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, meryl streep, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?