Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
Forbidden Planet (1956)
Forbidden Planet, sinemada bilimkurgu türünün zirvelerinden birini oluşturmuş ve türlü yenilikler getirmiş, derinlikli bir yapım. Shakespeare'in son dönem eseri The Tempest (Fırtına) esin alınarak oluşturulmuş film, ağır felsefesi kadar, sinemada ilk kez kullanılan kostüm ve efektleriyle de önemli bir yere sahip. Daha sonra Star Trek ve The Fly gibi yapımlarda göreceğimiz transportasyon (ışınlanma) veya uçan daire şeklindeki uzay aracı figürü ilk kez bu filmde kullanıldı. Filmin müzikleri de baştan aşağı elektronik tınılardan oluşuyor ve bu alanda, Anatomy of a Murder'in jazz konseptinde yaptığı gibi, bir devrim yaratmış. Louis ve Bebe Barron'un bestelediği müzikler, daha jenerikle birlikte sizi etkisi altına alıyor ve bu andan sonra filmde gördüğünüz hiçbir ayrıntıyı yadırgamıyorsunuz.
"21. yy.'ın son yıllarında erkek ve kadınlar, roketler sayesinde Ay'a indiler. M.S. 2200'de ise, güneş sisteminin diğer gezegenlerine ulaştılar. Üst uzaya sıçramanın keşfiyle birlikte ilk kez ışık hızına ulaşıldı ve bu yöntem sürekli olarak kullanılmaya başlandı. Böylece insanlık, uzayın derinliklerinin istilası ve kolonileştirilmesine başladı. Birleşmiş Gezegenler Kruvazörü C57-D, büyük bir yıldız sistemi olan Altair'in gezegenleriyle ilgili özel bir görev nedeniyle, Dünya'dan neredeyse bir yıldır ayrıydı." Bu sözlerle açılıyor film. 20 yıl önce Altair 4 (atmosferi neredeyse Dünya ile aynı olan) gezegenine iniş yapan Belerephon isimli uzay aracından sağ kalan bilim adamlarını aramak için görevlendirilmiş Kumandan Adams (Leslie Nielsen) ve ekibi, "aşağıdan" aldıkları sinyaller doğrultusunda Dr. Edward Morbius ile bağlantıya geçerler. Morbius (Walter Pidgeon) bir dilbilimcidir ve -daha sonra anlattığına göre- ekibinden sağ kalan tek kişidir. Mürettebata geri dönmelerini, inerlerse başlarına gelecek felaketten sorumlu olmayacağını söyler. Film boyunca süren ve Kumandan'ın tüm şüphelerini bir bir çürüten aklıselim tavrı, bilinen tüm klişelere ve kötü adam profillerine aykırıdır. Fakat gezegende tehdit yaratacak başka bir canlı da yoktur.
Morbius, film boyunca Krell isimli eski bir uygarlıktan bahseder. İnsandan çok daha gelişmiş bu canlılar, araçsız yolculuklar, kendi kendini şarj edebilen makineler ve "en aşağı modeliyle" her molekülü kopyalayabilen robotlar yaratmışlardır, Morbius çözümleyebildiği bu tek formülden Robby isimli sadık hizmetkarını oluşturur, güvenlik sistemi bile vardır Robby'nin: İnsanlara saldırması söylendiğinde -önceden verilen güvenli emirle- kafası karışır ve devreleri hasar görecek boyuta gelir. Yani robotun "kötü ellerde şeytan bir güç olma" olasılığı baştan yok olur. Fakat Morbius'un mürettebatını tek tek, her uzvu kopacak şekilde hunharca öldüren bir "varlık" mevcuttur, bir tek kendisi ve daha sonra doğal nedenlerden ölecek eşi zarar görmemiştir. Sonraki yıllarda da -gezegenle barışık olduğu için- rahatsız edilmemiştir Morbius: Bu noktada Lost'a gönderilmesi gereken feci referanslar var. Krell medeniyetinin her ayrıntısı ustalıkla işlenmiş: Hayal edilen nesneyi 3 boyutlu canlandıran bir alet (Star Wars) yanı sıra, bir de zeka ölçen aygıtı vardır Krell'in, ölümcül olabilecek bu aygıt, bir gecede zekasını iki katına yükseltmiştir Morbius'un, görünen o ki henüz bir yan etkisi yoktur. Burada da Cerebro ile Professor Xavier'i ve X-Men evrenini hatırlarız. Star Wars'a esin veren sadece bu değildir, gezegenin çift ay eşliğindeki muhteşem manzarası anlaşılan sadece C57-D ekibini büyülememiştir.
Kumandan ve ekibinin kafası yeteri kadar karışık değilmiş gibi, ergen çağda bir de kızı peydah olur Morbius'un: uzay kıyafeti olarak dizayn edilen (Helen Rose) mini eteğiyle (daha sonra Shakespeare kostümlerini andıracak bir tanrıça kılığına bürünür) Altaira (Anne Francis), insansı her duygudan yoksundur, genç erkekler kendisinden yararlanmak için yarışırlar. Aynı açgözlülüğü Robby üzerinde kullanan biri de vardır: Ekibin aşçısı, son kalan viskisini Robby'e kopyalattırarak 60 galonluk (480 şişe) bir zula yapar. Bu sırada ekip elemanları, aynı 20 yıl önceki gibi teker teker öldürülmeye başlar. Katil görünmezdir, devasa ayak izleri vardır ve nötron silahları onu durdurmaya yetmez. Morbius'un adamantium (X-Men evrenine dönüş) çelikten sığınağı bile canavarı durduramayacaktır.
Film, türe dair hemen her şeyi kullanarak saf bir bilimkurgu yapıtı olarak önümüzde duruyor fakat kötü uzaylılar, hatta herhangi bir uzaylı formu yok. Krell'i bir gecede yok eden şeyin ne olduğu sorusu, film boyunca önümüzde çözülmeyi duran bir bilmece olarak duruyor ve siz bilmeceyi çözmeye çalışırken, bir yandan, Morbius'un ağzından, "medeniyetin şaheserlerini" görüyor ve dinliyorsunuz. Kumandan ile Altaira'nın öpüştüğü sahnede, kızın etkisi altında bir kediden farksız olan kaplanın saldırıya geçmesiyle bu soru tetiklenir, Morbius kapalı kapılar ardında ne yapmaktadır? 20 yıl önce mürettebatın gezegenden ayrılmak isteği karşısında bir tek kendisinin kalmak istediğini ve bunun akabininde gemi kalkacakken buhara dönüştüğünü anlatır Morbius fakat suçluluk duymaz. Bu kendini beğenmiş bilim adamı, bir yerde tanrıcılık oynamakta ve Krell'in tüm mirasını kendisine saklamaktadır: İnsan elinde çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir fakat Morbius en güvenli eldir. Tanrısal bir güce sahip olsa dahi, insan formu bunu kaldırabilecek şekilde mi yaratılmıştır? Yoksa Morbius, kontrolünü sağlayamayacağı kadar büyük bir güç mü kazanmıştır?
Bugün için bir bilimkurgu yapıtından beklenmeyecek felsefi söylemlerle finali yapan film, Altaira'yı da alarak uzaklaşan C57-D ve gezegeni havaya uçurarak can veren Morbius ile sonlanır: "Alta, yaklaşık yarım milyon yıl sonra insan ırkı da Krell'in ulaştığı zafer ve felaket noktasına ulaşacaktır. Ve babanın ismi galakside bir fener gibi parlayacaktır. Bize neticede Tanrı olmadığımızı hatırlatacaktır."
Filmde kullanılan robot Robby, daha sonra onlarca yapımda kullanılmasının yanı sıra Robot Şöhretler Bulvarı'na da adını yazdırdı. Filmin hikayesiyse Marvel'in Dr. Doom ekseninde gelişen bir öyküsünde (Beyonder'in gücünü alır, id'inden çıkan canavarları yenmek için işbirliği yapar vs) konu edilmişti. Daha sonra Airplane ve Naked Weapon serisiyle komediye kayacak Leslie Nielsen ise, televizyondan geçtiği beyaz perdede ilk ciddi sınavlarından birinde, rolünün hakkını veriyor. Cyril Hume'un senaryolaştırıp Fred M. Wilcox'un filme çektiği öykü, daha sonra W.J. Stuart'ın kaleminden kitaplaştırılmış. Shakespeare'in Fırtına'sı ile kurulan bağlantı ise şu eşleşmeler ile cevaplandırılmış: Prospero-Morbius, Miranda-Altaira, Ariel (veya) Caliban-Robby the Robot, Caliban-Id'den gelen canavar, Stephano ve Trinculo-Aşçı, Gonzalo-Doktor Ostrow ve Sycorax-Krell (Wikipedia).
Sonuç olarak, Star Trek gibi klasiklere, Sunshine gibi yakın tarihli yapımlara, Lost gibi popüler bir diziye ilham vermiş Yasak Gezegen, bilimkurgu türünün en iyi örneklerinden biri olmaya ve seyirciyi şaşırtmaya devam ediyor. Eğer bu saydığım örneklere bayıldıysanız, Forbidden Planet'in öncü dünyasını keşfetmeniz ve bu sayede zekanızı yükseltmeniz şart. Elbette id'inize sahip çıkmanız koşulu ile... Kibirinden arınmış, bilinçli bir toplum görmek dileğiyle,
Yazar: Sinemaestro | 18 May 2008 | Okunma: 6007
Benzer haberler:
kusagami |
cagri |
cansu |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, meryl streep, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?