Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
Rio Bravo (1959)
Rio Bravo, Howard Hawks'ın B.H. McCampbell'in kısa romanından uyarladığı, 1959 tarihli, klasik olmuş bir western. Filmi özel kılan, daha sonra John Carpenter'a bile ilham verecek kadar ustalıkla işlenmiş gerilimli atmosferi ve bu atmosferin içine serpilmiş, görünüşte yararsız fakat filmde işlevsel duran yan karakterler. Bu bağlamda film, türler arasında geçiş sağlayan köprülerden biri olurken, kimi alt türlere kapı açarak yeni sinemacıları etkileyen bir yapım özelliği kazanıyor.
Film, iki buçuk saatlik süresine rağmen hiç vakit kaybetmiyor ve daha ilk sahnede, sarhoş (borachon) şerif yardımcısı "Dude" Dean Martin'in bara girişini, ona engel olmak isteyen şerif John T. Chance'i (John Wayne) ve bela arayan kanunsuz Joe Burdette (Claude Akins)'in cinayet işleyişini görürüz. Akabinde şerif ve yardımcısı Joe'yu tutuklar ve hapse atarlar. Fakat Joe'nun zengin ve nüfuzlu ağabeyi Nathan (John Russell), kardeşini oradan çıkarmakta kararlıdır ve bir ayyaş ve sakat bir ihtiyardan (Stumpy rolünde inci gibi döktüren Walter Brennan) başka desteği olmayan şerifin, altına girdiği baskı günden güne artacaktır. Elli dolarla başlayıp iki misline çıkan ücretlerle tutulmuş kiralık katiller, en başta şerifin eski dostu Pat Wheeler'i (Ward Bond) haklarlar. Wheeler'in yeni işe aldığı genç silahşör Colorado (Ricky Nelson), başta yardım etmek istemese de, bu olaydan sonra gruba katılacaktır. Kasabaya gelen genç ve güzel eski kumarbaz Feathers (Angie Dickinson) yanı sıra Meksikalı otel sahibi Carlos (Pedro Gonzalez Gonzalez) ve eşi Consuela Robante'nin de (Estelita Rodriguez) olaylara dahil olmasıyla film izlenirliğini artırır ve hemen hiç görünmeyen "düşman"ın yarattığı gerilim, vücut dili ve diyaloglarla ustaca verilerek, son ana dek temposunu korur.
Red Kit adıyla bizde de yayınlanmış Lucky Luke'ün ilk albümü Dick Digger's Gold Mine'a da esin olmuş yapım, daha sonra, önce Howard Hawks'ın elinden El Dorado (1967) ve Rio Lobo (1970), sonra da John Carpenter'in Hawks'a saygı duruşunda bulunduğu Assault on Precinct 13 (1976) ile farklı şekillerde yeniden uyarlanırken, en uç referansı korku külliyatının dönüm noktalarından Night of the Living Dead (1968)'e vereceğini herhalde hiç kimse tahmin etmiyordu. George A. Romero'nun zombi dörtlemesine kapı açan bu klasik film, bir kulübede mahsur kalıp zombilere karşı savaşan bir grup insanın gerilim dolu dakikalarını anlatıyor, "kara film" kalıbını başarıyla uygulamasıyla türe yeni bir soluk kazandırıyordu. Michael Jackson'un Thriller klibinin senaryosu da bu yapım üzerinedir.
Rio Bravo'nun başka yapımlara katkıları, elbette konusuyla sona ermiyor. Filmde "kuşatma şarkısı" olarak geçen, Dimitri Tiomkin'in bestelediği De Guella (deguello) trompet solosu, daha sonra ilk olarak John Wayne'in büyük bir reklam kampanyasıyla piyasaya sürdüğü The Alamo'da, sonrasında ise "bir benzerini yapması için çağrılan" Ennio Morricone tarafından Sergio Leone'nin "dolar üçlemesi"nin ilk ayağı A Fistful of Dollars'ta sample'ı ile kullanıldı. Kariyerinin henüz başlarında olan İtalyan besteci ile yönetmen daha sonra birçok filmde bir arada çalışacak, spaghetti western denen melez türü seyircinin yoğun ilgisiyle saygın bir mertebeye ulaştıracaklardı.
Filmin başrollerinde iki "şarkıcı"nın rol alması, bahsi geçmediğinde seyircinin farkına bile varmadığı bir ayrıntı iken, ihtiyar Stumpy rolünde -bir kere daha- oyunculuk dersi veren Walter Brennan'ın 3 Yardımcı Oyuncu Oscarı ile "karakter oyunculuğu"nun babası olduğunu söylemek, herhalde sıradan seyirciyi şaşırtacaktır. Daha sonra pek çok yürek yakacak Angie Dickinson da filmde cazibesi ve sağlam oyunuyla göz dolduruyor. John Wayne'i sığ politik görüşleri ve ölümünden sonra Bogart'ın dul karısı Lauren Bacall ile yaşadıklarından ötürü fazla sevmesem de, bu türe en çok emek vermiş oyunculardan olduğu ve onsuz bir Amerikan westerni izlemenin neredeyse imkansız olduğu bir gerçek. Neyse ki halefi Clint Eastwood, ülkede olup bitenlere onun kadar duyarsız değil.
Ricky Nelson'un gitarı ve Walter Brennan'ın mızıkasına Dean Martin'in vokaliyle eşlik ettiği My Rifle, My Pony & Me, aslında daha önce Red River (1948)'de kullanılmış Dimitri Tiomkin bestesinin yeni sözler yazılmış bir versiyonuydu. "Rat Pack" üyesi Martin'in gerçek hayatta da yoğun şekilde içtiğini (hangisi içmiyor ki) ve filmde buna eski bir aşkın neden olduğunu da hatırlamışken ekleyelim.
Filmin haleflerinden bahsetmişken, başlıca selefini de unutmamak gerek: High Noon (1952), evlilik arefesinde, emekli olmaya hazırlanan bir şerifin, onu öldürmek için kasabaya gelen düşmanlarının haberini alması ile gelişen, yine paralel bir konuyu ele alıyordu (Lee Van Cleef, figuranlardan biriydi). "Yalnız kovboy" imgesinin yoğun şekilde işlendiği bu filmi ti'ye alır şekilde, yukarıda sayılan tüm yan karakterlerin filme katkıda bulunması, Rio Bravo'yu ayrıksı kılan ve "geride duran karakterlerin ön plana çıkacağı" yeni bir furyayı başlatacak bir özellikti. Öyle ki, Reservoir Dogs ile beyaz perdeye yönetmen olarak merhaba diyen Quentin Tarantino'nun tüm zamanlar listesinde Rio Bravo'nun en tepede yer almasına şaşmamak gerek.
Western, klasik Amerikan sinemasının en iyi becerdiği, en eski film türlerinden biri. Sinemayı seviyorsanız, bu türe bir yerinden bulaşmış olmanız muhakkak. Kill Bill'lere, Star Wars'lara kadar ilham kaynağı olmuş bu türü saf ve gerçek başyapıtlarıyla izlemek istiyorsanız, Rio Bravo uğramanız gereken ilk duraklardan biri olacaktır. Bu büyük eseri tüm meraklılarına tavsiye ediyor, "Bravo"lar eşliğinde filmi noktalayacaklarını yüzde yüz garanti ediyoruz.
Yazar: Sinemaestro | 29 May 2008 | Okunma: 1094
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, meryl streep, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?