Seyir Defteri
Anket
Son Yorumlar
|
The Barber of Siberia (1998)
İzlenildiği zaman Nikita Mikhalkov' a hayran olmanıza sebep olacak bir başyapıt Sibirya Berberi (Sibirskiy Tsiryulnik)...Romantizm, drama, komedi gibi türleri bir arada seyirciyle buluşturan yapım, Mozart besteleriyle süslenerek sinema tarihinde klasikler arasına girmeyi başarmış bir film aynı zamanda. Julia Ormond, Oleg Menshikov ve Richard Harris gibi isimlerin rol aldığı filmde sürpriz olarak Nikita Mikhalkov' u da Czar Alexander III rolünde görüyoruz.
Filmin konusuna az da olsa değinmekte fayda var. Film baştan sona anlatılmaya kalkılırsa sayfalarca döküman ortaya çıkabilir ve ben bu filmin "anlatılmaz;yaşanır" tarzı bir film olduğunu düşünüyorum. Filmi, Mozart' ın yüceltildiği sahneler, Jane Callahan (Julia Ormond) ve André Tolstoi' nin (Oleg Menshikov) destansı aşkı, Douglas McCraken' ın (Richard Harris) dev ağaç kesme makinesini Ruslara pazarlamak adına yaptıkları, yarı gerçek yarı hikaye Çarlık Rusyası' ndaki yaşantının yansıtılması, Douniacha' nın (Anna Mikhalkova) André' ye karşı duyduğu imkansız aşk ve sonrasında yaşananlar şeklinde başlıklar halinde toparlayabiliriz. Ayrıca filmde "arkadaşlık" olgusunun ve bağlılığının coşkuyla anlatıldığı bir tren istasyonu sekansı var ki bu sekans duygu yoğunluğunu had safhada yaşamanıza sebep olacak.
Filmin Rusya için hazırlanmış olan tv versiyonu 275 dakika, sinemalarda sanırım 180 dakikalık versiyonu gösterime sunuldu. Oldukça uzun bir film; ancak filmin giriş ve gelişme bölümünde zaman, su gibi akıp gidiyor. Anlatımı, kurgusu ve seyirciler üzerinde bıraktığı etki mükemmel. Öyle ki filmin son yarım saati her ne kadar uzatılmış olsa da bu bölümü "olsun o kadarcık da" diyerek izlemenize sebep oluyor (İstisnalar kaideyi bozmaz). Sanırım yönetmen, filmin son yarım saatinde yaşananları psikolojik açıdan seyircilerin de hissetmesini istemiş olacak ki her şey en ince ayrıntıya kadar ekranlara yansıyor. Bu bölümü izlerken özellikle filmin esasında altı saat olduğu göz önünde bulundurulmalı diye düşünüyorum.
Filmde dikkat çeken iki karakter daha var. Bunlardan ilki jest ve mimikleriyle General Radlov rolünde izlediğimiz Aleksei Petrenko. General Radlov' un biraz saf ve tutkulu yapısının hikayenin gidişatıyla harmanlanarak sunumuyla beraber ortaya komik bir karakter çıkmış. Filmi her ne kadar drama türünde sınıflandırmış olsamda komedi türünü barındıran sahnelerinde Radlov' un rolü büyük (André ve arkadaşlarını yok saymamak kaydıyla tabii). Bir diğer dikkat çeken karakter ise Kaptan Mokin rolünde izlediğimiz Vladimir Ilyin. Öğrencilerini seven, koruyan, fedakar ve duygusal komutan; öğretmenliğin nasıl bir kavram olduğu konusunda adeta ders veriyor. Vladimir Ilyin, Mokin rolüyle Russian Guild of Film Critics tarafından en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne layık görülmüş. Nikita Mikhalkov' un bu film dışında başka bir filmini izlememiş olmama rağmen sırf The Barber of Siberia ile bile hayranlığımı kazandığını açık açık söyleyebileceğim bir yönetmen. Burnt by the Sun filmiyle almış olduğu Oscar da başarılı bir yönetmen olduğuna en büyük kanıt diye düşünüyorum. Mikhalkov, oscarlı filminden sonra The Barber of Siberia ile unutulmaz bir filmi daha hem yönetip hem oynayarak sinema tarihinde kendisine adından söz ettirecek bir yer açmış. Filmin isminin nerden geldiğinden bahsedecek olursak, filme bir insanın değil bir makinenin isim olduğunu görüyoruz. Yani Sibirya Berberi derken kastedilen, bilinen Seville Berberi' nde olduğu gibi bir insan değil, McCraken' ın buluşu olan ağaç kesme makinesi. Ancak filmde Seville Berberi ve Figaro' nun Düğünü ile alakalı sekanslar ve müziklerin olduğunu da belirtmem gerekir.
Yazar: whisper | 30 May 2008 | Okunma: 827
Benzer haberler:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
Login
Translate
Facebook
Etiket Bulutu
2007, 2008, 2009, al pacino, alfred hitchcock, alice in wonderland, alien, amy adams, angelina jolie, anne hathaway, avatar, batman, blake lively, brad pitt, cate blanchett, charlie chaplin, charlize theron, christian bale, christina hendricks, christopher nolan, clint eastwood, cosplay, dc comics, deniz akçadoğan, diane kruger, eleştiri, emmanuelle chriqui, fragman, gary oldman, gişe, gossip girl, hayden panettiere, heath ledger, inglourious basterds, iron man, iron man 2, james cameron, jessica alba, jessica biel, johnny depp, joker, kamera arkası, kate winslet, keira knightley, kristen stewart, kritik, kült ablası, kısa film, leighton meester, lost, marilyn monroe, marion cotillard, marlon brando, marvel, megan fox, meryl streep, mickey rourke, mila kunis, mischa barton, natalie portman, oscar 2009, parodi, penelope cruz, poster, poster art, quentin tarantino, ridley scott, robert de niro, robert downey jr, sam worthington, scarlett johansson, sinema, slumdog millionaire, soundtrack, spider-man, star trek, star wars, steven spielberg, superman, terminator salvation, the avengers, the curious case of benjamin button, the dark knight, the godfather, the godfather part 2, the incredible hulk, the spirit, the terminator, thor, tim burton, up, vanessa hudgens, vanity fair, video, video klip, wall-e, watchmen, web site, x-men origins wolverine, zoe saldana
Tüm etiketler Popüler
Arşiv
Reklam
|
Şifremi Unuttum?