Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Edward Scissorhands (1990)
Kategori: Janr Filmleri » Fantastik/Bilim-Kurgu | Haber ID: 54 | Yazdır

alt

 


Edward Scissorhands, Tim Burton'un, Beetle Juice ile başlayan çıkışının ardından, iki Batman filmi arasına sıkıştırdığı bir modern masal.. Fetiş oyuncusu Johnny Depp ile birlikteliğinin de ilk ürünü olan 1990 tarihli bu kült film, gotik öykülerle büyümüş bir çocuğun zihninde yapılanmış yeni bir Frankenstein uyarlaması adeta; korkutmuyor, absürd komediyle dramı yoğurup güldürüyor, bir yandan düşündürürken mesajını da veriyor.

Film, mekanik oyuncaklarla dolu bir malikanede, birbirinden şirin icatlarla açılış yazılarının paralel akışıyla başlar. Daha sonra Charlie and the Chocolate Factory (2005)'de de göreceğimiz bu sekanstan sonra, karlı bir Noel gecesi, bir çocuğun odasına konuk oluruz. Yatağının ucunda büyük annesi bir masal anlatmaktadır. Rivayete göre karın yağmasının sebebi, anlatacağı hikayedeki baş karakterdir. Yaşadıkları banliyönün ilerisinde yapılanmış şatoda yaşayan yaşlı bir mucit, pek çok icadıyla beraber bir insan da yaratmıştır, fakat yaratısını tamamlayamadan ölür; oğlanın adı Edward'dır ve elleri eksik kalmıştır. Bu tanıtıcı kısımdan sonra film başlar.

 

altalt

 

Dianne Wiest'in canlandırdığı Peg, Avon ürünleri satıcısı olarak evden eve dolaşmakta, tam bir "Desperate Housewives" grubu olan arkadaşlarından, birşey satamadan, eli boş dönmektedir. Arabasına binip evin yolunu tutacakken aynasından görünen şatoya bir uğramak ister, şato görkemli, bir o kadar kasvetlidir; bahçede özenle biçilmiş çimden heykellerin büyüsüne kapılan Peg, içeriye girdiğinde korkmuş, bir o kadar sevimli Edward'a rastlar, "babası" ölünce kimsesi kalmamış Edward, yıllarca şatoda yalnız başına yaşamıştır. Genç kadın, henüz hayata dair deneyimi olmayan ve "dışarının" kirli yaşantısından nasibini almamış Edward'ı yanına alarak banliyöye döner ve tüm aile birlikte yaşamaya başlar.

 

alt

 

Makastan elleriyle yemek yemeye, su içmeye, pijama giymeye uğraşmasını, sevimli yüzüyle mimikten mimiğe girmesini, biraz hüzün, biraz tebessümle izleriz Edward'ın: Johnny Depp'in bu filmdeki oyunculuğu inanılmazdır. Onca makyaj altında, sadece gözleriyle, birçok duyguyu aynı anda bize yaşatan Depp, seçici davranması ve sonradan külte dönüşecek filmlerde oynaması sebebiyle, birçok fanatik edinmiş, herhalde sinema tarihinin geniş kitlelerce "en sevilen" oyuncularından biri olmayı fazlasıyla hak etmiştir.

 

alt

 

Beetle Juice sonrası bu filmde de rol alır, Johnny Depp'in (benim de) o zamanki büyük aşkı Winona "Forever" Ryder, Edward'ın görür görmez aşık olacağı, evin kızı olarak. The Breakfast Club (1985)'daki dörtlünün en küçük üyesi Anthony Michael Hall da (Jim) Kim rolündeki Ryder'ın sevgilisidir. Edward'ın başını beladan belaya sokar. Alan Arkin de ailenin "sinirleri alınmışçasına" hiçbir olaya tepki vermeyen babasıdır, bir sahnede Edward'ın makastan ellerini yıkamaya kalkan oğlunu uyarır, "paslanmasını istemediğinden" garajdan yağı getirmesini söyler. Filmin sonlarında kalbi parçalanmış Edward, şatonun yolunu tutarken de, nereye gittiğini soran karısına "dansederek kapıdan çıktı gitti," der. Zaten filmde kimse Edward'ın "özrünü" tuhaf karşılamaz, harükulade olarak görürler, E.T. gibi kobay olarak kullanmaya kimsenin niyeti yoktur. Bahçıvanlık, hatta kuaförlük yapar, televizyona bile çıkar. Evler bile gerçek dışıdır, bilinçli bir şekilde, rengarenk. "Gerçek" banliyö karakterleri bu filmdedir, dedikoducu ve meraklı komşular Edward'ı keşfeder etmez sömürmeye başlarlar, bahçelerinden köpeklerine, saçlarından kişisel isteklerine kadar Edward'ı kullanırlar; Jim yüzünden hırsız damgası yediğindeyse ikiyüzlü şekilde hepsi sırt çevirir. Histerik ev kadını Joyce (Kathy Baker) bile, tecavüz etmeye kalktığı Edward'ı kendisine saldırmış gibi gösterir.

 

altalt

 

Tüm bu riya ve sahtelik içinde Edward, sadece Kim'in kalbini kazanmaya çalışır, buzdan kar yağdırırcasına yonttuğu heykelin altında kendinden geçerek danseden Kim'in görüntüsü, bu filmin "en güzel aşk sahneleri" literatürüne geçecek iki sahnesinden biridir. Bir diğerinde, geç de olsa oysa Edward'ın aşkına karşılık veren Kim, genç adamdan kendisine sarılmasını ister. Sonrasında gördüğümüz flashback'te, "babasının" getirdiği Noel hediyelerini görürüz, iki adet insan elidir, tamamlanmayan son kısımlarını yapacaktır. Fakat yaşlı adam oracıkta ölür, Edward da babasına son bir kez dokunmak ister ve elleri sadece kana bulanır. Bunu yapamayacağını söylemesi üzerine Kim, makastan elleri boynuna dolar ve başını Edward'ın omzuna yaslar. Genç aşıkların zamanı yoktur, Edward'ın kaçmaktan başka çaresi kalmamış, tüm saflığına ve temizliğine rağmen kirlenmiş bu çevrede, herkesin suçunu attığı günah keçisi olarak, artık istenmemektedir. Polisin ve Kim'in yardımıyla Edward şatoya geri döner. Aşıklar son bir kez buluşur ve ilk ve son kez olarak öpüşürler. Kim'in, şatonun girişine kadar gelmiş olan topluluğa Edward'ın öldüğünü söylemesiyle, herkes rutin hayatına kaldığı yerden devam etmeye başlar.

 

altalt

 

Masalın sonunda, büyük annenin Kim olduğunu öğreniriz. "Neden görmeye gitmiyorsun?" diyen torununa "beni genç halimle hatırlamasını istiyorum," der. "Hâlâ yaşadığını nereden biliyorsun?" demesi üzerine, yağan ilk karın Edward'la birlikte geldiğini, hâlâ yağıyorsa, Edward'ın oralarda bir yerde olduğunu işaret ettiğini söyler. Bilmediği, Edward'ın şatoda, sevdiği kadının karlar altında dans eden figürünü yaptığı, ve buzdan yonttuğu heykelden uçuşan karların, şatonun penceresinden banliyödeki evlere Noel hediyesi olarak uçuştuğu, rüzgârın üfürdüğü kristallerin, "makaseller"in aşkını mırıldandığıdır.

 

alt

 

Danny Elfman'ın muhteşem müziği, Tim Burton'un grotesk ve büyülü dünyası, Johnny Depp'in en masum, çocuksu hâli, sade, ama bir o kadar mükemmel bir makyaj ve onunla bütünleşmiş kostüm ("Todd" McFarlane figürlerinin maskot karakteri olmuştur) bu filmde bir araya gelmiş ve hem küçükler hem büyükler için tadından yenmez bir sine-masal ortaya çıkmış. Johnny'nin paytak yürüyüşünü, su yatağını patlatmasını, onu kendi yatağında yatar vaziyette görüp korkan Winona çığlığı basınca odadan çıkıp, üzerine bol pijamalarla hızlı adım yürümesini kahkahalarla seyretmek için bu film tekrar ve tekrar izlenmeli, her arşivin baş köşesine konulmalı. Hem farklı kulvarlarda, ortak projelerde sinema tarihine geçmiş bu üç değerli ismin buluştuğu ilk yapım olduğu için, hem de tüm bileşenlerin üstünde bir "sihir" barındıran o özel filmlerden biri olduğu için. [Ayrıca Ed Wood'da Bela Lugosi'ye bir saygı duruşunda bulunan Tim Burton'un, Wood'la Lugosi arasındaki ilişkiyi kavrama yetisini, bu filmde 50'lerin ünlü korku filmleri aktörü Vincent Price'la (mucit rolündedir) kurduğu bağ sayesinde kazandığını söyleyebiliriz. Michael Jackson'un Thriller şarkısındaki konuşmanın (ve sonraki ünlü kahkahanın) sahibi de olan bu yaşlı kurt, az göründüğü sahnelerde hâlâ etkisinden birşey kaybetmediğini göstermiş, filmin başında gözleri kapalı haliyle bile ürkütmeyi başarmıştır].

 

altalt

 

Ben de, kendi adıma, izlediğim 11 Tim Burton filmi içinde en özeli olmasına sebep olacak şekilde, "ELeCTrO Kickerhands" ismini Edward'dan esinlenerek aldığımı söylemeliyim. Sinemanın gerçekten tat verdiği, görsel, işitsel şölenler yaşattığı, içinizi ısıtan, kalbinizin bir köşesinde usulca yer edinen mütevazi, sımsıcak bir film Edward Scissorhands. Sevdiklerinizle, mümkünse sevgilinizle izleyin ve her kar yağdığında Edward'ın oralarda bir yerlerde olduğunu unutmayın.


ELeCTrO Scissorhands'ten Sevgilerle...

 

alt

 

 

ilgili linkler: imdb , wikipedia



Yazar: Sinemaestro | 1 Nisan 2007 | Okunma: 3303 Bookmark and Share
Benzer haberler:

modern bir Frankenstein uyarlaması gibi. sanırım bu karakteri Tim Burton lisedeyken çizmiş ve bu makas elli adam başına dert olmuş öğretmenleri onun hasta ruhlu bir çocuk olduğunu düşünmüş. Eğer hasta ruhlu olmak bu tarz bir karakter ve film yaratmaya imkan sağlıyorsa hasta ruhlu olmak o kadar da kötü bir şey olmamalı
18 Nisan 2008 14:03 |

Burton'ın dışlanmış; fakat saf ve temiz karakterlerinden biri olan edward, farklı bir masalın öznesi...Ağlatan bir masal...
9 Ekim 2008 11:56 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.