Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Superman Returns (2006)
Kategori: Janr Filmleri » Fantastik/Bilim-Kurgu | Haber ID: 56 | Yazdır

alt

 

 

Superman'e neden ihtiyacımız var? Çelik adam, Christopher Reeve'in deniz mavisi gözlerinde canlanalı nerdeyse 30 yıl olmuş. Kimler geçmedi ki bu süreçte: "Baba" Marlon Brando, "General" Terence Stamp, "Luthor" Gene Hackman, dünyalı baba Glenn Ford ve elbette kendisi gibi makus bir kader yaşayacak olan Lois, Margot Kidder. Çocukluğumun romantik kahramanlarından biriydi Superman: film başladığında sesini sonuna kadar açıp müziğini kasede kaydettiğim.. Videolara çekip defalarca izlediğim.. "Yalnızlık Kalesi"ni onunla paylaştığım... İleriki yıllarda Batman'le, Spiderman'le karşılaştık, okuduk, filmlerini izledik. Hiçbirini Superman'le karşılaştırmadık, çünkü onda bir büyü vardı, diğer kahramanlar gibi yokluktan gelip azmiyle, kayıplarının öfkesiyle kendini geliştirmemişti: Doğuştan farklıydı, güçleri nerdeyse sınırsızdı ve buraya ait değildi.


altaltalt

 

Peki ne anlatıyordu filmler? Açıkçası bilimkurgu öğeleri barındırsa da, Superman'in -bir süper yapım olarak- 1978 yılında başlayan serüvenleri, kendisini bu dünyaya adapte etme sürecini ve tek aşkı Lois'e süper güçleri olmaksızın kendini kabul ettirme çabalarını anlatıyordu. Arada eğlenceli Lex Luthor'u ve karizmatik General Zod ve ekibini izledik. İlk 2 film zaten efsanenin kalıcı olmasına yetti ve üçüncü-dördüncü filmler sadece Reeve'in hatrına izlenir oldu. Aradan geçen zamanda Reeve, düşen bir uçaktan mucizevi şekilde sağ kurtulmasının akabininde, bütünleştiği Superman'in tanrısal gücünün laneti misali, attan düşerek felç oldu ve hayal edilen devam filmi senaryoları onsuz yazılmak zorunda kaldı.

 

altalt

 

Superman Batman'e Karşı gibi saçma projelerin, Superman hayranı olduğu için role gönüllü olan Nicolas Cage gibi alakasız isimlerin ortalıkta dolaştığı yıllarda rafa kaldırılan yeni Superman serisi, Olağan Şüpheliler (The Usual Suspects) sonrası çektiği 2 X-Men filmiyle kalitesini ispatlayan Bryan Singer'in yönetmen koltuğuna oturmasıyla daha çekim aşamasında sinefilleri heyecanlandırmıştı. Yeni bir Superman bulundu, yeni kostümler tasarlandı ve Superman Returns, aylar öncesinden fragmanlarıyla görücüye çıktı. Eleştiriler, taze Superman Brandon Routh'un Christopher Reeve'in yerini tutmadığı yönündeydi. Kimsenin senaryoyu merak ettiği, Singer'e güvendiği yoktu, oysa Singer birlikte bir belgeselini de çektiği Superman'i bu filmle "başkalaşım"a uğratıyor ve cesur hamlelerle diğer filmlerde meyvesini yiyeceği temeller atıyordu. Filmi eleştirirken bütün olarak bakmalı, klişelere bile esprili yaklaşımıyla oturmuş bir efsaneye yenilikler getirmesine alkış tutmalı ve "hayal edebildiğiniz kadar varsınız" diyen sinemanın olmazsa olmaz kahramanlarından birine tekrar hayat bulması için ikinci bir şans vermeliyiz.


altalt


 

Superman Dönüyor, John Williams'ın artık Superman'le bütünleşmiş tema müziğinden Jor-El Marlon Brando'nun tiradına (annesini de bu filmde Brando'nun On The Waterfront'taki partneri Eva Marie Saint canlandırır), önceki serinin unutulmazlarını alarak yepyeni tatlar katıyor ve kendini yinelemekten kurtulup yepyeni bir Superman yaratıyor. Süper duyularını kullandığına (özellikle görme ve işitme), "güneşin oğlu" olarak uzaya çıkıp şarj olduğuna, yavaş çekimlerde -mükemmel görselliğin bir uzantısı- kırmızı pelerininin ve tüm sesleri duyabilmesinin karizmatikliğine şahit olduğumuz Superman, insan yönüyle de artık kıskanıyor, süper olmasına karşın sevdiği kadını elde etmekte aciz kalıyor, Kripton'u görmeye gidip 5 yıl yok olduğu sırada mahkemeye tanıklığa gitmeyerek Lex Luthor'un serbest kalmasına neden oluyor, üstelik bir de Luthor ve adamlarından acı bir şekilde dayak yiyor. Her zaman kurtardığı insanlık, bu sefer onun iyileşmesi için seferber oluyor. Sadece Amerika'nın değil tüm dünyanın kurtarıcılığına soyunuyor, bunu televizyon anonslarında ışık hızında kıtadan kıtaya ulaşıp "gündelik sorunlara" yardıma koştuğu haberlerinde görebiliyoruz. Fakat yine de insanlığın kanayan yaralarına merhem olduğu söylenemez, kalıcı sorunlar sözkonusu olduğunda insanlığı kaderiyle başbaşa bırakıyor.


altalt


Luthor'un söylediği bir söz de film içinde kahramanı eleştirir türden: "Tanrılar kırmızı pelerinleriyle ortalıkta dolaşan ve güçlerini insanlıkla paylaşmayan bencil yaratıklardır. Ben tanrı olmak istemiyorum, insanlara (Prometheus gibi) ateşi getirmek istiyorum. Ve de payıma düşeni." Luthor, Yalnızlık Kalesi'nden çaldığı kriptonitlerle yepyeni bir kıta yaratmayı ve "her daim insana lazım olan" toprağı satarak zengin olmayı hayal etmektedir. Milyarlarca insan ölecek ve kalanlar onun uzaylı teknolojisine boyun eğeceklerdir. Zeka, kası yener ve bu filmde Luthor hiç olmadığı kadar zekidir.


alt

 


Aradan geçen zamanda Lois Lane de "Dünyanın Superman'e Neden İhtiyacı Yok?" başlıklı yazısıyla Pulitzer ödülü kazanmıştır, habersiz çekip giden Superman'e o da öfkelidir, herkes gibi hayatına devam etmiş ve yeni bir ilişkiye başlamıştır [çocukluğunda Hulk gibi kilometrelerce zıpladığını gördüğümüz Superman, yavuklusunu Dracula'nın (Frank Langella - Perry White) yeğeni Cyclops'a (James Marsden - Richard) kaptırmıştır]. Büyüyüp maskeli bir katil olmayacağı kesin olan Jason adında bir de oğlu vardır. Çocuğun bir sahnede bir Clark'a, bir dev ekrandaki Superman'e bakması, onun bile aradaki benzerliği fark edişi, filmdeki güzel öz eleştirilerden biridir. Cep telefonuyla yine bir çocuğun fotoğrafladığı Superman'in aynı kalitede fotoğraflarını gazetede göremeyen Perry'nin Jimmy ve Lois'le beraber ofisindeki resimde gökyüzündeki küçük noktaya bakıp "Bu bir kuş, bir uçak, hayır bu bir?" repliği döktürmesi, yine efsaneye esprili bir saygı duruşudur. Jason piyano çalarken kötü adamın gelip eşlik etmesi, beraber bir melodi çıkarmaları, benim keyif aldığım sahnelerden biriydi.


alt


Filmin literatüre girecek bölümüyse, "Oğul baba olacak, baba da oğul" (The son becomes the father. And the father, the son) monoloğunun geçtiği sahnedir. İzleyenin tüylerini ürperten ve duygulu anlar yaşatan bu sahne, göçüp giden Brando ve Reeve'e de saygı duruşudur adeta, yeni bir dönem başlamış ve efsanenin önü artık tamamen açılmıştır. Yeni olasılıklar kapıda beklemekte ve izleyiciye heyecan vermektedir, umarım ki yapımcı şirket yönetmen ve oyuncu ekibinden vazgeçmez ve en azından birkaç filmde daha eski göz ağrılarımızdan birini anmanın mutluluğunu yaşarız.


altalt



Batman'de olduğu gibi Superman de yeni bir döneme başarıyla girmiş bulunmakta ve sanıyorum ki sırf bu 2 kahramanla yıllar yılı elinde tuttuğu bayrağı -tüm çabalarına rağmen- multi kahramanlı Marvel'e kaptırmayan DC Comics, çizgi roman uyarlamaları söz konusu olduğunda liderliğini daha uzun sure devam ettirecektir. Smallville ile televizyonda da başarılı bir grafik yakalayan ve Lex - Lionel Luthor ikilisi başta olmak üzere karakter zenginliğine kavuşan Superman serisi, Superman'in çizgi romanda öldürüldükten sonra (Doomsday) yaptığı ticari dönüşün kemikleşmiş hayran kitlesiyle zorunlu olduğunu ve sağlam senaryolar sayesinde kazandığı başarının kalıcı olduğunu dosta düşmana göstermiştir. Pulitzer'e gelince: Yeni yazısına "Dünyanın Superman'e neden ihtiyacı var?" başlığını atan Lois'e Perry'nin dediği gibi, "Pulitzer ödülleri Oscar ödülleri gibidir. Kimse ne için verildiğini hatırlamaz. Önemli olan almaktır." Ben de film öncesi ve sonrası eleştirileri kimsenin hatırlamayacağına ve önemli olanın filmden alınan keyif olduğuna inanıyorum. İyi ki döndün Superman. Yolun açık olsun!

alt

 

ilgili linkler: imdb , wikipedia



Sayfa 1-of-2 | Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Yazar: Sinemaestro | 29 Kasım 2006 | Okunma: 2057 Bookmark and Share
Benzer haberler:

superman efsanesi smallville de tukenmek uzereyken imdada yetisen film oldu returns. gerci christopher reeve den sonra kim gelse yadirganirdi ya, superman i tekrar gormek ozellikle benim icin harika oldu. iyi bir superman hayrani olarak oncelikle kiyafet bordo diye elestirildi, ben cok begendim. bordo asil gostermis superman i (:. kotu yani bence lois di. superman:doomsday animasyonunda bile harika cizilmis [ esmer, kara kas, kara goz] olan lois bu filmde citir kalmis, agirligini koyamamis. bi de fazlasiyla olgun olmus bence. lois dedigimiz zaman hasiri, haber atlatmak icin her numarayi yapan bir muhabir canlaniyor gozumuzde. ama bu filmde fazla olgun olmus. sanirim arada gecen zamanda lois buyumus, kabul edilebilir. ama yine de daha iyi bir aktris canlandirabilirdi bence. daha duz sacli, daha esmer (:

filmde en hosuma giden ise yillarin sorusunu, superman in gozune kursun gelirse nolur diye merak eden bizlerin merakini gidermis olmasi (:

superman serisini izledim. yok abi. olmuyor. yola koyulamiyor. clark in superman oldugu sanirim 3. filmde anlasiliyordu lois tarafindan. clark sakarlik yapip atese dusuyordu (: bu film zaman olarak nereye tekabul ediyor cozemedim onu.

bir de smallville deki efsaneye gelelim. smallville de clark kent amerikan futbolu oynarken bilerek duser. ailesi bilerek mi dustun diye sorunca \" hic dustugumu gordunuz mu?\" der. sana sesleniyorum ey clark, sen ki sakarliktan sakarliga kosmus adamsin. ne bu simdi?

smallville superman efsanesini bitiriyor. olay budur. ben boyle pisirik bir superman gormedim. ama returns oldu, ilac gibi oldu hemde.

yine de batman in asaleti yeter. superman de. yok ya. ikisinin de yeri ayri (:
21 Şubat 2008 04:31 |

Superman'in bu filmi sadece seyirciden değil bildiğim kadarıyla sinema çevrelerinden de eksi not aldı. her ne kadar çok popüler de olsa sanırım millet uzaydan gelen uçan bir yabancı tipi yadırgıyor. Buna karşın hem işlenişi hem konusu hem özellikleriyle insana ait olan Batman ne kadar ilgi çekiyor, olumlanıyor.
17 Ekim 2008 15:08 |

Sinemaestro nun en sevdiğim yazısı :-)



Ama maalesef temennileri gerçekleşmedi ve Man Of Steel rafa kalktı.
17 Ekim 2008 18:49 |

Superman bir süre daha görünmese de yokluğu pek canımı yakmaz :lol: Gökyüzündeki lolipop :roll:
17 Ekim 2008 19:05 |

Rafa kalkmadı proje, dikkatli takip etmemişsin.
http://www.sinemaestro.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1023&Itemid=35
17 Ekim 2008 19:22 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.