Anket
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Brandon Lee'nin Anısına...
Kategori: Media | Haber ID: 642 | Yazdır

alt

 

 

Pain and Retribution

 

İnsanoğlu varolduğundan beri kendisinden büyük güçlere ve gizeme merak salmış, bu nedenle beklenmedik şekilde can veren pek çok ünlüyü de hak edebileceğinden çok daha fazla, yaygın bir şöhrete ulaştırmıştır. Bunlar arasında, hâlâ ölmediğine inanılan Elvis Presley, ölümünün ardındaki sır perdesiyle James Dean ve aynı şekilde Natalie Wood, müzik dünyasından 27 lanetiyle Jimi Hendrix, Jim Morrison, Janis Joplin ve Kurt Cobain; siyaset dünyasından Kennedy kardeşler ve maalesef bir başka aile trajesidiyle Lee hanedanlığı yer alır.


Gerçek adı Lee Jun-Fan olan Bruce Lee (1940-1973), daha genç yaşta dövüş sanatlarındaki ustalığıyla dikkatleri çekti ve çeşitli turnuvalarda kazandığı şampiyonluklardan sonra kendisine Hollywood kapılarını açacak Çin filmlerinde rol almaya başladı. Lee, özellikle Jeet Kune Do adını verdiği melez dövüş stiliyle nam salmıştı. "Su gibi şekilsiz ol" felsefesiyle yola çıkan, doğaçlama dövüş sanatını filmlerine de yansıtan Lee, maalesef Hollywood yapımlarında istediği imkanlara kavuşamadı. Çekik gözlülerin sadece figuran olarak rol alabildiği bir dönemde yüzüne ancak maske takarak kahraman rollerine çıkabilen Lee, bu cefasının meyvelerini toplayamadan kısa ömründe miras bıraktığı bir avuç filmiyle göçüp gidecekti. Kung Fu dizisinin de hikayesini oluşturan Lee, başrolü David Carradine'e kaptırmış ve "Kill Bill" Carradine bu rolle şöhret olmuştur. Lee'nin en bilinen rolleriyse The Big Boss, Fist of Fury, Way of the Dragon, Enter the Dragon ve son filmi Game of Death idi. Zamanın tüm meşhurlarına hocalık etmiş Lee, filmlerinde Karem Abdul-Jabbar ve çeşitli sıkletlerde karate şampiyonluğu almış Chuck Norris gibi isimlere de yer verdi. Amerika'da Çin dövüş sanatlarını kendi bilgisi doğrultusunca öğrettiği için meslektaşlarıyla arası açılan Lee, düzenlenen bir müsabakada galip gelmesine karşın, sırtından aldığı bir darbeyle sakatlandı, mucizevi şekilde 1 yıldan kısa sürede iyileşip tekrar ayağa kalkan Lee, bir suikast sonucunda 33 yaşında hayatını kaybetti.

 

 

 

Believe in Angels

 

Geride bir kız (Shannon Lee, 1969) ve bir oğlan bırakan Lee'nin, her ikisi de oyunculuğu seçen çocuklarından Brandon (1965-1993) ucuz filmlerle başladığı kariyerine 1994 yılında Alex Proyas başyapıtı The Crow ile son vererek, A ligi aktörler arasına adını yazdırdı ve Matrix serisi için Neo karakterini oynamak üzere prensip anlaşmasına vardı. The Crow, Cadılar Bayramı'nda (Halloween) tecavüz edilen sevgilisiyle birlikte hunharca öldürülen bir müzisyenin, iki yaşam arasında bekçilik eden karga vasıtasıyla hayata dönüp intikamını almasının hikayesiydi. Ne yazık ki Brandon Lee, kurusıkı olması gereken silahtan çıkan gerçek bir kurşunla hayatını kaybetti. Kimileri bunun filmin reklamı amaçlı olduğunu söyleyecek kadar ileri gitti. Gerçek şu ki, babasının trajik ölümünü hazmedememiş fanlar için, bu, daha büyük bir şoktu. Ölmeyip Neo rolünde oynasa, şu an şöhretin zirvesinde aktörler arasında yerini alacak olan Brandon Lee, tekrar hayata dönmese de, Eric Draven rolüyle kendi efsanesini yarattı ve kalplerimizdeki yerini aldı. Brandon, aynı filmdeki gibi, evlendikten hemen sonra (18 gün) hayata veda etmişti. Şu anda ailenin adını sürdürebilecek tek varis ise, Shannon'un 2003 yılında doğan oğlu Wren. (Akraba Oyuncular, 20.07.2007)

 


Last Rites

 

Bu satırları yazmamdan yaklaşık 6 ay sonra, bir başka genç oyuncuyu, Heath Ledger'i kaybettik ve anısına, sevenlerini biraz olsun teselli edebilmek için, yazılarımızda kullanmak üzere bir avuç sanal rozet yarattık. Bugün, sıra Eric The Raven'i anmakta. Filmin büyüsü ekseninde bu talihsiz olayı hatırlamak, anlayabilmek ve açıklayabilmek gerçekten zor. Fani dünyalarımıza buruk de olsa anlam katan üzücü hatıralardan biri. Söz uçar, yazı kalır, resim ise ölümsüzleştirir düşüncesiyle, aşağıda yer alan sanal rozetleri ve filmin Graeme Revell imzalı müziklerini sizlerle paylaşıyorum. Hatırlamak ve bir daha unutmamak üzere...

 



Sayfa 1-of-4 | Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Yazar: Sinemaestro | 10 Ağustos 2008 | Okunma: 1675 Bookmark and Share
Benzer haberler:

The Crow u izledim sonunda.İzlememek gerçekten ayıpmış.Şimdi anladım pekçok Holivud klişesinin nereden geldiğini.Ben bu yaşta bu kadar etkilendiysem , bu filmi 90larda çocukluğunda izleyenleri düşünemiyorum.Brandon Lee için yas tutanlara sonuna kadar hak veriyorum.Ölmeseydi daha birçok muhteşem yapıtta oynayabilirdi
10 Ağustos 2008 19:51 |
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.