Anket
Dolgun dudaklar söz konusu olduğunda hangi aktrisi seçersiniz?
Angelina Jolie
Jessica Alba
Monica Bellucci
Scarlett Johansson
Beatrice Dalle
Carla Gugino
Emily Browning
Kat Dennings
Liv Tyler
Majandra Delfino
Rachel Weisz
Stephanie Jacobsen
Fahriye Evcen
Nurgül Yeşilçay
Takvim
«    Mart 2010    »
PtSaÇrPrCuCtPz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Linkler

Konuları Sırala: Tarihe Göre | Ratinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabetik

Kategori: Janr Filmleri » Komedi | Haber ID: 2802  
  • 85

The Dude

 

The Big Lebowski. Sarsıcı, yıkıcı bir film. İçinde yaşadığımız dünyanın 2 saate sığdırılmış konsantre bir özeti. O kadar konsantre ki, film bittiğinde yarattığı patlamanın tesiri izleyiciyi darmadağın ediyor. Dünyadan aldıklarını, kendi yarattığı dünya içinde yeniden gözler önüne sererek, yine bizi bize gösteren büyülü bir film. Hoş, aslında her sanat eseri biraz bunu yapar. Coen Biraderler The Big Lebowski filmiyle, bir sanat eserine atfedilen ‘büyüklüğü’ yaşamın orta yerinden geçen omurgaya sımsıkı sarılarak yakalıyorlar. Böylelikle film, bu omurganın asalakları olan tüm yaşama ait kavramları yüksek bir ustalıkla işleyerek, izleyicisine, onun hayattaki rolünü ve durduğu yeri sorgulatan mükemmel bir anlam bütünlüğüne erişiyor.

 

Yazar: kedi kumu, 6 Mart 2010

Okunma: 249 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Aksiyon/Polisiye | Haber ID: 2800  
  • 0

alt


Muhtelif kovboy filmlerinde tanınan yüzü, ince bıyığı, ve elbette ki C'era Una Volta Il West/Batıda Kan Var/Bir Zamanlar Batıda filmindeki muhteşem performansıyla sinefillerin gönüllerine taht kuran büyük aktör Charles Bronson'a sinemada starlık payesi kazandıran filmdi Death Wish/Öldürme Arzusu (ilk gösteriminde Yara adıyla yayınlandı.) Sinemada özellikle Arthur Penn klasiği Bonnie and Clyde ile doruğa varmış 68'ler hareketine bir nevi karşısaygı duruşu sergileyen film, gösterime girmesiyle birlikte büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.

 

Yazar: Immigrant, 5 Mart 2010

Okunma: 66 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Korku/Gerilim | Haber ID: 2799  
  • 0

alt

 

Yaşadığımız çağın adını belirleyebilmek, herhalde 200 yıl sonraki tarihçilerin işi olacak. Henüz Yakın Çağ'da yaşadığımız düşünülüyor. Oysa kimileri internette ilk sayfa gösteriminin yapıldığı günden bu yana uzay çağı, bilişim çağı ya da iletişim çağı kelimelerini çoktan kullanmaya başladılar. Özellikle 1999 yılı, yaklaşan milenyum dalgasıyla bu iletişim çağının doruk noktasını oluşturdu. Hayatlarımızdaki en önemli anlam biçemlerinin bile bağlı olduğu düşünülen 2000 yılının yılbaşı akşamı, birçoklarının bilgisayarların susması korkusunu yaşadığı bir gün olmuştu. Oysa iletişim yalnızca bilgisayarlardan akmıyordu ve gündelik yaşantı hala insani ilişkilerin hükümranlığı altındaydı.

 

Yazar: Immigrant, 2 Mart 2010

Okunma: 83 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Korku/Gerilim | Haber ID: 2790  
  • 85

alt

 

Tarihe hem Berlin’den Altın Ayı hem de Cannes’dan Altın Palmiye ödülünü bir arada kazanmış ilk film olarak geçen, Henri-Georges Clouzot yapımı Le Salaire De La Peur/Dehşet Yolcuları, çekildiği tarih itibariyle günün çok çok ilerisinde ilginç bir gerilim filmi. Georges Arnaud’un aynı adlı romanından uyarlanan film, bir Amerikan petrol şirketi adına 4 şoförün nitrogliserin yüklü kamyonlarla oldukça bozuk bir yolu korku içinde aşmalarını anlatır.

 

Yazar: Immigrant, 24 Şubat 2010

Okunma: 146 | Yorumlar: 3

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2775  
  • 85

alt

 

 

Karşımızda dönemin totaliter yönetim altında yaşayan ülkeleri; Almanya, İspanya, Sovyet Rusya ve İtalya'da gösterimi yasaklanmış bir film var. Filmin Frank Capra filmi olduğunu bilmek bile bu ülkelerde neden yasaklandığını açıklıyor aslında. Çünkü Capra, 2. Dünya Savaşı kendine yer açmaya başladığında bile demokrasinin, politik namusun yılmaz bekçisi olan bir yönetmendi. Resmi olmayan ikili bir seri olarak düşünülebilecek filmin öncesindeki Mr. Deeds Goes To Town'daki dürüst adam imajı bu filmde de devam ediyor.

 

Yazar: Immigrant, 20 Şubat 2010

Okunma: 61 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Hapishane/Mahkeme | Haber ID: 2773  
  • 85

alt

 

Çektiği filmlerin yarısı başyapıt olmuş ve hemen tamamı sinemaya eşsiz birer yapıt olarak sunulmuş, klasik dönemin en yaratıcı rejisörlerinden biri olan Billy Wilder, türler arasında da yol alabilen usta bir isim. 1950'lere girilirken üstüste iki kara film ve bir savaş komedisi çeken ve Sunset Blvd./Sunset Bulvarı, Ace in the Hole/Büyük Karnaval ve Stalag 17/Casuslar Kampı adlı bu filmlerle 40'lardaki popülaritesini ve saygınlığını iyice perçinleyen yönetmen , başta Sabrina olmak üzere çektiği 4 romantik komedi ile bu alanda da usta olabileceğini göstermişti. Aslında bu 4 film de 1959'daki Some Like It Hot/Bazıları Sıcak Sever'e bir antrenman gibiydi. Wilder, işte tüm bu filmlerin arasına çok sevdiği polisiye öykülerden birini kattı ve meşhur Agatha Christie'nin çok sevilen Witness for the Prosecution/Beklenmeyen Şahit oyunundan bir başyapıt daha çıkardı.

 

Yazar: Immigrant, 19 Şubat 2010

Okunma: 79 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Hapishane/Mahkeme | Haber ID: 2771  
  • 85

alt

 

2. Dünya Savaşı'nın bitiminde savaş suçlularını yargılamak için, Nürnberg'te kurulan mahkemeler, bugün hukuka uygunluğu konusunda hala tartışması yapılan mahkemelerdi. Hitler ve yakınındaki Alman politikacı ve generaller ya intihar etmiş ya da savaş içinde öldürülmüştü. Bu ekipten yalnızca General Herman Göring kalmış ve Nürnberg'in en gözde mahkumu olmuştu. 2000 yılında Yves Simoneau'nün çektiği bir başka kaliteli yapım olan Nuremberg mini dizisinde yargılanışı konu edilen Göring de asılmadan hemen önce intihar etmişti. Judgment at Nuremberg/Nuremberg Muhakemesi, Göring'in intiharından sonrasını ele alan bir üstün-yapım.

 

Yazar: Immigrant, 18 Şubat 2010

Okunma: 106 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Tarihi/Biyografik | Haber ID: 2751  
  • 85

alt

 

 

Unforgiven/Affedilmeyen'i yaptığından beri, Hollywood'da üstün yönetmenler klasmanına giren ve devamında birbirinden güzel bir dolu film çeviren Clint Eastwood'un her geçen gün daha da mükemmelleşen filmografisinde en son geçen yıl Changeling/Sahtekar ve Gran Torino'yu izlemiştik. Clint Eastwood, bu iki büyük harikasından sonra bu kez bir başka dokü-dramaya yönelip Nelson Mandela'nın filmini çekti.

 

Yazar: Immigrant, 14 Şubat 2010

Okunma: 134 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Romantik/Aşk | Haber ID: 2748  
  • 85

alt

 

Up In The Air/Aklı Havada, epey ses getiren, ve kendini merak ettiren bir filmdi. İki yıl önce Juno'yla sürpriz bir Oscar adaylığı kazanış Jason Reitman'ın yine mütevazı bir film yaratarak başarıya erişme hikayesi gibi bir durum ortaya çıkacaktı. Formunun zirvesinde bir George Clooney ile star kombinasyonu da yaratılmış olacaktı. Ama plan, Reitman'ın yine kolaya kaçması ve küçük düşünmesi sayesinde bir işe yaramayabilir.

 

Yazar: Immigrant, 12 Şubat 2010

Okunma: 122 | Yorumlar: 1

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Fantastik/Bilim-Kurgu | Haber ID: 2739  
  • 85

alt

 

14 Ağustos'ta ilk önce yapımcı Peter Jackson'ın komşu memleketi Avustralta'da gösterime girip ay sonuna kadar tüm dünyada epey prestij toplayan film, yılın en iyi bilimkurgularından biri olarak görülüyor. Avatar'ın kör gözüm parmağına türünden politik göndermelerinin aksine ilginç metaforlar kullanarak alanı genişletiyor. Neill Blomkamp'in aynı konuyu işleyen 6 dakikalık kısa filmi Alive In Joburg'den yapımcı Peter Jackson'ın da desteğiyle normal film haline getirilen District 9/Yasak Bölge 9, hem bilimkurgu ve uzaylı filmlerine getirdiği yenilikler hem de politik alt-metniyle konuşuluyor.

 

Yazar: Immigrant, 11 Şubat 2010

Okunma: 122 | Yorumlar: 0

  Devamı..