Anket
Dolgun dudaklar söz konusu olduğunda hangi aktrisi seçersiniz?
Angelina Jolie
Jessica Alba
Monica Bellucci
Scarlett Johansson
Beatrice Dalle
Carla Gugino
Emily Browning
Kat Dennings
Liv Tyler
Majandra Delfino
Rachel Weisz
Stephanie Jacobsen
Fahriye Evcen
Nurgül Yeşilçay
Takvim
«    Mart 2010    »
PtSaÇrPrCuCtPz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Linkler

Konuları Sırala: Tarihe Göre | Ratinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabetik

Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2775  
  • 85

alt

 

 

Karşımızda dönemin totaliter yönetim altında yaşayan ülkeleri; Almanya, İspanya, Sovyet Rusya ve İtalya'da gösterimi yasaklanmış bir film var. Filmin Frank Capra filmi olduğunu bilmek bile bu ülkelerde neden yasaklandığını açıklıyor aslında. Çünkü Capra, 2. Dünya Savaşı kendine yer açmaya başladığında bile demokrasinin, politik namusun yılmaz bekçisi olan bir yönetmendi. Resmi olmayan ikili bir seri olarak düşünülebilecek filmin öncesindeki Mr. Deeds Goes To Town'daki dürüst adam imajı bu filmde de devam ediyor.

 

Yazar: Immigrant, 20 Şubat 2010

Okunma: 60 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2704  
  • 85

alt

 

Yılın BAFTA favorilerinden An Education/Aşk Dersi, Akademi'nin İngiliz konuklarının başında geliyor. Lynn Barber'ın kişisel hatıralarından filme alınan Aşk Dersi tam anlamıyla sinir bozucu bir film. Bir aşk ve dram filminin sinir bozucu olması için gereken koşullar harfiyen yerine getirilmiş sanki. Geçen yıl rol aldığı tam 4 filmden (bir tanesi Public Enemies/Halk Düşmanları) güç alınıp tüm filmin üstüne yüklendiği Carey Mulligan'ın yetenekleri de filmi kurtarmaya yetmiyor.

 

Yazar: Immigrant, 7 Şubat 2010

Okunma: 296 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2549  
  • 85

 

Closer (2004)

 

“Dan: When I get backPlease tell me the truth.

Alice: Why?

Dan: Because I'm addicted to it.

Because without it we're animals.”

 

“Dan: Döndüğümde lütfen bana gerçeği söyle.

Alice: Neden?

Dan: Çünkü müptelasıyım.

Çünkü gerçek olmadan,

hayvanlardan farkımız olmaz.”

 

Closer benim sırf oyuncuları için (özellikle Clive Oven için, Julia Roberts’a rağmen) izlemek istediğim bir filmdi. Ama yine de filme bir önyargım vardı itiraf etmek gerekirse. Zaten o sebeple filmi üzerinden bu kadar geçmesine rağmen izlememiştim. Bunun nedeni ise filmin müziği. Birçok insanın çok sevdiği filmin de açılış ve kapanışında çalan “The Blower's Daughter” adlı şarkıdan nefret ediyorum. Şarkıyı söyleyen adamın sesi beni rahatsız ediyor. Sadece sesi değil söyleyiş tarzından da hiç hazzetmiyorum. Neyse bu sebeple filme bir türlü elim gitmiyordu. Sonunda Pazar akşamı Parliament Pazar Gecesi Sineması olarak izledim. İlk olarak söyleyeyim güzel film.

 

Yazar: mrorange, 4 Kasım 2009

Okunma: 282 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2520  
  • 85

Kampüste Çıplak Ayaklar (2009)


Cansel Elçin bu ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesinde hikayenin merkezine konuşlandıracağı karakteri seçmekte zorluk çektiğinden Kampüste Çıplak Ayaklar da irtifa kaybediyor belki; ancak yine de özellikle biçimsel yönden böylesine farklı ve ülke sinemasında herhalde bir benzerini göremeyeceğimiz bir gençlik filmine imza attığından, gelecek filmlerine dair umut veren bir sinemacı olarak anılmayı hak ediyor.

 

Yazar: immortal_eva, 8 Ekim 2009

Okunma: 621 | Yorumlar: 1

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2422  
  • 85

Sunshine Cleaning

 

2008 yapımı Sunshine Cleaning, yılın göz ardı edilmiş ancak övgüyü hak eden Amerikan bağımsız sineması örneklerinden biri.

 

Yazar: immortal_eva, 31 Temmuz 2009

Okunma: 375 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2389  
  • 85

i have loved you so long

 

Il y a Longtemps Que Je T'aime (Seni O Kadar Çok Sevdim ki), akademisyen ve senarist Philippe Claudel’in yönettiği ilk film. İlk kez kamera arkasına geçen yönetmenin aynı zamanda senaryosuna da imza attığı Il y a Longtemps Que Je T'aime’in en büyük kozu sağlam oyunculuklar ve filmin son dakikalarına kadar korunan gizem.

 

Yazar: immortal_eva, 15 Temmuz 2009

Okunma: 526 | Yorumlar: 1

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2377  
  • 85

Frozen River

 

"Çaresizlik sınır tanımaz" sloganından yola çıkılarak yapılmış Frozen River, Amerikan bağımsız sinemasının son yıllardaki çıkışını açıkça gösteren ve tanınmış oyunculardan oluşmayan kadrosuyla da "yıldız" sisteminin çökmeye başladığını kanıtlayan 2008 yılı filmi.

 

Yazar: immortal_eva, 4 Temmuz 2009

Okunma: 283 | Yorumlar: 0

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 2341  
  • 85

 Synecdoche New York Film Afişi

Charlie Kaufman filmlerinde senaristin ne anlattığı değil, her bir izleyicinin filmden neler çıkardığı önemlidir denilir hep. Gerçekten de söz konusu filmleri tekrar tekrar izlediğinizde her bir sahnede yeni yeni anlamlar keşfedebilirsiniz kendinize göre. Sadece siz de değil, dünya üzerindeki hemen hemen her sinema seyircisi de bunu farklı farklı şekillerde yapar. Ve en sonunda Charlie Kaufman’ın filminin o sahnesindeki metaforla neyi kastetmeye çalıştığının bir önemi kalmaz; her seyirci kendine göre farklı farklı anlamlar çıkarmıştır artık çünkü. İşte senaristin bu ilk yönetmenlik deneyimi de aynen böyle değerlendirilmeli.

 

 

Yazar: immortal_eva, 2 Temmuz 2009

Okunma: 409 | Yorumlar: 2

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 1968  
  • 0

alt

 

The Wrestler pek çok açıdan nostaljik bir film. Bu nostaljinin kimi yanlarından biz de sebeplenirken, genel vaziyet Amerikan Rüyası denen balonun yine alt tabakanın elinde patlamasından ve tipik Amerikan değerlerinin çürümüşlüğünü seyirden ibaret. Referans kabilinden kimi öncüllerini, derinine inmeden, kaymağını süzercesine kullanan film, ana sorunlara eğilmeden, "arka kapıdan girdiği" dramatik hikayeyi kendine yaraşır şekilde sonlandırıyor ve oyunculukları ile ayakta kalmayı başarıyor.

 

Yazar: Sinemaestro, 9 Şubat 2009

Okunma: 1081 | Yorumlar: 2

  Devamı..
Kategori: Janr Filmleri » Drama | Haber ID: 1947  
  • 0

alt

 

"Bir kız olmasam, yine de beni sever miydin?" The Crying Game'den yediğimiz okkalı yumruktan sonra, bu soruyu duymak insanı işkillendiriyor fakat Peter Pan tadında bir masala dönüşen "Kayıp Çocuklar" (The Lost Boys) hikayesi, genel izleyicinin pek de alışık olmadığı "vampir draması" yaratarak, sanat filmi meraklılarından türün sevdalılarına dek, geniş kitleleri memnun etmeyi başarıyor.

 

Yazar: Sinemaestro, 4 Şubat 2009

Okunma: 612 | Yorumlar: 3

  Devamı..