Sinemaestro > Western > Stagecoach (1939)
Stagecoach (1939)4 Ekim 2008. Yazan: Sinemaestro |
|
Stagecoach, sinema tarihinin pek çok altın klasiğine imza atılan 1939 yılında çekilmiş, John Ford'un en önemli yapıtlarından biri olması yanı sıra, western sinemasının en saygın örnekleri arasında kendine yer bulan sürükleyici bir film.
Ford'un pek çok filminde alışageldiğimiz üzere, karakterleri genel hatlarıyla tanırız ve Posta Arabası, yolcularını aldıktan sonra tehlikelerle dolu macerasına doğru at sürmeye başlar. Kendini içkiye vurmuş, fakat görmüş geçirmiş ve bilge doktor (Thomas Mitchell), kasaba kadınlarınca dışlanmış meşum Dallas (Claire Trevor), kocasının birliğine ulaşmak için hasta haliyle (hamile olduğunu doğum yapınca öğreniriz) yola çıkan Lucy (Louise Platt), ona göz kulak olmak bahanesiyle gruba katılan kumarbaz çapkın Hatfield (John Carradine), grubun korkağı viski tüccarı peder Peacock (Donald Meek) ve bankasından çaldığı paralarla kaçan huysuz Gatewood (Berton Churchill), yufka yürekli şerif (George Bancroft) ve arabacı Buck (Andy Devine) ile birlikte yol boyunca serüvenlerine tanık olacağımız kişiliklerdir. Elbette film tarihinin en güzel girişlerinden birini yapan kanun kaçağı Ringo Kid (genç John Wayne), bu ekibin öne çıkan ismi olacaktır.
Yol boyunca karşılaşılan tehlikeler, arabanın içinde savaşılan ve kırılması güç gibi gözükse de, paylaşımlar ve fedakarlıklarla yenilen önyargılardan daha çetin değildir aslında. Filmin çokça zikredilen kızılderili saldırısı sadece birkaç dakika sürüyor ve yanlış tanıtımın seyirci üzerindeki sinir bozucu etkisinin somut bir örneği oluyor. Geronimo'nun apaçilerinin filmde ağırlıkla yer almaması iyi, çünkü bu ırkçı yaklaşımın klasik western sinemasına sinmişliğinin olumsuz etkisini hepimiz biliyoruz. Bunun yerine final, Ringo Kid'in, babasının ve ağabeyinin intikamı peşinde koşarken, bir yandan aşık olduğu kadının onu kaybetme korkusu ikilemi ile seyirciyi başbaşa bırakıyor ve klasik western temasının olmazsa olmazı düello ile film sonlanıyor.
The Man Who Shot Liberty Valance'deki "çiftlik evi"ne bu filmde ulaşıyor Wayne ve diğer hiçbir westernde görmediğimiz kadar evcil, maçoluğundan sıyrılmış bir hali var. Öyle ki, orta yerde sevdiği kadını mutlu etmek için intikamdan vazgeçip kaçıyor fakat tepelerden yükselen savaş dumanlarını görünce yardım etmek için kalmaya karar veriyor. Bu fedakarlığı elbette filmin sonuna şerif tarafından ödüllendirilecektir. Yolda doğuran hamile kadın teması ise 3 Godfathers'ın belkemiği olacak, çöllere düşen 3 kanun kaçağı, yolda rastladıkları, ölmekte olan lohusa kadına bebeğini kasabaya ulaştırmak için söz verecek, western sinemasının başyapıtlarından birinde daha John Ford ve John Wayne yeniden bir araya geleceklerdir (1948).
Bu filmin parodisi Red Kit maceralarında Posta Arabası ile hicvedilmiş ve Alfred Hitchcock da yolculardan biri olmuştur. Film, Sight & Sound dergisinin 10 yılda bir düzenlediği En İyi Filmler anketinin ilkinde, 1952 yılında, 15. seçilmiş, Bernardo Bertolucci, Orson Welles ve Fred Zinnemann gibi yönemenlerin top ten listelerinde yer almıştır. Zinnemann'ın High Noon (Kahraman Şerif, 1952) rejisi, Bertolucci'nin de C'era una Volta il West (Bir Zamanlar Batıda, 1968) hikayesi ile türe zenginlik kattığını düşünürsek, Posta Arabası'nın etkisi, yaratıcılar bazında daha iyi anlaşılır. Ayrıca Orson Welles, Citizen Kane (Yurttaş Kane, 1941)'in çekimleri esnasında filmi 40 kereden fazla izlediğini ve film yapımı için harika bir ders kitabı olduğunu söylemiştir.
Film, Gone with the Wind'in bütün ödülleri süpürdüğü yıl 7 dalda Oscar'a aday olmuş (En İyi Yönetmen ve Film dahil), En İyi Müzik ve Yardımcı Erkek Oyuncu (Thomas Mitchell) dallarında ödülü kucaklamıştır. AFI'nin 2008 yılında türler bazında seçtiği top 10 listelerinde western locasında yer almıştır.
Monument Valley (Anıtlar Vadisi) fonunu mükemmelen kullanan Ford'un kamerasını zengin karakterler ve sağlam bir öykü eşliğinde kullandığı bu enfes filmi türü seven sevmeyen (önyargıları kırınız) her sinemasevere öneriyor ve zamana direnen bu klasikleri bulduğunuz yerde indirmenizi tavsiye ediyoruz.
Geronimo'ya sevgilerimizle...
Geri Dön |